X

Dinlemenin gücü: İlişkilerdeki sorunları çözmenin en kestirme yolu

Duymak değildir dinlemek, sonuçta etrafımızda caddede olan her sesi dinlemiyoruz değil mi? Algı eşiğimize giren her sesi duyuyoruz. Oysa dinlemek bir süreç, aktif bir eylemdir. Ne demek yani şimdi? Biraz daha açalım… Küçük bir çocuğu dinlerken, onun ruhuna temas edebilmemiz, ona varlığını hissettirebilmemiz için elimizle, gözümüzle, kalbimizle dinleriz. Emek veririz, sesine kulak veririz, temasta bulunuruz, hareketlerini inceleriz, mimiklerine dikkat ederiz, algımıza gelen tüm uyarıları işlemleyerek anlamlandırırız. Ne istediğini, ne hissettiğini, neyden hoşlandığını ancak böyle anlayabiliriz. Aslında sadece kulağımızla, sadece bakışımızla değil, dinlemeyi tüm dikkatimizle yapmış oluruz.

Yaşama anlam katan ilişkilerimizdir. Aile ilişkileri, arkadaş ilişkileri, iş ilişkileri ve en önemlisi kendimizle olan ilişkimiz. Her zaman danışanlarıma da belirttiğim gibi, çözümlemeye başlayacağımız çıkış yolu kendimiz olmalıyız.

Kendimizi iyi tanıdığımız, özü dinlediğimiz zaman ilişkilerimiz de iyi olur. Öz değerlerimizin, kırgınlıklarımızın, yaralarımızın, öfkelerimizin, hayal kırıklıklarımızın farkına vardığımızda ilişkide çözümleyemediğimiz noktalara ışık tutabiliriz. Özü anlayabilirsek karşı tarafı da anlama imkanımız olur, yoksa kendi düşüncelerimizden zaman bulup karşı tarafa dikkat vermemiz, farkındalıklı dinlememiz, onu anlamamız mümkün olmaz.

Karşılıklı ilişkilerde iyi dinlemek için, karşı tarafı dinlemeye değer görmek ve anlamlı bir ilişkide bulunmak istemek, yani niyet önemlidir. Dinlemek iki taraflı bir süreçtir; karşı taraf konuşurken sizin işlemden geçirip, anladığınızı hissettirdiğiniz aktif bir eylemdir. Yargılama olmamalıdır, yargılama olursa dinleme gerçekleşmez.

İletişim kurarken, karşı tarafın söylediği kadar söylemediği de çok değerlidir. Farkındalıklı dinleme, karşımızdakinin kelimelere yansıtmadığı/yansıtamadığını da anlamamızı sağlar. Bedensel hareketlerine, konuşma tarzına, ses tonuna dikkat etmek ve anlamak da dinlemeye dahildir. Birçok ilişki probleminin ortaya çıkması, kişilerarası iletişim kopukluğundan kaynaklanır, karşılıklı olarak iyi bir dinleme olmayan ilişkilerde sorun olduğu söylenebilir.

Günümüzde şahit olduğum; telefonla uğraşırken “Konuş konuş kulağım sende, ben dinliyorum” cümlesi dinlemenin sadece duyma ile ilgili zannedilmesidir. Halbuki, ilişkilerde bu diyalog “Benimle ilgilenmiyorsun, beni dinlemiyorsun…” gibi devam edip çatışmalara yol açabiliyor.

Sağlıklı bir iletişimde, arada engelleyici faktörlerin olmaması gerekir. Telefon, televizyon, dikkatinizi yönelttiğiniz herhangi bir materyal iletişimi engellemektedir. İlişkide paylaşımı sınırlandırmaktadır. İlişkide dinlemek, ilişki dinamiğini güçlendirir, sağlıklı bir iletişim geliştirir. Kendisinin dinlenildiğini gören taraf, değer verildiğini, önemsendiğini, kabul gördüğünü düşünür. Kendini, duygularını, düşüncelerini ifade etme imkanı bulduğundan, benlik algısı artar. Anlaşıldığını hisseden taraf, kendisini dinleyen kişilere karşı yakınlık duyar. Anlamlı bir ilişkinin temelinde farkındalıklı dinleme önemli bir yer tutar.

İlginizi çekebilir: Daha iyi bir dinleme becerisi kazanmak için uygulayabileceğiniz 5 egzersiz

Sibel Şen: İstanbul Bilim Üniversitesi'nde Psikoloji lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Akademik eğitimlerinin yanı sıra psikoloji alanının hayat boyu bir öğrenme ve gelişim süreci olduğu düşüncesiyle hareket ederek eğitim, konferans ve seminerleri takip etmekte, katılım sağlamaktadır. Şu anda anlaşmalı olduğu ofislerde çocuk ve yetişkinler üzerine bireysel psikoterapi hizmeti ve danışmanlık vermekte, çocuklarda oyun terapisi, yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi ekollerini kullanmaktadır. Mail: psksibelsen@gmail.com ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale