Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz gün, hayatınızın geri kalanında asla aynı kişi olmayacağınızı bilirsiniz. Bebeğinizi kucağınıza aldığınız o ilk günün heyecanı, hayatınız boyunca unutmayacağınız en özel an olmuştur bile. Sonrasında ise bazen nasıl olduğunu sizin bile anlamadığınız bir şekilde eskisinden ne kadar farklı birine dönüştüğünüzü hissedersiniz. Lohusalıkla başlayan sürecin ardından gelen uykusuz geceler, beslenme rutinleri, tuvalet eğitimleri, öğrenmekle bitmeyen bilgiler sizi her gün biraz daha değiştirir. Bu değişimlerin kimi sert ve ani olurken, çoğu yavaş yavaş gelişir ve zamana yayılır.
Sürekli fiziksel ve zihinsel adaptasyonla şekillenen annelik kimliği, ömür boyu sürdüreceğiniz sayısız özveri ve elbette tarif edilemez mutlulukla doludur. Ancak yeni benliğinizle bütünleşik bir insana dönüşmeniz ve sonrasında tüm hayatı bu anne kimliğiyle devam ettirmeniz, ortalama 4 yıla denk gelir. Neden mi? Gelin, annelikteki sihirli 4 sayısının anlamına bakalım!
Anneliğin ilk 3 yılı
Yeni doğan bebeklerin ilk 3 yılı tam bir hayatta kalma mücadelesidir ve yeni anne olarak varlığınızın tümünü bu savunmasız canlıya vermeyi gerektirir. Üstelik bebeklerin ilk 12 ayda geçirdiği büyüme hızı, sonraki yıllara göre çok daha fazladır. Yıllar içinde kademeli şekilde yavaşlayan bu büyüme hızı, zamanla kendi normalini bulur. Bu nedenle anneliğin ilk ayları da neredeyse her hafta veya her gün yeni bir olayın yaşandığı, bebeğin yeni kazanımlarının fark edildiği bir süreçtir. Bu dönemde bebeğin fiziksel ihtiyaçları o kadar fazladır ki, onun sağlığından başka bir şeye odaklanacak haliniz kalmaz. Emzirme, uyutma, kucakta taşıma ve gelişim atakları arasında nasıl geçtiğini anlamadığınız bu telaşlı dönem, kendi benliğinizi düşünmenize izin vermez. Hayatın yüksek tempoda ve bir anda bile boş gelmediği ilk 3 yıl, kendinizi sürekli yorgun hisseder, uyuyacak veya duş alacak zamanı bile bulamazsınız. Haliyle dev anne kimliğinizin gölgesinde kalan eski benliğinizi veya profesyonel hayattaki karakterinizi hatırlamakta zorlanırsınız.
Çocuğun 4. yılı neden önemli?
Anneliğin 4. yılı, çocuğun adım adım kendi bağımsızlığını kazandığı ve düşünce yapısını geliştirdiği dönemdir. Elbette bu dönemde birçok temel gereksinim hala ebeveynler tarafından karşılanır. Ancak 4 yaşındaki bir çocuk artık kendi derdini basit kelimelerle de olsa anlatabilen, tuvaleti geldiğini belirtebilen, kendi başına yemek yiyebilen ve oyun oynayabilen bir bireydir. Üstelik bu yaşlar çocuğun kreş hayatının başladığı döneme denk gelir. Bu da size günlük hayatta önceleri sahip olmadığınız kadar fiziksel ve zihinsel esneklik sağlar.
Doğumun ilk yıllarındaki yorucu sorumluluk serüveninin dağılmasıyla birlikte evde yeni bir düzen kurulur. Çocuğun düzenli uyku, yemek, oyun ve kreş saatleri, sizin için de rahatlatıcıdır. Artık günlük genel programın nasıl olacağını bildiğinizden, hem kariyeriniz hem kişisel istekleriniz konusunda daha özgür olursunuz. Sabah kahvenizi keyifle içebilir, zihninize iyi gelecek yavaşlama saatleri belirleyebilir ve birkaç yıl ara verdiğiniz öz bakımınız ile kişisel gelişiminize vakit ayırmaya başlayabilirsiniz.
Anne kimliği ve eski kimliğin buluşması
Anneliğin ilk 3 yılında bedeniniz ve kişiliğiniz tamamen bebeğe hizmet eder. Onun için iyi besin kaynağı, uyku yastığı ve taşıma aracı olmak temel içgüdünüzdür. Fakat çocuk ne zaman kucağınızdan inip adım atmaya ve dünyayı keşfetmeye başlarsa, bedeniniz ve zihniniz de yavaş yavaş size geri döner. Artık bebeğinizle tamamen yapışık bir yaşam sürmek zorunda olmadığınızdan yepyeni bir adaptasyon sürecine girersiniz.
- Çocuğun fiziksel olarak sürekli yanında olmak zorunda kalmaz, bedeninizi tekrar kazanırsınız. Bir süredir kullandığınız geniş eşofmanlar, yırtık ve pasaklı kıyafetler gider; yerine daha çok sizi anlatan parçalar gelir. Çünkü artık aynaya baktığınızda gördüğünüz sadece bir anne değil; kendi bedeni, arzuları ve zevkleri olan bir kadındır. Kendinizi tekrar çekici hissetmek için fiziksel görünümünüze dikkat etmeye başlar, daha önce cesaret edemediğiniz parçaları giymeye başlarsınız.
- Hamileliğin ilk günlerinden itibaren yemekleri iki kişilik yersiniz. Ama ek gıdalar ve mamalarla birlikte adım adım gelişen yeni beslenme planında, artık bebeğin sizin sütünüze ihtiyacı kalmaz. Bu da yemek seçimlerinde özgürleşerek tamamen size iyi gelen gıdaları seçmenizi ve sağlıklı yaşam hedeflerinize göre hareket etmenizi kolaylaştırır.
- Çocuğunuzun kendi düşünceleri ve karakteri olan bir bireye dönüştüğünü görmek size de ilham verir. Bu da sizi anne olmadan önceki kimliğin kırıntılarını aramaya ve ondan kalanları bu yeni kimlikle birleştirmeye iter. Eski kişiliğinizin en iyi yanlarını alır, anneliğin getirdiği sabırlı, dayanıklı, güçlü kadınla harmanlarsınız. Eski ilgi alanlarınızın daha zengin bir perspektifle ve eskisinden çok daha renkli olarak tekrar bulursunuz.
- Doğum sebebiyle ara verdiğiniz kariyer hedefleriniz, eskisinden daha güçlü bir şekilde görünür olur. Artık hem profesyonel yaşamdan beklentinize hem arkadaşlık ilişkilerinize istediğiniz gibi yön verebilirsiniz. Bu da kendinizi bir anne olmanın ötesinde çalışan, üreten, sosyalleşen bir kadın olarak tanımlamanızı sağlar.
Kaynak: tinybuddha
İlginizi çekebilir: Tek çocuk sendromu gerçek mi?