X

Çocuklarınızın seçimlerine ne kadar müdahale etmelisiniz?

Biz anneler çocuklarımız için hep en iyi olanı, onların becerilerini ortaya çıkarabildiklerini, yeteneklerini görmek isteriz. Fakat bazen bizim isteklerimiz ile onların istekleri bir olmuyor. Kafanızda bambaşka bir yerde canlandırdığınız çocuğunuz bambaşka bir alanda, bambaşka şeyler yapmak istiyor. 

Ben her zaman çocuklarımızın mutlu oldukları yerde, dilediği faaliyeti yapmalarından yanayım. Tabii bizim öngörülerimiz ve olması gerekenler bu noktada çok önemli. Örneğin yüzme gibi öğrenilmesi gereken bir sporu asla es geçemem.

Oğlum Emir dört yaşındayken yüzme derslerinden korkuyor ve ağlıyordu. Üzerine gitmemin yanlış olacağını düşünüp dersleri bıraktık. Bu sene beş yaşını doldurduktan sonra, artık korksa bile bir şekilde ona anlatarak, yüzebileceği zaman boğulmayacağından ve çok daha fazla keyif alacağından bahsederek motive etmeye çalıştım. İlk iki derste yine ağladı fakat bu defa derslere ara vermedim. Yazlığa gelir gelmez ders aldırmaya başladım. O, grup derslerine katılmayı tercih etti, ben de grupça alacağı derslerde daha fazla eğleneceğini düşünerek onay verdim. Grup dersleri küçüklerin havuzunda olduğu için korkmadı. Arkadaşlarının arasında da çok daha fazla motive olduğunu gözlemledim. Aynı zamanda özel dersleri de ek olarak aldırdım. Bu dersler ise büyüklerin havuzunda almaya devam etti. Böylece hem onun hem benim istediğim şekilde yüzmeyi öğrenmeye başladı. Bazı şeyler doğru zamanda çok daha kolay olabiliyor.

Bunun dışında satranç, basket, cimnastik gibi çeşitli dallara da yazılmak istedi, ben bunlardan cimnastiği seçtim. Hem sevdiği bir sporu yapacak hem de kapalı bir alanda olduğu için başına güneş geçmeyecekti. Ama Emir’in aklı yine futbolda kaldı ve ona da gitmek istediğini söyledi. Sanırım bu yaş grubu çocuklar her branşta kendilerini göstermek istiyorlar. Benim fikrim; onun kendisini bulması ve ne istediğine tam olarak karar vermesi için ona her zaman şans tanımak.

Çocuklar neyi başarabilirlerse onda kendilerini mutlu hissedecek ve sonraki süreçte onu devam ettirmek isteyeceklerdir. Bizim “hayır olmaz, bu sana uygun değil” tavırlarımızla onları her uzaklaştırmaya çalışacağımız branş, onlara daha değerli ve ulaşılmaz gelecektir. O yüzden karşılarında olmak yerine yanında olarak deneme şansı verelim sevgili anneler ve babalar. Belki bizim aklımızdaki sporda değil de bir başka faaliyette daha mutlu olacaklardır. Ya da gerçekten vazgeçip bizim seçtiğimiz alana yöneleceklerdir. Ama emin olun sonuç ne olursa olsun her ikisinde de, daha özgüvenli ve sevgiyle bakan çocuklar olacaklar.    

İlginizi çekebilir: Çocuğunuzun karakterine göre paylaşmayı öğretmek

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Melis Dilmener: Merhaba ben Melis Dilmener. 1985 doğumlu, evli ve bir çocuk annesiyim. Eğitimimi Kadir Has Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde tamamladım. NLP İstanbul ‘Educational Consulting’ te Profesyonel Yaşam Koçluğu eğitimi aldım. Doğallık ve doğruluk peşinde koşarken çevreme de örnek olmaya çalışıyorum. Kişinin tüm duygularını özgürce ifade etmesi, yüzde yüz kendisi olabilmesi, ona hayalinin ötesinde bir güç veriyor. Hayatım boyunca yaptığım her işte ve bulunduğum her ilişkide önem verdiğim tek ilke budur. İnsanoğlunun birbirinden öğrenerek ve destek vererek geliştiğine inanıyorum. Ben de danışanlarıma yol arkadaşı olarak destek veriyorum. Hayatta en çok hissederek yaptığım şey, bende olan her duyguyu heyecanla ve tüm kalbimle yazmaktır. Bu zamana kadar edindiğim bilgileri ve yasadığım deneyimleri yazarak paylaşmak için kendi web sitemi kurdum. Şimdi de siz Uplifers okurları için yazılarımı buradan paylaşıyor olacağım. Hepinize keyifli okumalar diliyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale