X

Çok yediğiniz bir günün ardından izlemeniz gereken sekiz adım

Arkadaşlarla çıkılan bir akşam yemeği, akşam gidilen bir parti, tatlılara doyulan bayram ziyaretleri, ya da yemek dahil hiçbir şeyin üstüne çok düşünmek istemediğimiz tatiller… Sebepler değişken olsa da, normalden fazla yediğimiz her öğünün ardından hissettiklerimiz genelde aynı; pişmanlık, suçluluk ve bazen panik.

Öncelikle bir konuda anlaşalım: Fazla yemek, zaman zaman herkesin yaşadığı bir durum; yediğine içtiğine çok dikkat edenler de buna dahil. Üstelik sadece bir gün yemeği fazla kaçırmakla kilo almak söz konusu değil. Yani sofrada kendinize hakim olamadığınız anlar, aslında ne ertesi gün pantolonlara sığamayacağınız anlamına geliyor, ne de özel bir durum olmadığı sürece tam anlamıyla sağlığınızdan ödün verdiğinize. Fakat böyle zamanlardan sonra ipin ucunu kaçırmayıp aşağıda sıraladığımız adımları izlemekte fayda var:

 1- Panik Yok! Kendinizi Affedin

Çok yediğiniz zamanlarda panikleyip kendinizi suçlamaya başlıyorsanız, yapmayın. Fazla kaçırdığınız öğünü düşünüp bunun pişmanlığını duymaya devam etmek sizi daha fazla strese sokmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Bunun yerine, sadece bir öğün fazla yediğinizi ve bunun size -diyabet vs. gibi özel bir sağlık sorununuz yoksa- çok zarar vermeyeceğini fark edin. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, bu tür bir kaçamak sizi hedefinize en fazla bir ya da iki gün geç ulaştıracaktır.

İlgili yazı: Kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olacak 12 yöntem

2- Yeterince ve Kaliteli Uyuyun

Çok yediğiniz bir günün ardından uykunuzu yeterince almanız, yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri. Colorado Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, deneye katılanlar arasında sadece beş saat uyumalarına izin verilen grubun, dokuz saat uyuyan gruba göre ertesi gün daha fazla yemek yediği, ayrıca daha fazla karbonhidrat ve yağ tükettiği gözlemlendi. Uykusuzluğun neden olduğu halsizliği yok etmek ve enerji sağlamak için karbonhidratlara sarıldığınız bir gerçek. Bu yüzden yeterince uyumak kilo kontrolünde hayli önem taşıyor.

3-Kahvaltı Hala Çok Önemli

Çok yemek yediğiniz günün ertesi sabahı her ne kadar az yiyerek durumu dengeleyeceğinizi düşünseniz de, unutulmaması gereken bir nokta var: Kahvaltı her zaman olduğu gibi böyle günlerde de en önemli öğün! Özellikle de önceki gün fazla yediğiniz için birden yükselip alçalan ensülin seviyesinden dolayı çok aç uyandığınız sabahlar, kahvaltıyı kesinlikle atlamamalısınız. Peki böyle sabahlarda ne yemeli? Lif oranı yüksek gıdalar, önceki gün tüketilen ağır yiyeceklerden sonra sindirim sisteminizin düzene girmesini sağlarken, protein ağırlıklı besinler de sizi tok tutarak gün içerisinde fazla yemek yemenizi engelleyecektir.

4- Kendinizi Açlıkla Cezalandırmayın

Eğer öğünler arasında açlık hissederseniz, bir şeyler atıştırmanızda hiçbir sakınca yok. Önceki gün çok yediğiniz için kendinizi yemekten mahrum bırakmanız, iştahınızın daha da artmasına ve tekrar fazla yemenize neden olacaktır. Protein bakımından zengin atıştırmalıklarla tokluk sürenizi uzatırken, ani bastıran yeme isteklerinden de korunacaksınız.

5-Su İçmeyi Unutmayın

Çok yedikten sonra isteyeceğiniz en son şey muhtemelen su içerek zaten tıka basa dolu olan midenizi daha da şişirmek olacaktır. Fakat suyun sindirim sistemini rahatlatmada ve şişkinliği azaltmada oynadığı önemli rol, sizin tam da ihtiyacınız olan şey! Gece uyumadan önce ve ertesi sabah kalktığınızda içeceğiniz birkaç bardak su, hem metabolizmanızın sağlıklı çalışmasına yardımcı olacak, hem de vücuttaki fazla tuzdan kaynaklanan ödemi atmanızı sağlayacak.

6- Hareket Edin

Çok yedikten sonra muhtemelen kendinizi hareket edemeyecek kadar şişmiş hissedeceksiniz. Fakat yemekten birkaç saat sonra ya da ertesi gün yarım saatlik bir kardiyo egzersizi yapmak, sindirim sisteminizin, alınan oksijen sayesinde daha iyi çalışmasını sağlayacaktır. Üstelik egzersiz yapmak, çok yediğiniz için duyduğunuz pişmanlık hissini de hafifletecektir. Bunun yanı sıra yediklerinizin sindirilmesi için sindirime yardımcı olacak yoga hareketlerini de uygulayabilirsiniz.

 7- Sağlıklı Öğünler

Çok yediğiniz günün ardından hemen bir detoks programına sarılmanız gerektiğini söylemiyoruz. Fakat gün boyunca yediklerinizi sağlıklı, işlenmemiş gıdalardan seçmenizin; size kendinizi tazelenmiş hissettireceğine emin olabilirsiniz. Öğünlerinizin yeterince protein, lif ve sağlıklı yağ içermesine dikkat edin. Rafine şeker, rafine un ve tuzdan olabildiğince uzak durun.

 8- Tartıdan Uzak Durun

Ve son olarak; tartılmayın! Çok yediğiniz bir günün ertesi sabahı, tartı muhtemelen alışageldiğiniz sayıyı göstermeyecektir. Tartıda gördüğünüz sayı cesaretinizi kırabilir, eğer kilo vermeye çalışıyorsanız size ilerleme kaydetmediğinizi düşündürtebilir. Bu yüzden tartılmak için iki gün bekleyin ve yanıltıcı sonuçların motivasyonunuzu düşürmesine izin vermeyin. Bu şekilde gerçek kilonuzu da öğrenmiş olacaksınız.

Kaynak:

popsugar.com

womenshealthmag.com

eatthis.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale