X

Çocukların çok sevdiği duyusal oyunlar nelerdir, neden önemlidir?

Çocuklarınızın etrafta o kadar çok satın alınmış oyuncak varken ve muhtemelen pek çok kez ‘bunu daha yeni aldık ya da çok istedi ama yüzüne bile bakmadı’ derken, onların gidip mutfaktaki nohutlarla ya da banyoda duran tıraş köpüğü ile oynadığını görmüşsünüzdür. Hatta sırf bu sebepten ‘onca para verdik boşuna oyuncak aldık’ gibi serzenişleriniz de olmuş olabilir. Peki, almanız için onca dil döktükleri oyuncakların bile pabucunu yere attıran şey ne? Hemen söyleyeyim; duyusal oyunlar.

Çocukların duyularını harekete geçiren etkinlikleri ifade eden; görme, dokunma, koku, tat, işitme gibi farklı duyuları harekete geçiren duyusal oyunlar farklı duyusal deneyimler sunan bir oyun türü. Duyusal oyunlar, çocukların farklı duyularını kullanmalarını, duyularını geliştirmelerini ve çevreleri hakkında daha fazla bilgi edinmelerini desteklerken, bütüncül gelişme süreçlerine de katkı sağlıyor.

Beyin gelişiminin, dil gelişiminin ve motor becerilerin gelişiminin yanı sıra denge duygusunu ve beden farkındalığını da destekleyen duyusal oyunlar, çocukların çok keyif aldığı etkinlikler. Aynı zamanda ebeveynler ve öğretmenler için de hazırlaması ve sunması oldukça kolay. Ve kesinlikle herkesin birlikte oynayabileceği kadar da eğlenceli!

Davis Counseling & Play Therapy Center’ın kurucusu Suzanne Davis; “Oyun, bir çocuğun düşüncelerini ve duygularını iletişim kurduğu ve işlediği doğal bir dilidir.” diyerek oyunun çocuğun hayatındaki yerini anlatıyor ve ekliyor “Duyusal oyunlarda seçenekler sınırsızdır ve yaşları ne olursa olsun, günlük rutinlerinize siz ve çocuğunuz için entegre edilebilir.”

Duyusal oyunlar, hem çocuklar hem de yetişkinler için stres azaltıcı etkilere de sahip, ayrıca keşif ve merak duygusunu da perçinliyor. Yani, her açıdan herkese çok faydalı diyebiliriz. Peki, duyusal oyunun türleri neler?

Duyusal oyun türleri ve örnekleri

Duyulara hitap eden her türlü etkinliğini duyusal oyun olarak değerlendirebiliriz. Farklı türleri ise şu şekilde:

  • Görsel duyusal oyun: Gizlenme oyunları, gölge kuklaları ve renk karıştırma etkinlikleri gibi oyunlarla çocuğun görme duyusunu ve görsel işleme yeteneğini geliştirir.
  • İşitsel duyusal oyun: Farklı sesleri öğrenmelerine yardımcı olur ve işitme becerilerini geliştirir. Müzik dinlemek, enstrüman çalmak, el çırpmalı oyunlar oynamak gibi etkinlikleri içerir.
  • Dokunsal duyusal oyun: Çocuğun dokunma duyusunu harekete geçirir. Kumla oynamak, oyun hamuru  ile şekiller yapmak, tıraş köpüğü ile resim çizmek gibi etkinlikleri içerir.
  • Tat ve kokuya ilişkin duyusal oyunlar: Çiçekleri koklamak, meyve-sebzeleri gözler kapalı şekilde tatmak gibi etkinlikler bu duyusal oyun türüne girer.
  • Dengeye ilişkin duyusal oyunlar: Hareket etmek, hareketsiz durmak, dönmek, hızlı veya yavaş adımlar atmak, sağa-sola-arkaya-öne kısacası farklı yönlere girmek, sıçramak, zıplamak, çimenlerde yuvarlanmak gibi harekete dair etkinlikler dengeye ilişkin duyusal oyunlardır.

Gelelim, eğlenceli örneklere. İşte anne-babaları, öğretmenleri ve çocukları çok mutlu edecek duyusal oyunlar:

Gölge kuklaları: Farklı şekilleri ellerinizle yaparak duvara yansıtan gölge kuklalarıyla oynayın. Farklı şekilleri bir şeylere benzetmeye çalışın, üzerine yorumlar yapın. Eğer gündüz oynamak istiyorsanız, perdeleri kapatın, duvarın yakınına büyük bir mum yerleştirin, telefonunuzun flaşını açın ya da el fenerinden destek alın.

Jöle avı: Kilitli bir buzdolabı poşetinin içerisine bolca jöle dökün ve içerisine küçük objeler gizleyin. Çocuğunuzdan tek tek bulduğu objeleri jöleden sıyırarak poşetin köşesine toplamasını isteyin.

Renkli köpükler: Masaya geniş bir alana tıraş köpüğü sıkın ve farklı renkteki parmak boyaları masaya yerleştirin. Çocuğunuzun dilediği renklerle köpükleri boyamasını isteyin.

Baharat deneyi: Küçük kaselere farklı baharatları bölün ve çocuğunuzun gözlerini bağlayın. Yavaşça burnuna tek tek kaseleri yaklaştırarak hangi baharat olduğunu tahmin etmesini isteyin. Bulamadığı yerlerde ufak ipuçları verin. Dilerseniz oyunu sıra ile oynayıp siz de tahmin etmeye çalışın.

Kısacası, çoğu zaman her evde bulunan birkaç basit malzeme ile duyusal oyunlar hazırlamak çok kolay. Bu konuda mutfak en iyi yardımcınız olabilir. Bir dahaki sefere çocuğunuzun o çok pahalı, devasa, rengarenk oyuncağa gerçekten ihtiyacı olup olmadığını düşünürken çeşitli duyusal oyunlar sunmayı deneyebilir, daha çok ilgisini çekecek ve birlikte oynarken keyif alacağınız etkinlikler keşfedebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Çocukların neden daha az oyuncağı olmalı?

Ecem Şenyurd Efecan: Selam, ben Ecem! Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli özel kurumlarda çalışıp akademi özlemiyle soluğu yine üniversitede aldım, daha öğrenilecek çok şey vardı! Mindfulness üzerine tez yazıp 'an'da kalmayı hala başaramayan biri olarak insana iyi gelen ne varsa bulmaya, uygulamaya, hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Tam bir kahve severim, günlük sınırsız doz alımıyla hayatımın olmazsa olmazı. Üretmeye bayılıyorum! :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale