X

Çözüm odaklı terapi: Büyük değişimlere giden yol küçük değişimlerden geçer

Hayatında neyi değiştirmek istiyorsun?
Bugüne kadar yaptıkların işe yaramadı mı?
Öyleyse sorun yerine çözüme odaklanmanın zamanı gelmiş olabilir.

Çözüm Odaklı Terapi soruna odaklanmak yerine elde etmek ve başarmak istediğiniz hedefler üzerine odaklanan elli yıllık bir terapi yöntemi. Geleneksel terapiler büyük ölçüde geçmişe odaklanırken Çözüm Odaklı Terapi sizin hedeflerinize ve gelecekte olmak istediğiniz “hal” üzerine odaklanır. Bu yaklaşım çözüme odaklanır çünkü soruna odaklanma, geçmişte sorunlarınızı çözerken kullandığınız ve işe yaramış olan stratejileri keşfetmenizi engeller. Ama çözüm, genellikle sorunun ortaya çıkış nedeniyle ilişkili bile değildir ve üzerinde konuşmak sadece sorunu büyütür. Bu nedenle bu yaklaşım geçmiş yerine gelecek üzerinde odaklanır. Geçmiş olaylara yalnızca “nadir (istisnai) durumlar” diye nitelendirilen, sorunun olmadığı durumları konuşurken değinilir, yani teknik geçmişi tamamen yok saymaz.

Çözüm odaklı yaklaşım;

  • Problemlerinizi çözebilme gücüne sahip olduğunuza,
  • Çözüm ve gelecek üzerinde odaklanmanın istediğiniz yönde değişmenizi sağladığına,
  • Hiçbir şeyin aynı kalmadığına, değişimin her zaman ve sürekli olduğuna,
  • Küçük değişimlerin daha büyük değişimlere yol açtığına, siz değişirseniz etrafınızın da değişeceğine (dalga etkisi),
  • Şikayetlerinizde olduğu gibi onların çözümünde de uzman olduğunuza,
  • Her problemin nadir (istisnai) durumlarının olduğuna ve bunları kullanmanın çözümü bulmakta faydalı olacağına,
  • Bir problemin tek bir doğru çözümünün olmadığına, inanır.

Çözüm Odaklı Terapi üç temel kurala dayanır:

  • Bozulmamışsa onarma,
  • İşleyen çözüm yollarına başvurmada ısrarlı ol,
  • Artık işlemeyen çözüm yollarını kullanma.

Çözüm odaklı terapide süreç nasıldır?

Bir Çözüm Odaklı Terapi görüşmesi genellikle şu şekilde olur:

Amaç oluşturma (Goal Setting): Danışmanın amacı belirlenir. Amaçlar sizin tarafınızdan gelmeli, olumlu ve aktif bir şekilde oluşturulmalı, “şimdi ve burada” ilkesi çerçevesinde, ulaşılabilir ve size özel olmalıdır.

Mucize soru (Miracle Question): Mucize soruyla amacınız belirginleştirilir. Mucize soru şu şekildedir: “Farz et gece uyurken bir mucize oldu. Bu mucize buraya getirdiğin problemin çözülmesi. Uyuduğun için mucizenin ne olduğunu bilmiyorsun. Sabah uyandığında senin için mucizenin ne olduğu ve buraya getirdiğin problemin çözümünde ne gibi farklılık yaratacağı konusunda neler söyleyebilirsin?”

İlk işaret: Danışma sürecinin amacına yönelik adımlar hakkında düşünmeniz sağlanır. Danışmanınız “Eğer bir mucize olsaydı bunun ilk işareti ne olurdu? İlk kim neyi fark ederdi?” gibi sorular sorar.

Nadir (istisnai) durumlara ilişkin sorular (Excepting Questions): Nadir durumlar, danışmaya getirdiğiniz problemi yaşamadığınız anlardır. Terapide size nadir durumlara yönelik sorular sorularak problemlerinizin çözüldüğü anların da olduğunu keşfetmeniz sağlanır. Böylece ne yaptığınızda ve nasıl davrandığınızda problemleri çözebildiğinizi görmenize yardımcı olunur. Çünkü problemin çözümü nadir durumlardadır. Probleminizin yaşanmadığı nadir durumları düşünmeniz sağlanarak çözüm üzerinde odaklanmanız teşvik edilir.

Derecelendirme: Danışma sürecinde ne kadar geliştiğinizi ve ilerlediğinizi 0-10 arasında bir dereceye koymanız istenerek süreçle ilgili algı ve düşünceleriniz belirlenir.

Geri bildirim ve ev ödevi: Görüşmenin sonunda danışmanınız size oturuma ilişkin geri bildirimde bulunur ve ev ödevi verir. Ev ödevleri, danışma süreci boyunca alınan bilgilere dayalı olarak çözüm oluşturmada size yararlı olacağı düşünülen ödevlerdir. Bunlar gözlemsel ve davranışsal olabilir. İki türlü ev ödevi vardır: Birisi işleyen çözüm yollarına daha çok başvurmayı sürdürmek, diğeri ise işlemeyen çözüm yolları olduğunda farklı yolları denemektir. Ev ödevleri sizin için makul ve mantıklı olmalıdır.

Geleceği okuma veya kristal küre tekniği (The Crystal Ball Technique): Bu teknik kendinizi gelecekte artık sorunun olmadığı bir durumda hayal etmenizi sağlayarak, başarılı bir şekilde işlevsellik kazanmanıza yardımcı olur. Gelecekte sorunlarınızın halledildiğini düşünerek daha olumlu bir tutum benimsemenizi ve problemden çok, çözüm üzerinde odaklanmanızı sağlar.

Yeniden çerçeveleme (Reframing): Aslında bütün terapi yaklaşımlarının nihai hedefi yeniden çerçevelemedir. Bu teknik daha fazla seçenek sahibi olduğunuzu fark etmenizi ve duygularınızı yönetebilmenizi sağlar. Yeniden çerçeveleme kısaca konuya ilişkin tüm bakış açısının değişmesidir. Böylelikle söz konusu davranışın görülme sıklığı ve şiddeti azalmış olur. Yani artık hayatınızda istemediğiniz durumlar yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar.

Hayatta her şey değişim halinde. Bu yazıyı okumadan önce siz de farklıydınız ve artık aynı kişi değilsiniz. Hayattaki hızlı değişime ayak uydurmaya çalışmak bazen sizi strese sokabilir ve kaybolmuş hissedebilirsiniz. İyi haber, problemlerin çözümü var, siz değişirseniz etrafınız da değişir ve bu dalga etkisi gibi yayılır. Yeter ki siz değişmek isteyin. Değişmeye karar verdiğinizde profesyonel destek almak isterseniz bana ayselkeskin2004@yahoo.com vasıtasıyla ulaşabilirsiniz. Bol seçenekli ve çözümlü günleriniz olsun. Sevgiyle kalın.

Kaynaklar:
Berg, 1. K., & de Shazer, S. (1993). Making number talk: Language in therapy. In S. Friedman (Ed.), The new language of change: Constructive collaboration in psychotherapy (pp. 5-24). New York: The Guilford Press
Berg, I. K., Sc Reuss, N. H. (1998). Solutions step by step: A substance abuse treatment manual. New York: W. W. Norton Company Inc.
Cooper, J. F. ( 1995). A primer of brief psychotherapy. New York: W. W. Norton & Company Inc.
Doğan, S. (1999). Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi: Kuramsal Bir İnceleme. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, (2) (12)

İlginizi çekebilir: Sadeleşerek yaratıcılığınızı arttırın: Minimalizm psikolojinize iyi gelir

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale