X

Dolunay bize sesleniyor: En iyiye layığım ve en iyiyi kabul ediyorum, şimdi

sf. (müteva:zı)

  1. Alçak gönüllü: Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm. – A. H. Müftüoğlu.
  2. Gösterişsiz, iddiasız: Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı. – S. Ayverdi.

fedakârlık, -ğı    

Özveri: Elimi öpme fedakârlığına teyzesinin hatırı için razı olmuştu. –R. N. Güntekin

Evet, bu iki sözcüğü size Türk Dil Kurumu açıklamalarıyla verdim ki, hayatımızda bu kelimeleri ne kadar da yanlış kullandığımızı görün istedim!

Görsel kaynağı: Lügat365

Sahip olduklarımız için, iyi huylarımız için mütevazı olmamız lazım ki insanlar bizi ayıplamasınlar, değil mi? Hangimiz böyle yetiştirilmedik bu topraklarda? Aslında genel olarak bakıldığında çok da mantıksız gelmiyor ama zaman içerisinde her şey değişirken mütevazılık kavramı da değişmiyor mu? Bu çok ince bir çizgi.

Zaman içinde sahip olduğun, evin, araban, son teknoloji telefonun vb. şeyler için belki de mütevazılığın kelime anlamı dışına çıkmadan mütevazı olabilmelisin. Yani bunca yıldır herkesin uyuduğu saatlerde sen mesai yaptığın, herkesin gezmeye tozmaya gittiği tatil zamanlarında sen masa başında kendini bir adım daha geliştirmek için çalıştığın zamanlarının hatırına bu maddi şeylere sahipsin, öyle değil mi? Bu konuda neden mütevazı olasın ki? Kendi değerinin farkına varıp; “Evet ben hak ettim, çünkü ben bunlara layığım! Çünkü yeterince emek verdiğim için tüm bunlara sahibim!” demek neden kaba bir davranış olsun ki?

Ya da fedakarlık… Özellikle toplumumuzda aileler tarafından maalesef kız çocuklarına soyadı gibi öğretilmeye çalışılan bir kavram. Annen gibi fedakar ol evladım? Nasıl yani? Neden annem gibi fedakar oluyorum? Bu fedakarlık mı oluyor? Yani “bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçmek”. Yanlış bir şeyler yok mu sizce buralarda?

Şimdi bir iki saniye sessiz kalıp, derin nefes alıp, düşünmenizi istiyorum: En son ne zaman mütevazı davrandığınızı hatırlıyorsunuz ve bu nasıl gerçekleşti? Ve en son ne zaman fedakar davrandığınızı hatırlıyorsunuz ve bu nasıl gerçekleşti?

Görsel kaynağı: Lügat365

Bu iki davranışınızı hatırladıktan sonra, bu davranışların kelimelerin sözcük anlamına ne kadar yakın ve uzak olduğunu fark etmenizi istiyorum.

Zaman içerisinde mütevazılık yerini kişinin kendisini değersiz hissetmesine, asla daha iyisine layık olmayacağına inanmasına itiyor maalesef. Fedakarlık ise; yine aynı şekilde kişiyi değersizliğe götürmekten başka bir işe yaramıyor! Çünkü gerçek kelime anlamlarının dışında bir anlam oluşuyor insan zihinlerinde zaman içerisinde. Ve kişi kendini yetersizlik ve sınırları ile örtülü buluyor.

Biliyorsunuz, dün gece 3:40 sularında bir dolunay gerçekleşti. Dolunay demek, eski, yarım kalan, tüm davranış ve inançların/kalıpların sonlandırılması anlamına geliyor. Yeniye yer açmak için muazzam bir zaman, doğanın bize sunduğu. Bugün itibariyle hayatınızda yeniye yer açmayı deneyin. Deneyin yahu, biraz da bilmediğinizi, daha önce duymadığınızı deneyin. Ne kaybedebilirsiniz ki? Ama ya bir şeyler kazanırsanız?

Biliyorsunuz, dün gece 3:40 sularında bir dolunay gerçekleşti.

Evde, ofisindeki masanda, çekmecelerinde, gereksiz, fazla, çöp olmayı hak eden ne varsa at ve kurtul onlardan. Temizlik yap. Dolabındaki fazla kıyafetleri dağıt. Ne kadar fazlalık varsa barındığınız yerlerde, zihniniz de aynı aslında! “Evren sembolik davranışları sever” der Louise Hay, fiziksel olarak fazlalıklardan arındıktan sonra tepeden tırnağa nasıl bir hafiflik hissi yayılıyor ve bu bir haz veriyorsa, zihnin fazlalıklarından kurtulduğunuz zamanı anlatmanın imkanı yok, yaşamanız lazım!  

Ve şimdi tüm gereksiz fikirlerden arınıp kendi fikirlerinizi, davranışlarınızı sevin.

Ve tekrarlayın; “En iyiye layığım ve en iyiyi kabul ediyorum, şimdi.” – Louise Hay

 

İlginizi çekebilir: Bu tutulma ve yeni ay ile evren bize bir şeyler ifade ediyor olabilir mi?

Şebnem Pınar: Merhaba! Yazılarımda benim 'anlama yolculuğumu' okuyor olacaksınız. Beni anlamak için yazan birisi olarak tanımlamak da isteyebilirsiniz. Şimdi daha önceden edindiğiniz tüm varsayımları ve okurken yapacağınız tüm kritikleri bir kenara bırakıp, sadece okuyun. İdraki de doğal sürecine bırakın... Okuduğunuz an anladığınız şey az sonra değişebilir! Bunu hatırlayın. Bu sizin size yapabileceğiniz en güzel şey!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale