X

Doom spending nedir, doomspender kime denir?

Hiper enflasyon veya büyük ölçekli toplumsal çöküş beklentileri sonucunda harcama yapma eğilimi sergilediğinizi mi düşünüyorsunuz? Eğer bu soruyu olumlu bir şekilde yanıtlıyorsanız bir doomspendera dönüşmüş olabilirsiniz. Peki, doomspender olmak nedir? Gelin, bu yazımızda literatüre yeni girmiş kavramlardan biri olan doom spendingi ve bu eylemi gerçekleştiren kişilere verilen doomspender ismini birlikte keşfedelim.

Doom spending nedir?

Türkçe’ye ‘’felaket kaydırması’’ şeklinde çevrilmiş olan ‘’doomscrolling’’ kavramını daha önce duymuşsunuzdur. Doomscrolling, sosyal medya platformlarında en iç karartıcı haberlere ulaşana kadar ekranı kaydırma eylemi olarak tanımlanıyor. Türkçe’ye ‘’kıyamet harcaması’’ olarak geçen ‘’doom spending’’ kavramı da doomscrollinge oldukça benziyor; doom spending, sosyal medyada kontrolsüzce vakit geçirmeye benzer bir şekilde bireylerin kendilerini kontrol edemeden harcama yapması anlamına geliyor.

Credit Karma isimli şirketin yürüttüğü bir çalışmaya göre, Y jenerasyonunun %43’ü ve Z jenerasyonunun da %35’i doom spending yapıyor. Genç nüfusun çoğu, gelir-gider dengesini kurmakta zorluk çekerek lüks harcamalara yöneliyor. Bu şekilde para biriktirme konusunda sıkıntı yaşayan, birikim planı yapamayan ve düzenli olarak yüksek denilebilecek harcamalar yapan kişilere de ‘’doomspender’’ deniyor.

Doomspenderlar, para harcayarak kısa süreli tatmin duygusunu açığa çıkarıyorlar. Her ne kadar maddi harcamalar bir noktaya kadar bu insanların tatmin olmasını sağlasa da bu durum uzun vadede büyük finansal risklere yol açıyor. Bu noktada, bu kişilerin ‘’hayat kısa’’ mottosunu benimseyerek ve mevcut koşullar altında para biriktiremeyeceklerini düşünerek paralarını lüks ürünlere ve deneyimlere yatırdıklarını belirtmek istiyoruz.

Doom spendingin arkasında bulunan sebepler

Dünya çapında birçok insan tarafından sergilenen doom spending, çeşitli psikolojik ve sosyal nedenler sonucunda ortaya çıkabiliyor. Bu nedenlerin başında sürekli yükselen fiyatlar geliyor. Pek çok birey, ‘’Nasılsa fiyatı artacak, şimdiden alayım.’’ düşüncesiyle çeşitli ürünlere veya hizmetlere sahip olmak adına kontrolsüz bir biçimde harcama yapıyor. Bununla birlikte, ekonomik belirsizlikler de insanları doom spending yapmaya yönlendiriyor.

Uzmanlar tarafından bir stresle başa çıkma stratejisi olarak değerlendirilen doom spending, aynı zamanda sosyal medyada karşılaşılan görüntülerden de doğabiliyor. Bazı insanlar, sosyal medya platformlarında başkalarının üzerinde gördükleri pahalı giysilere sahip olarak anlık haz yaşamak istiyorlar. Ayrıca, sosyal medyada paylaşılan lüks seyahat videoları ve gösterişli hayat tarzları da insanların birikim yapmadan sürekli para harcamasına yol açabiliyor.

Doom spending, temelde ekonomik stres, dijital ortamlarda sergilenen sahte mükemmeliyet ve belirsizlikler sonucunda insanları etkisi altına alıyor. Bu davranış, hem bireylerin finansal sağlığını hem de ülkelerin genel ekonomisini negatif etkiliyor. Tüketim oranlarının artmasıyla tasarruf seviyesi düşüşe geçiyor ve ülkelerin mali güvencesi hasar alıyor. Bazı şirketler ve markalar da bu durumdan fayda sağlayarak ürünlerinin/hizmetlerinin ücretlerini sürekli artırıyor ve doom spending kısır bir döngü haline geliyor.

Daha bilinçli harcama nasıl yapılır?

Eğer doom spending yaptığınızı düşünüyorsanız birkaç basit pratikle bu davranışı değiştirebilirsiniz. Şimdi, paranızı daha bilinçli bir şekilde harcamanıza yardımcı olacak birkaç yöntemden bahsetmek istiyoruz.

Finansal açıdan sağlıklı olmak adına ilk olarak gereksiz harcama yapmamaya özen göstermelisiniz. Bunun için farklı bütçe planlama taktiklerini uygulamaya başlayabilirsiniz. Örneğin, aylık gelirinizin %50’sini ihtiyaçlarınıza ve %30’unu isteklerinize harcarken geri kalan kısmı da birikim yapmak için ayırabilirsiniz. Aynı zamanda, sosyal medyada karşılaştığınız lüks hayatlara sahip olma düşüncesini yıkarak kendi hedeflerinize odaklanmalısınız.

Bütçe planlamasına ek olarak, duygusal harcamalardan uzak durmaya çalışabilirsiniz. Bir başka deyişle, stres, korku ya da kaygı nedeniyle alışveriş yapma dürtüsünü kontrol etmeye özen göstermelisiniz. Ayrıca, bilinçli harcamalar için yapacağınız alışverişleri önceden planlayabilirsiniz; herhangi bir şey satın almadan önce ihtiyaçlarınıza ve isteklerinize göre bir alışveriş listesi hazırlayıp ani ve gereksiz harcamaların önüne geçebilirsiniz.

Son olarak, küçük lüksleri kontrol etmeye dikkat edebilirsiniz. Dışarıda yemek yemek veya kahve içmek anlık tatmin duygusu sağlasa da bu aktiviteler bir alışkanlık haline gelince büyük bir maddi kayba yol açabiliyor. Bu yüzden, dışarı çıkmadan önce kahvenizi evde hazırlayıp termosunuza koyabilirsiniz ve işe gitmeden önce evde yemek hazırlayıp bu yemeği ofise götürebilirsiniz. Bunlarla birlikte, çeşitli abonelik hizmetlerinizi gözden geçirip sık kullanmadığınız abonelikleri iptal edebilirsiniz.

Yukarıdaki basit ama etkili pratikleri uygulayarak finansal bilincinizi geliştirebilirsiniz ve doom spendingten kaçabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: ‘Mindful harcama’: Hayatınızı ve paranızı farkındalıkla yönetin

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale