X

Çocukları aşağılamak ve utandırmak psikolojilerini olumsuz etkiliyor

“Karşısındakine fiziksel ya da duygusal anlamda şiddet gösteren birini görseniz ne düşünürsünüz?” diye sorsak, eminim çoğu kişi şiddetle karşılaşan, aşağılanan taraf için üzüleceğini söyleyecektir. Oysa günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkan bu tip bir mizansen, pek çok kişi tarafından ebeveynlik ya da yaşça büyüklüğün verdiği bir hak olarak görülüp es geçiliyor.

Evet, çocuklara karşı duygusal şiddet göstermek, onları aşağılamak ya da kalabalık içinde utandırmaktan bahsediyoruz. Duygusal şiddete örnek olarak; çocuğu başkalarının önünde aşağılama, hatalarını yüzüne vurarak kalabalık ortamlarda dile getirme, çocukla alay etme, ani duygu değişimleriyle çocuğa tutarsız ve gereğinden sert çıkışma gibi davranışları gösterebiliriz.

Annelik zor, peki ya çocukluk?

Ebeveynliğin güçlüğü ve anne olmanın kutsallığı, inanç sistemleri başta olmak üzere tüm öğretilerde karşımıza çıkarken, kimse çocuk olmanın zorluğundan ya da çocuklara hak ettikleri saygıyı göstermemenin kişiliklerinde oluşturacağı yaralardan bahsetmiyor. Örneğin, hataları başkalarının önündeyken yüzüne vurulan bir çocuk saldırgan davranışlar gösterebilir ya da aksine, ileride içine kapanık ve özgüvensiz bir yetişkin olabilir.

Gerçek şu ki, çocuklar kendilerine saygı duyulup duyulmadığını, henüz saygı sözcüğünün anlamını bilmeden önce anlamaya başlarlar. Saygılı bir ortamda yetişmeyen bir çocuğun ebeveynlerine saygı göstermesi zor, kendi çocuklarını farklı yetiştirmesi ise neredeyse imkansızdır.

Nesilden nesile aktarılan davranış bozuklukları

Çocukken aşağılanan ve utandırılan bireylerin sevgisiz, istenmediklerini düşünen ve kaygı dolu gençler olma olasılıkları yüksektir. Güven, anlayış, kabul gibi hislerden yoksun büyüyen çocuklar her ne kadar ebeveynlerinin hatalarını tekrar etmek istemeseler de, “sen zaten yapamazsın”, “bu yüzden seni kimse çağırmayacak” gibi cümleler bilinçaltlarına kazınmış olabilir. Dolayısıyla bu kişilerin de kendi çocuklarına aynı olumsuz şekilde yaklaşması, bu davranış bozukluğunun nesilden nesile aktarılması anlamına gelebilir.

Saygısız çocukları incelerken, önce ebeveynlere bakıp onları değerlendirmek gerekir. Evdeki bireylerin birbirine saygı çerçevesinde yaklaştığı, yıkıcı eleştirilerden uzak bir ev ortamı oluşturmak, çocukların sağlıklı yetişmesi için ilk adım olmalıdır.

Kaynak:

Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale