X

Detoks çayları: Nasıl, ne kadar, ne zaman kullanmalı?

Vücut ağırlığı ya da beden algısı söz konusu olduğunda herkesin vermek istediği en az bir iki kilosu var. Özellikle yaz ayları yaklaştıkça daha da artan zayıflama akımı ve gerek medya, reklam dünyası, gerekse kişinin hızlı kilo vermek istemesi ile yanlış yöntemlere başvurulabilmekte. Bu zaman diliminde de hepimizin diline yapışan “detoks”. Aslında detoks; çoğu zaman kelime anlamı dışında kullanılsa da arınma, canlanma, temizlenme anlamına gelmektedir. Ne yazık ki günümüzde ciddi pazar haline gelmiş olan sağlık sektöründe detoksu tamamen zayıflamaya yönelik kullanıyoruz. Detoks çayları, besinleri, detoks programı, detoks hapları gibi özellikle kilo vermeye yardımcı olduğunu düşündüğümüz birçok yolu kendimizde deneyimlemeye bayılıyoruz.

Bu yazımda hepimizin en kolay ulaşabildiği veya doğru bildiği ve beslenmede en kolay yerini alabilen nam-ı diğer detoks çaylarından bahsetmek istedim.

Detoks çaylarını zayıflamak için kullanabilirsiniz ama vücuttan daha çok su kaybettirir. Aslında tartıda hızlıca eksilen kiloların açıklaması budur. Yağ dokusu değişmese bile vücut suyu azaldığı için kişi zayıfladığını düşünür, vücutta toplanan fazla su atılmaya, bağırsak hareketleri hızlanmaya ve sindirim rahatlamaya başlar. Düz bir karın ve hafiflemişlik hissinin nedeni de budur. Ancak uzun dönem kontrolsüz kullanım vücutta olumsuz etkilere, bağırsak florasının bozulmasına ve vücut suyundaki mineral dengesinin değişmesine neden olabilir.

Detoks çaylarının içerikleri; tek bir besin ya da besin öğesinden değil, genelde karışımlardan oluşmaktadır. Bu karışımlar genelde bitki ya da meyve özlerinden elde edilmektedir. Alerjen etkisi, tüketim miktarı çok iyi araştırılmadan kullanıldığında her bireyde farklı etki gösterebilmektedir. Örneğin kilo verme çaylarında sıklıkla “guarana” adlı bileşen kullanılmaktadır. Yan etkilerine bakıldığında sinir, huzursuzluk, mide tahribatı, mide bulantısı, ajitasyon ve kulaklarda çınlama gibi etkiler mevcuttur. Herkeste görülecek diye bir kural olmasa da ne kadar doğal olursa olsun detoks çaylarında kullanılan maddelerin aşırı tüketiminde bu etkilerin görülebileceği riski unutulmamalıdır.

Fazlaca tüketilen detoks çayları uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bunun nedeni içeriğindeki kafeindir. İştah ve metabolizmaya olumlu etkisi olsa da gün içinde alınan kafein miktarı kontrol edilmeden detoks çaylarının beslenmeye eklenmesi uyku kalitesini olumsuz etkilemektedir. Ufak bir not: Yatmadan en az 5 saat önce kafein alımını durdurmak sağlıklı bir uyku sağlamaya yardımcıdır.

Çoğu detoks çayının karışım olduğundan içeriği birbirine benzerdir. Ancak hangi maddenin hangisinde fazla olduğu ya da ne kadar kullanılması gerektiği, direkt olarak neyi etkilediği karışımın içerisinde birden fazla madde olunca net olarak tespit edilememektedir.

Özetle, detoks çayı hakkında yapılan bilimsel çalışmalar yeterli kanıt bulamamış olsa da, sadece detoks uygulanarak, tek bir çay ya da besin ön plana alınarak kilo vermek sağlıklı değildir.

Uygulanan beslenme programına ek olarak gerçek bir uzman tavsiyesiyle tüketilen detoks çayının, düzenli bir egzersiz ile birleştirildiğinde sağlıklı ağırlık kaybı sağlayacağı unutulmamalıdır.

İlginizi çekebilir: Mutfakların vazgeçilmezi, diyetlerin demirbaşı: Limon

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale