X

Zihnimizi sakinleştirmenin yolları: “Daldan dala atlayan zihin” nasıl durulur?

Zihnimizi sakinleştirmenin yolları hepimizin aradığı bir hazine adeta çünkü zihnimiz hiç durmadan bir konudan bir konuya geçiyor ve bunu epey geveze bir şekilde yapıyor. “Daldan dala atlayan zihin” dediğimizde aklınızda bir şey canlanıyor mu? Mesela şu diyalog tanıdık geliyor mu size de?

“Ay başı geldi, kirayı yatıracaktınız, unuttunuz mu? Kira demişken, evle ilgili işler var, onları da unutmamak gerek. Mesela usta çağırılacak… Yarınki toplantıda ne giyeceksiniz, sunumu nasıl yapacaksınız? Bugün bekleyen işlerinizi bırakıp sunumla mı ilgilenseniz acaba? Bu arada dün iş arkadaşınızın davranışı neydi öyle, onu da bir konuşup halletseniz iyi olur. Akşam markete uğranacak, alınacakları unutmamak gerek… Cumartesi günü kahvaltı var, ona da bir şey götürmeli…”

Bunların hepsini, hatta daha fazlasını aynı anda düşünme pratiği kendinizde de gördüğünüz bir davranış mı? Çoğumuz gün sonunda fizikselden ziyade zihinsel olarak bitkin hissetmekten şikayet ediyoruz. İş yoğunluğundan ötürü olduğunu sandığımız bu yorgunluk ve bitkinlik hissi aslında çoğu zaman, kafamızda aynı anda dolaşan düşünceleri yakalamaya ve hepsine yetişmeye çalışmaktan ileri geliyor. Dikkat dağınıklığına ve iletişim bozukluklarına neden olabilen bu durum kontrol altına alınmazsa zamanla ciddileşerek kontrolsüz öfke, korku ve paranoya yaratabiliyor.

Tıpkı bir maymun gibi daldan dala atlayan zihnimizi sakinleştirmenin birkaç basit yolu var. Neler mi?

Derin karın nefesleri alın.

Hepimiz nefes alıyoruz, fakat hepimiz doğru nefes almıyoruz. Uzmanlar, göğüs kafesi yerine diyaframı, yani karın bölgesini şişiren derin nefesler almayı ve bu sırada sadece nefes alış verişinize odaklanmayı öneriyor. Karın nefeslerinin odaklanmada ve kafayı boşaltmada etkili olduğu düşünülüyor.

Etrafınıza film izler gibi bakın.

Etrafınızda olup bitenlerden kendinizi ayrıştırmak için bir film izlercesine etrafa bakmak faydalı olabilir. İnsanların ne giydiğine, sokaktaki kedinin nasıl yürüdüğüne, köşedeki dükkandan hangi seslerin geldiğine dikkat edin. Bu, zihninizi bir süreliğine dinlenmeye bırakmanıza imkan verecektir.

Etrafınızda olup bitenlerden kendinizi ayrıştırmak için bir film izlercesine etrafa bakmak faydalı olabilir.

Aklınıza dadanan düşünceleri not edin.

Zaman zaman zihnimiz sadece hatırlamak zorunda olduğumuz şeylerle bile gereğinden fazla yorulur. Önemli bir işe konsantre olmaya çalışırken aklınıza sürekli market alışverişinde unutmamanız gerekenler geliyorsa, bunları bir yere not edip aklınızdan çıkmalarına izin verin. Artık unutmamanız gereken tek şey nereye not aldığınız!

En kötü olasılığı düşünün.

Hayır, öneriyi yanlış yazmadık. Kafanızı kurcalayıp duran bir iş ya da başka bir konuyla ilgili olabilecek en kötü senaryoyu düşünmek, sonuçsuz bir endişeden çok daha iyidir. Çünkü çoğu kez, “En kötü ne olabilir?” diye kendimize sorduğumuzda aldığımız yanıtlar, bu kadar kafa yormamızı gerektirecek kadar korkunç olmaz. Örneğin, yaptığınız bir hata size işinizi mi kaybettirir, yoksa ufak bir uyarı ile paçayı kurtarır mısınız? Şayet gerçekçi yanıtınız uyarı ise, bunun saatlerce kafanızı kurcalamasına gerek olmadığını görerek rahatlayabilirsiniz.

Aksiyon planlarınızı hazır edin.

Boş boş endişelenmek kadar verimsiz ve zararlı bir huy azdır. Şayet düşündüğünüz kötü senaryolara karşı bir aksiyon planınız yoksa, sadece kafanızı meşgul ediyor ve bir arpa boyu yol alamıyorsunuz demektir. Oturup sakin kafayla neyin nereye varabileceğini ve buna karşı neler yapabileceğinizi düşünün, hatta bunları bir yere not edin. Ne kadar rahatladığınıza siz de inanamayacaksınız.

Fiziksel olarak bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmasanız bile, ruhen uzaklaşabilirsiniz.

Biriyle dertleşin.

Aklımız ağzımızdan daha hızlı çalıştığı için, düşünme hızımız konuşma hızımızdan kat kat fazladır. Bu yüzden bir dostla dertleşmek düşünce ve duygularımızı toparlamamızı sağlar. Bazı şeyleri karşımızdakine açıklamaya çalışırken anlamlandırabiliriz ve bu da iç huzuru bulmamızı sağlar.

Ortam değiştirin.

Bazen fiziksel olarak aynı yerde durmak monotonluk hissiyle sıkılmanıza neden olabilir. Çıkıp şöyle bir dolaşmak, ofisteyseniz kahve almaya gitmek ya da çıkıp hava almak bile zihninizi baştan başlatmak için faydalı olacaktır.

Uzaklaşın.

Fiziksel olarak bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmasanız bile, ruhen uzaklaşabilirsiniz. Sakin ve sözsüz (sözlerine odaklanmayacağınız) bir müzik açın, kulaklıklarınızı takın ve gözlerinizi kapatın. O an kendinizi meşgul etmediğiniz için birden aklınıza çok fazla düşünce üşüşebilir, bunları sakince karşılayın ve “durmaya” devam edin. Aklınızdaki düşüncelerin öncelik sırasına girdiğini, hatta bazılarının yok olduğunu ve gözünüzü açtığınızda daha sakin hissettiğinizi fark edeceksiniz.

Kaynak 
Live Bold and Bloom
American Institute of Stress

İlginizi çekebilir: Düşüncenin gücü: Girici düşünce nedir, nasıl yorumlanır?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale