X

Diş perisi masalı ve çocukların gerçeklik algısı

Ebeveynler ve çocukları için her ne kadar eğlenceli bir oyun gibi görünse de, diş perisi masalı çocukları olumsuz yönde etkileyebilir. Bu noktada, çocuklara, bunun gelişim süreçleri içindeki bir adım olduğunu anlatmak ve gelişimlerine dair farkındalıklarını artırmak, onlar için daha faydalı bir davranış olacaktır.

İlginizi çekebilir: Çocuğunuza “gerçek” ve mutlu çocukluk anıları armağan edin

İşte diş perisi masalının çocuklarda yol açabileceği olumsuz etkiler:

Çocuğunuz kandırıldığını anlayabilir

Çocuğunuz diş perisinin aslında var olmadığını anladığında, kendini kandırılmış hissedecektir.

Belli bir noktada, çocuğunuz diş perisinin aslında var olmadığını anlayacaktır. Bunu anladığında ağlamayacak kadar büyük olsa bile, kandırıldığını fark etmesi onda olumsuz etki yaratabilir.

Diş perisinin getirdiği hediyeler, sizin aranızdaki ilişkiye zarar verebilir

Çocuğunuzun dişi çıktığında, sizin yerinize diş perisinin ona hediye getirmesi onunla aranızdaki ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Hediyesini bilmediği varlıklardan alması yerine sizin vermeniz, daha az ilginç olsa bile aranızdaki bağı kuvvetlendirecektir.

Güven sorunu yaratabilir

Bu konuda yalan söylemeniz, onda diğer konularda da yalan söyleme ihtimaliniz olduğu izlenimini yaratabilir. Diş perisinin olmadığını öğrenmek, çocuklarda söz gelimi sebzelerin gerçekten yararlı olup olmadığı ya da yalan söylemenin kötü bir eylem olup olmadığı şüphesini uyandırabilir.

Çocukların hayatlarına diş perisi ve bunun gibi masal kahramanlarını dahil etmek, hem onlar hem de bizim için heyecanlı birer oyun olabilir. Ancak küçüklükten itibaren daha bilimsel ve gerçek hikayeler duymaları, onların farkındalığını arttıracaktır. Üstelik bunu yaparken aynı zamanda dişlerini kaybettikleri için sizin bir hediye almanız, gelişimlerindeki bu önemli adımın büyüsünün bozulmamasını da sağlayacaktır.

İlginizi çekebilir: Erken çocuklukta cinsel gelişim

Kaynak:

mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale