X

Daha başarılı ve mutlu olmanızı sağlayacak 5 bilimsel araştırma

Bir yılı daha geride bırakırken pek çok liste kendiliğinden oluştu: Yeni yılda yapmaya ya da artık yapmamaya karar verdiklerimiz, geçtiğimiz yılın en iyi filmleri, ölmeden önce okumamız gerekenler listesine giren 15 kitap, sürekli dinleyip durduğumuz 30 yeni şarkı… Peki ya kişisel gelişim için yaptıklarımız?

Listelerden geri kalmayalım dedik ve siz Uplifers okurları için, kendinizi geliştirmenize yardımcı olacak, daha başarılı ve mutlu olmanızı sağlayacak Psychology Today’in en popüler 5 bilimsel araştırma sonucunu derledik.

1. Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için

Sigara içmek ya da tırnaklarınızı yemek gibi kötü bir alışkanlığı bırakmaya çalışıyor ve dikkatinizi başka şeylere verme yolunu izliyorsanız, muhtemelen bu yolun pek de işe yaramadığını keşfetmişsinizdir. Beynin otomatik olarak komutunu verdiği alışkanlık hareketlerini görmezden gelmek yerine, onları durdurmaya odaklanmak çok daha faydalı olacaktır. “Bir diğer deyişle” diyor araştırmacı J. Quinn, “kendinizi sürekli gözlemek.”

Araştırma hakkında detaylı bilgi için: J. Quinn, A. Pascoe, W. Wood, & D. Neal (2010) Can’t control yourself? Monitor those bad habits. Personality and Social Psychology Bulletin, 36, 499-511.

2. Her şeyin daha kolay olması için

Hepimiz duygu durumumuzun, verdiğimiz tepkilerin ve hatta kararlarımızın dışarıdaki hava, dinlediğimiz müzik gibi dış etkenlere bağlı olduğunu fark etmişizdir. Fakat çok azımız, dokunma duyumuzun da en az diğer duyularımız kadar etkili olduğunu düşünürüz.

Joshua Ackerman, Christopher Nocera ve John Bargh adlı araştırmacılar, dokunduğumuz bir şeyin dokusunun, ağırlığının ve sertlik seviyesinin, verdiğimiz (ve dokunduğumuz şeyle hiç ilgisi olmayan) kararlar üzerinde etkili olduğunu gösterdi. Örneğin, iki deney grubundan biri normal bir yapbozu, diğerinin ise aynı yapbozun zımpara kağıdından yapılmış olanını tamamladılar ve daha sonra her iki grubun üyelerinden, aynı iki kişi arasındaki ilişkiyi değerlendirmeleri istendi. Zımpara kağıdı ile haşırneşir olan grup, bu ilişkiyi “daha zor ve tuhaf” olarak nitelendirdi. Benzer şekilde, beynimiz yumuşak nesneleri kolaylık ile, sert nesneleri ise zorluk ile ilişkilendiriyor.

Araştırmacılar bu sonuçlardan hareketle, rahat ve sakin olmamız gereken durumlarda özellikle yumuşak ve bize “batmayan” şeyler giymemizi öneriyor. Bir araba alırken boğazlı yün kazak yerine, saten bir bluz giymek, gibi.

Araştırma hakkında detaylı bilgi için: J. Ackerman, C. Nocera, and J. Bargh (2010) Incidental haptic sensations influence social judgments and decisions. Science, 328, 1712- 1715.

3. Zamanı daha iyi kullanmak için

Bir şeyi yapmanın ne kadar zaman alacağı konusunda Windows’un tahminlerinden daha başarısız bir şey varsa, o da insanoğlunun tahmini. Bu da sonunda planların tutmamasına ve işlerin sarkmasına sebep olabiliyor. Oysa zaman yönetiminin ilk adımı, nelerin ne kadar zamanda yapılacağını doğru şekilde tespit etmektir.

Mario Weick ve Ana Guinote’un araştırması, insanın sahip olduğu güç arttıkça planlama kabiliyetinin zayıfladığını ortaya koydu. Weick ve Guinote bunu, güç arttıkça kişinin yapacağı işten çok elde edeceği sonuca, yani istediği şeye odaklanmasıyla açıkladılar. Araştırmacılara göre, bu kişiler her şeyin gerçekte alacakları zamandan çok daha kısa sürede gerçekleşeceğini düşünüyor ve yanlış planlama yapıyorlar.

Bu durumun bilincinde olmak işi daha detaylı ele alıp, bir dahaki sefere yolumuza çıkabilecek engeller, işin daha önce ne kadar sürede bittiği gibi etkenleri de düşünmemiz için bizde belli bir farkındalık yaratıyor.

Araştırma hakkında detaylı bilgi için: M. Weick & A. Guinote (2010) How long will it take? Power biases time predictions. Journal of Experimental Social Psychology.

4. Daha mutlu olmak için

“Mutluluk parayla satın alınmaz” iddiasının doğruluğunun bilimsel araştırmalarla kanıtlandığını biliyor muydunuz? Jordi Quoidbach ve ekibinin araştırması gösteriyor ki, bu durum zengin insanların hayatın küçük zevklerine varma yetilerini giderek kaybetmelerinden kaynaklanıyor. Parayla satın alınabilen şeylerin verdiği keyif ise çok daha kısa süreli oluyor.

Aldığımız keyfi artırmak için yapılabilecek en kolay şey, pozitif anı ve duygularımızı üzerinde düşünerek, paylaşarak, hayal ederek uzatmak.

Araştırma hakkında detaylı bilgi için: J. Quoidbach, E. Dunn, K. Petrides, & M. Mikolajczak (2010) Money giveth, money taketh away: The dual effect of wealth on happiness. Psychological Science, 21, 759-763.

5. Daha güçlü hissetmek için

Hayvanlar aleminde olduğu gibi insanlarda da “alfa kişilikleri” vardır: Daha güçlü, daha dominant olan ve bunu duruşlarıyla bile belli edenler. Kalabalık bir odadaki en güçlü adam genelde bunu beden diline en çok yansıtabilen adamdır; örneğin öne doğru eğilerek konuşan, el-kol hareketleriyle anlattıklarını destekleyen ve ilgi toplayan kişi. Öte yandan, çekingen ve kendine güvensiz karakter de beden diliyle bunu belli eder. Omuzları düşük, ayakları bitiştirerek duran, kollarını göğsünde kavuşturarak bir nevi savunma zemini yaratan kişi, gibi.

Beden dili genelde biz fark etmeden, bilinçaltımızın yönlendirmesiyle oluşur. Fakat araştırmacılar diyor ki, belli pozları ve hareketleri bilinçli olarak seçerek kendimizi olmak istediğimiz ölçüde güçlü hissetmek mümkün. Böylece kişide oluşan fiziksel değişiklik, başkalarının onu nasıl gördüğü hakkındaki düşüncesini değiştiriyor ve ruh durumuna da etki ediyor. Bu kişilerin ayrıca daha yüksek testosteron hormonu salgıladığı ve kortizol (strese bağlı salgılanan başka bir hormon) seviyelerinin düştüğü de gözlemlendi.

Araştırma hakkında detaylı bilgi için: D. Carney, A. Cuddy, and A. Yap (2010) Power posing: Brief nonverbal displays affect neuroendocrine levels and risk tolerance. Psychological Science, 21, 1363-1368.

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale