X

Dijital dünyanın sanatla buluşma noktası: Art50.net

Dijital dünyanın hayatımıza sunduğu faydalara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Bu röportajımızda sanatı, sanatçılar ve sanatseverlerle ortak bir platformda buluşturan Art50.net’in kurucusu Güliz Özbek Collini’den dijital dünyada sanatın yerini detaylarıyla öğreniyoruz. Öncelikli hedefi, ulaşılabilir sanatın yolunu göstermek olan Art50.net hakkında bir yandan sanatseverlere, diğer yandan koleksiyonerlere ve genç sanatçılara eserler konusunda geniş bir perspektifte yol gösterecek bilgiler paylaşıyoruz. Sanat hobisini işe dönüştürerek, hem girişimcilik hem de sanat adına etkili bir vizyon kazandıran Art50.net’in kurucusu Güliz Özbek Collini ile detaylı röportajımızı, sevgili Uplifers okuyucularımıza sunuyoruz.

1) Öncelikle sizi tanıyalım. Güliz Özbek Collini kimdir?

Sanatı, sanatçılar ve sanatseverlerle ortak bir platformda buluşturan Art50.net kurucusuyum. Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldum. Indiana University ve San Diego State University’de International Marketing odaklı MBA eğitimi sonrasında, 25 yıllık pazarlama kariyerimde Pirelli, McCann Erickson, Toyota ve Hilton Worldwide gibi global şirketlerde çalıştım.

Sanata olan ilgimi profesyonel bir boyuta taşımak için, kurumsal kariyerimi bitirip yoğun şekilde e-ticaret, girişimcilik ve sanat piyasası kurslarına devam ederken Nisan 2014’te Art50.net projesini hayata geçirdim. Özetle; mutlu bir sanatsever ve girişimciyim.

2) Art50.net’in kuruluş amacı nedir?

Art50.net; sanatçı, koleksiyoner ve tüm sanatseverleri aynı çatı altında buluşturan bir online çağdaş sanat platformudur. Öncelikle kendi ihtiyaçlarımdan yola çıkıp, sanatla daha yakın olmak isteyen biri olarak, sanatsever tarafında “Sanatla yaşamak, daha kolay ulaşmak ve paylaşmak” amaçlarına aracı olmak istedim. Sanatçı tarafında ise, hem bağımsız, genç ve yükselen sanatçıların yukarıda bahsettiğim sanatseverlere ulaşmasına hem de kariyerlerine katkıda bulunmayı hedefledim.

Art50.net’in öncelikli hedefi, “ulaşılabilir” sanatın yolunu göstermek ve bunu sağlamak amacını taşıyor. Küratör, akademisyen ve koleksiyonerlerden oluşan danışma kurulu tarafından seçilen bağımsız, yeni ve yükselen sanatçıları sanatseverlerin dikkatine sunuyor.

 

Art50.net, geleneksel bir galeriden farklı olarak, internet üzerinde online bir platformda sergilendiği için zaman ve mekan kısıtlaması olmadan, 7/24 sanatseverlerin hizmetine açık bir hizmet sunuyor. Sanata ilgi duyan, koleksiyonerliğe yeni başlayan veya uzun süredir koleksiyoner olan kişilere, genç ve yükselen sanatçıların yüzde 100 orijinal, imzalı ve sertifikalı eserlerini geniş bir yelpazede sunuyor. Bunun yanı sıra, sanat dünyasından uzmanlarla çarpıcı röportajlara, güncel konular hakkında bilgilere ve kitap önerilerinde bulunduğumuz Artlog bölümünde de sanatseverlerin ilgisini çekecek konulara da sitede yer veriyoruz.

3) Art50.net’in sanat adına kurguladığı hedefleri nelerdir?

Art50.net olarak öncelikle, sanatın daha çok kişinin hayatına girmesini sağlamayı hedefliyoruz ve bunu da internet yoluyla çok yaygın bir şekilde yapabilmeyi amaçlıyoruz. Normalde bir galeriye girmeye çekinecek, üşenecek ya da ulaşamayacak bir kişi, sitemiz üzerinde bolca vakit geçirebiliyor. İnternet bu konuda, sanat ortamını demokratikleştiriyor diyebiliriz. Ayrıca Art50’nin amaçlarından biri de, herkesin koleksiyoner olabileceğini ve sanatı desteklemek için milyonerliğe gerek olmadığını sanatseverlere göstermek; böylece daha çok insanın hayatına sanat katmış oluyoruz. Eserlerin fiyatları, 300 TL’den başlayıp 10.000 TL’ye kadar değişiyor. Şu anda sitemizde, 32 sanatçıdan 300’e yakın eser bulunuyor ve bu sayı her geçen gün artıyor.

Öte yandan, Artlog bölümümüzde sanatın ileri gelenleriyle yaptığımız söyleşilerle bilgilerini pekiştiren ya da sanatçılarla yaptığımız söyleşilerle eserleri daha yakından tanıma fırsatı bulan birçok sanatsever için, cezbedici bir platform sağlamayı hedefliyoruz. Sanat piyasası açısından bakıldığında, piyasanın genişlemesine ve aynı zamanda, bu piyasada nadir olan “şeffaflık” konusuna da olumlu katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum.

Art50.net olarak özellikle, genç yeteneklerin kariyerlerine katkıda bulunmaktan da büyük mutluluk duyuyoruz. 1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde çoğu sanatçımızın eseri, Türkiye içinde ve yurt dışında birçok sanatseverin ve koleksiyonerin evine girerken, koleksiyona yeni başlamak isteyenlere de ilham verdiğimizi gözlemledik. Öte yandan bu süre içinde 4 sanatçımız, Casa Dell’arte’nin 1 aylık Residency programına davet edildi, 1 sanatçımız da Art50.net aracılığı ile davet edildiği Çin’in Pekin kentinde, bir tasarım mağazası zincirini çağdaş Türk sanatı ile donatma projesinde halen çalışıyor. Bazı şirketlerden seçtikleri sanatçıların eserleri ile özel proje yapma talepleri aldık. Bunlardan bir kısmı gerçekleşti, diğerleri halen proje aşamasında devam ediyor. Bazı koleksiyonerlere, sitemizde görüp ilgilendikleri sanatçılarımız için ofisimizde özel tanıtım da düzenliyoruz.

Art50.net, kuruluşundan bu yana iki adet karma sergi gerçekleştirdi. Bunlardan biri 2014 Temmuz ayında Casa dell’Arte Bodrum’da sergilendi. Diğeri ise, İstanbul’da TEB Özel Bankacılık Merkezi Etiler’de devam ediyor. Bu sergilerde, internet ortamından farklı olarak sanatseverleri, eserler ve sanatçılar ile birebir buluşturuyoruz.

4) Sanat ve girişimciliği bir arada yürütürken nasıl bir denge sağlıyorsunuz?

Şu an işimde ikisi zaten iç içe, hatta özel hayatım da buna dahil olmak üzere ve bundan dolayı da çok mutluyum. Çünkü hobim olan bir işi yapıyor ve aynı zamanda yaptıklarımla sağladığım faydalardan büyük bir tatmin duyuyorum.

5) Türkiye’deki sanatçılara yeterince destek verildiğini düşünüyor musunuz? Genç sanatçıları teşvik etmek için neler yapılabilir?

Son zamanlarda bu konuda gerçekten ciddi bir hareketlilik başladı, ancak halen bu sektördeki herkese görev düşüyor; çünkü ucundan tutulması gereken pek çok konu var. Öncelikle, genç sanatçıların kendilerini gösterebilmeleri için platformlar sağlamak, yeteneklerini geliştirecek eğitim programları ve yarışmalar düzenlemek ve katılmaya teşvik etmek gerekiyor. Bunların yanı sıra, başka sektörlerde olduğu gibi mentorluk platformları oluşturmak ve eserlerini satın alarak maddi-manevi desteklemek büyük bir önem taşıyor.

6) Sanatçıları Art50.net’e çeken faktörler nelerdir?

Öncelikle, hem samimi hem de profesyonel kurum kimliğine sahip bir platform olarak sektörde yer alıyoruz. Şeffaf ve dürüst çalışma prensiplerimiz var. Seçimlerimizi çok titizlikle yapıyoruz. Bahsettiğim gibi, her sanatçımıza gerek ilk katıldığı dönemde, gerekse platformumuza katılımı sonrasında sürekli online ve offline tanıtım olanağı sağlıyoruz. Sanatçılarımız da, yeni arkadaşlarına bizi öneriyorlar.

Sanatçı Saliha Yılmaz’ın “Çiçek Sarmaşığı” eseri, 2015 (Canvas kağıdı üzerine yağlı boya, 35x50cm)

7) Sanatçı ve eserini siteye koyarken kriterleriniz ve öncelikleriniz nelerdir? Sanatçılar mı sizleri buluyor, yoksa siz mi onlara ulaşıyorsunuz?

Art50.net’in akademisyen, küratör ve koleksiyonerlerden oluşan bir seçici kurulu bulunuyor. Yeni sanatçılar eklerken hem sitemize yapılan başvuruları değerlendiriyoruz, hem de çeşitli yöntemlerle takip ettiğimiz ve birlikte çalışmak istediğimiz sanatçılar arasından bir seçim yapıyoruz.

Kriterlerimize gelirsek; öncelikle eserlerin “çağdaş” olması, yani günümüzü ilgilendiren konular ile diyalog kurması ve teknik açıdan yüksek kalitede, yenilikçi olmasına dikkat ediyoruz. Aynı zamanda, sanatçının kariyerinde bir gelecek vaat ediyor olması da bizim için önem taşıyor. Bunların yanında, eserlerin online sergilenmeye uygun olması ve taşınabilir olması gerekiyor. Genellikle yapılan başvuruları bu kriterler dışında kısıtlamasak da, her dönemde sitemiz için aradığımız eser türleri farklılık gösterebiliyor. Yüksek kalite ve yenilikçilik dışında, sitemizde belirli sayıda yağlıboya, kolaj, fotoğraf, heykel gibi eser türlerini de muhafaza etmeye çalışıyoruz.

8) Art50’nin çalışma şeklinden bahsedebilir misiniz? Eser koyma ve satış süreci sizin tarafınızda ve müşteri tarafında nasıl ilerliyor?

Sitemizin çok dinamik bir yapısı var. Koleksiyonumuza her ay yeni sanatçılar ekleniyor ve var olan sanatçılarımızın portföyleri sürekli güncelleniyor. Genellikle, internet ortamı üzerinden izlenmeye uygun, geniş bir zevk skalasına hitap edecek işleri sergiliyoruz. Eserlerin evlerine ya da diğer yaşam alanlarına uygunluğu konusunda tereddüt edebilecekler sanatseverler için sunduğumuz “oda içinde görünüm” fonksiyonu ile, eserin nasıl duracağına dair fikir edinmelerini sağlıyoruz.

Sanatsever, sitemiz üzerinden bir eseri beğenip satın alınca, eserin gerektirdiği baskı ya da çerçeveleme işlemini takiben ya da bulunduğu yere göre 3-4 iş günü içerisinde şık bir pakette, orijinal imzalı sertifikası ile birlikte ulaştırıyoruz. Bu esnada sanatseverimiz ile e-mail ya da telefon üzerinden iletişim kuruyoruz ve kendisini süreçle ilgili bilgilendiriyoruz. Ayrıca, “online hediye çeki” fonksiyonumuzla müşterilerimiz, diledikleri kişilere yazacakları özel mesaj ile saniyeler içerisinde hediye çeki yollayıp eser seçimini onlara da bırakabiliyorlar. Bunu, henüz çoğu sanatseverin çok fazla keşfedemediği muhteşem bir hediye verme metodu olarak görüyoruz.

9) Türkiye’de online sanat platformuna bakış ne yöndedir? Online sanat platformunun avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Online sanata sanatseverlerin olduğu kadar, sanat piyasasındaki aktörlerin de büyük ilgisi olduğunu görüyoruz. Online sanat eseri satmayı hedefleyen farklı siteler olduğu kadar, geleneksel galerilerin de online ortamda görünürlüklerini arttırmaya başladığına tanık oluyoruz. Öte yandan sanata ya da sanatçıya olan fayda misyonları olmadan, günümüzdeki e-ticaret furyası içinde sanata da ticari bir ürün olarak davranan girişimler biraz endişe verici geliyor. Öncelikle bunun galeri açmaya oranla ucuz ve kolay bir iş olduğunu düşünmek gerçekten tamamen yanlış bir bakış açısı, çünkü yukarıda belirttiğim misyonları yerine hakkıyla getirmek ve sürekli içerik geliştirmek oldukça zaman alıcı ve masraflı bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

Online platformun en büyük avantajları; 7/24 erişim, bilmediğiniz sanatçıları keşfedip yüzlerce eseri aynı anda görebilme ve karşılaştırabilme, fiyat çeşitliliği ve şeffaflığı, çekinmeden istediğiniz eseri istediğiniz kadar inceleyebilme özgürlüğü olarak sıralanabilir. Dezavantajlar arasında ise, eseri elleyip dokunma imkanı olmaması diyebiliriz ancak sağladığı rahatlıktan dolayı bir süre sonra sanatsever bunu bir dezavantaj olarak görmeyecektir.

Ayrıca, bu sektördeki birçok kuruluşun, sizler gibi online ve offline tüm sanatsever medyanın da desteği kesinlikle gerekiyor.

10) Son olarak, dünyada ve Türkiye’de online sanat platformu kavramı ne yönde ilerleyecek? Art50.net’in katkıları neler olacak?

Önümüzdeki dönem hem Art50.net’in, hem de online sanatın gelişimi konusunda pozitif düşüncelerimiz var. Online sanatın Türkiye’de giderek popülerleşeceğine inanıyoruz, ancak diğer sektörlerdeki kadar hızlı olmayacaktır; bu nedenle bu yola çıkanların uzun bir süre sabırlı ve dayanıklı olması gerekiyor. Biz öncelikle gücümüzü, sanata ve sanatçılara destek olma misyonumuzdan ve sanat uzmanlarımızın yanı sıra, profesyonel dünyadan gelen ekibimizin deneyimlerinden alıyoruz.

Sanatçılarımızın kazandığı başarılar ve sanat dünyasına kazandırdığımız yeni koleksiyonerler, bizim en büyük motivasyonumuz ve sürekli yenilikler sunup yeni kitlelere ulaşmak için çalışmalarımıza dinamik bir şekilde devam edeceğiz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale