‘Cuffing Season’ akımına kapılmadan, kış aylarında yalnızlığın ve kendi alanınızın tadını çıkarma rehberi 

Havalar soğudukça sosyal hayatın ritmi de yavaş yavaş değişerek iç mekanlara taşınıyor. Günlerin kısalmasıyla birlikte dışarıda geçirilen süre azalıyor, akşam planları seyrekleşiyor ve evde kalmak çok daha cazip bir seçenek olarak öne çıkıyor. Tam bu dönemde romantik ilişkiler de biraz daha görünür oluyor. Bazen sosyal medyadaki çift aktiviteleri ve ‘cozy couple’ içerikleri, bekar olmayı normalde olduğundan daha eksik hissettirebiliyor. İşte bu nedenle ‘cuffing season’ olarak bilinen sonbahar ve kış aylarında, romantik bir partnere olan ihtiyacımız da artabiliyor.

İnsanların normalde olduğundan daha fazla ilişki arayışına girmesini ifade eden bu kavram,  soğuk aylarda bir partnerle eşleşip bahara kadar yakın ve düzenli bir ilişki sürdürme fikrinden geliyor. Elbette kışın başlayan her ilişki geçici olmuyor. Ancak sırf soğuk kış günlerini yalnız geçirmemek ve yılbaşına biriyle birlikte girmek için başlayan ilişkilerde gerçek duygular kolayca ikinci plana atılabiliyor. 

Yine de kış aylarını yalnız geçirmek otomatik olarak yalnız hissetmek anlamına gelmiyor. Hatta bu mevsim bilinçli kullanıldığında kişisel alanı besleyen, sosyal hayatı pekiştiren ve ilişki beklentilerini netleştiren bir sürece dönüşebiliyor.

‘Cuffing season’ nedir?

‘Cuffing season’ genellikle ekim-kasım aylarında başlayıp Sevgililer Günü ve ilkbahara doğru etkisini kaybeden flört dönemini tanımlayan bir kavram. Türkçede ise ‘kelepçeleme mevsimi’ ya da ‘kışlık sevgili sezonu’ olarak biliniyor. Bu aylarda havaların soğuması ve günlerin kısalması, romantik yakınlıkları daha cazip hale getirebiliyor. Bir diğer yandan ise kültürel beklentilerden besleniyor. Yılın son aylarında aile yemekleri, yılbaşı buluşmaları ve kış tatilleri görünür olduğundan bu dönemde çiftlere yönelik aktivitelere katılma isteği artabiliyor. Özellikle yıl sonundaki bir aile yemeğinde yöneltilen “Hayatında biri var mı” sorusuna “hayır” yanıtını vermek, insana bazen eksik hissettirebiliyor.

‘Cuffing season’ın yarattığı esas tehlike de burada yatıyor. Bir ilişki arzulamak ve bazen başkalarının paylaşımlarına özenmek son derece doğal olsa da bu anlarda başlayan telaş, insanı hızla hataya sürükleyebiliyor. Sadece kış aylarını boş geçirmemek için romantik partner bulma ihtiyacı, ileride temelleri sağlam atılmamış ilişkilerde sıkışıp kalmaya neden olabiliyor. Kış aylarının yarattığı geçici yalnızlık hissi veya sosyal baskı nedeniyle normal şartlarda tercih edilmeyecek bir ilişkiye yönelmek kolaylaşabiliyor. Dolayısıyla bu aylarda acele bir ilişkiye adım atmadan önce o kişiyi gerçekten isteyip istemediğinizi sorgulamanız düşündüğünüzden çok daha önemli.

‘Cuffing season’ sizi de etkilemiş olabilir mi?

Cuffing season’ın etkisine kapılıp kapılmadığınızı anlamak her zaman o kadar kolay olmayabilir. Özellikle evde geçirilen zaman arttığında romantik ilişki fikri size de cazip görünmeye başlayabilir. Burada önemli olan bir ilişki istemekten çok, o ilişkiyi neden istediğinizi fark etmekle ilgili. 

Bunu anlamak içinse kendinize sorabileceğiniz birkaç basit soru var:

  • Bu kişiye gerçekten ilgi duyuyor muyum, yoksa sadece yalnız kalmak istemediğim için mi görüşmeye devam ediyorum?
  • Bahar geldiğinde de bu ilişkinin hayatımda olmasını ister miyim?
  • İlişki beklentisi sebebiyle sosyal çevremden, hobilerimden veya kendi alanımdan uzaklaşıyor muyum?
  • Tek başıma geçirdiğim zaman bana gerçekten kötü mü geliyor, yoksa yalnız olmakla yalnız hissetmeyi birbirine mi karıştırıyorum?
  • Çevremdeki çiftler ve sosyal medya içerikleri ilişki durumumu normalden fazla sorgulamama mı neden oluyor?

Tek başına geçirilen zaman, çoğu zaman yalnızlıkla aynı anlamda kullanılsa da her ikisi bambaşka durumları ifade ediyor. Yalnızlık, ihtiyaç duyduğunuz sosyal ve duygusal bağlantıyı bulamadığınızda ortaya çıkabilirken kendi başına kalmak gayet keyifli bir tercih de olabiliyor. 

Kış aylarında kendi alanınızın tadını çıkarma yolları

‘Cuffing season’ baskısından uzak durmak için tüm kışı eve kapanarak ya da aile buluşmalarından kaçarak geçirmenize gerek yok. Buradaki esas mesele romantik yakınlık isteğiyle yalnız kalma korkusunu birbirinden ayırma becerisi. Kendi başınıza geçirdiğiniz zamanı iyi hissettiren bir alana dönüştürmek için yapabilecekleriniz ise oldukça basit:

1. Size ait küçük kış ritüelleri oluşturun.

Yalnız geçirilen zamanın boşluk gibi hissetmemesi için mevsime özgü küçük rutinler yaratabilirsiniz. Pazar sabahı uzun bir kahvaltı yapabilir, haftada bir film gecesi planlayabilir ya da yalnız gittiğiniz bir sergiyi mevsimin daha anlamlı parçalarına dönüştürebilirsiniz.

2. Romantik olmayan ilişkilerinizi ihmal etmeyin.

Yakınlık ihtiyacının tek kaynağı romantik ilişkiler değil. Bu nedenle sosyal bağlarla yalnız geçirilen zamanı birbirinin alternatifi gibi görmek yerine ikisine de yer açmanız daha dengeli olabilir. Arkadaşlarla düzenli olarak görüşmek ve aileyle akşam yemeği yemek gibi küçük buluşmalar kış aylarında daha fazla önem kazanabilir. Böylece sosyal bağlantıyı korumanıza yardımcı olurken ilişki baskısını da azaltabilir.

3. Her boşluğu doldurmaya çalışmayın.

Yalnız kaldığınız anlarda elinize hemen telefonu almak ya da bir dizi açmak zorunda değilsiniz. Nitekim bazen birkaç saati herhangi bir sonuç üretmeden geçirmek bile kendi ihtiyaçlarınızı fark etmeniz için gereken alanı açabilir. Sessizlik ilk başta alışılmadık gelse de sürekli uyaran altında kalmamak bir yerden sonra ruhunuzu gerçek anlamda dinlendiren bir molaya dönüştürebilir.

4. Evde geçirdiğiniz zamanı keyifli hale getirin.

Kışın evde daha fazla zaman geçireceğinizi biliyorsanız bulunduğunuz ortamı gerçekten sevdiğiniz bir yere çevirmek ciddi fark yaratabilir. İyi bir okuma köşesi, fonda çalan favori müzikler, sıcak ışıklar veya yeni yemek tarifleri küçük görünse de evde kalmayı sıkıcı olmaktan çıkarabilir.

5. Kendinizi başkalarının ilişkileriyle kıyaslamayın.

Yılbaşı, Sevgililer Günü veya arkadaşlarınızın yeni ilişkileri bu aylarda sizin için bir son tarih olmasın. Bir partnerinizin olmaması hayatınızın anlamsız olduğunu göstermiyor. Özellikle sosyal medyada sürekli çift içeriklerine maruz kalıyorsanız bu aylarda kendi hayatınızı başkalarının seçilmiş kareleriyle karşılaştırmamaya özen gösterebilirsiniz. Ayrıca birileriyle flört ediyorsanız bu ilişkiyi aceleye getirmeyebilir, böylece hayattaki gerçek isteklerinizle eşleşen seçimler yapabilirsiniz.

Kaynak: mindbodygreen, self

İlginizi çekebilir: Mevsim geçişleri günlük davranışlarımızı belirliyor

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!