X

Depresyon kilo aldırır mı, bu süreçte nasıl beslenmek gerekir?

İnsan doğada çevresiyle en uyumlu, her yere doğal olarak adapte olabilen ender canlılardan birisidir. Kişinin belli bir süre içerisinde sahip olduğu duygulanım durumuna, duygu durumu denir ve değişmez değildir. Bir süre içerisinde daha mutlu veya daha mutsuz, umutsuz bir hal alabilirsiniz.

Beyindeki serotonin seviyesinin ruh hali üzerinde büyük bir etkisi olduğu, yapılan çalışmalar tarafından ortaya konulmuştur. Serotonin seviyesindeki azalmanın bir sebebi de triptofan tarafından üretiliyor olmasıdır, vücutta triptofan azaldığı zaman doğal olarak serotonin seviyesi azalmaktadır. Karbonhidrat tüketiminin protein ve yağlardan daha etkili olduğunu birçok çalışma gösteriyor. Daha yoğun bir karbonhidratlı beslenme öğününden sonra, glukoz, insülin, leptin hormonlarının artışıyla birlikte serotonin seviyesi de yükselmektedir.

Bazı antidepresan kullanan bireylerde kilo artışı doğal olarak gerçekleşmektedir.

Fareler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre; serotonin seviyesi düşük olan farelerde folik asit seviyesinin daha düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca psikolojik bozuklukları olduğu teşhisi konulan insanlarda ise yapılan 20 farklı çalışmanın sonucunda, serum folat değerinin olması gerekenden daha düşük olduğunu ortaya koymuştur.

Antidepresif ilaçlar ve kilo alımı üzerindeki etkisi

Genel olarak antidepresan kullanan bireylerde psikiyatrik ve davranışsal, nörolojik ve uyku bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar ve tansiyon, kabızlık ve kusma görülebilir. Ancak obeziteyi en çok ilgilendiren kısım endokrinolojik ve metabolizma bozulmalarıdır. Metabolizma ve endokrinolojik bozuklukların başlıcaları, iştah artışı, vücut ağırlığı artışı, anoreksia veya bulimia gibi hastalıklardır.

Özellikle bazı antidepresif ilaçlar -trisiklik- daha çok karbonhidrat tüketimine ve daha fazla kalori alımına sebep olmaktadır. Bu nedenle bazı antidepresan kullanan bireylerde kilo artışı doğal olarak gerçekleşmektedir.

Depresyonda beslenme tedavisi

Depresyonda görülen yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu, obezite, konstipasyon (kabızlık) gibi beslenme ile ilgili sorunların çözümünde pratik yaklaşımlar uygulanmalıdır. Kişinin sorunları anlaşılmalı, profesyonel bir şekilde çözüm bulunmalı ve kişiye özel diyet programları diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.

Kişinin diyetinde yeterli sıvı alıp almadığı kontrol edilmeli, özellikle kabızlık durumu varsa mutlaka bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi gerekir.

Özellikle, yeşil yapraklı lifli sebzeler ve kuru baklagiller bağırsakların çalışmasını sağlamaya ve depresyon belirtilerini önlemede oldukça etkilidir. Kırmızı meyve ve sebzeler, özellikle de çilek, böğürtlen gibi yiyecekler  ve  ceviz, badem gibi sağlıklı yağlı tohumlar depresyonla mücadele eden bireylerde iyileşme sağlamaktadır.

 

İlginizi çekebilir: Yaşlılıkla savaşan 6 kurtarıcı lezzet

Diyetisyen Sinem Akgün: Gaziantep doğumluyum. Beslenme kültürünün en yoğun olduğu o coğrafyadan dolayı mıdır bilemem ama 2009 yılında kendimi hiç bilmediğim bir dünyanın içinde, yani Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde buldum. Besinlerin vücudumuzda oluşturduğu etkilerin bu kadar önemli olacağını hiç düşünmediğim için öğrendiğim her bilgiyi büyük bir heyecan ve merakla takip ettim. Bilimin yolundan hiç ayrılmadan ilerlediğim eğitim hayatında, lisans eğitiminin çok yeterli olmayacağını düşünerek yüksek lisans eğitimine başladım. Mezun olduğum 2013 yılından bugüne kadar hastaların yeme eğilimlerini, psikolojik durumlarını göz önüne alarak "Yasaksız" diyetin var olabileceğini benimle iletişim kuran herkese anlatmaya çalıştım. Gelişmeye çalışan insan, tatlı dilli diyetisyen, boğa kadını ve köpek Ceku'nun annesi olarak hayatıma devam etmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale