X

Çocuklarda tırnak yeme davranışı

Bebeklikten çocukluğa geçişte, çocuklar bilinmeyen dünyayı ve nesneleri keşfederken zaman zaman bir nesneye ihtiyaç duyabilirler. Bu nesne kimi zaman bir battaniye, kimi zaman annenin göğsü, saçı, sürekli yanlarında taşıdıkları bir oyuncak, kimi zaman ise ağza götürülen parmaklar olabilir.

Çocuğunuzun tırnak yeme alışkanlığını söndürmeye çalışmak yerine, davranışın altında yatan nedenleri araştırmalısınız.

Tırnak yeme davranışını söndürmeye odaklanmaktan ziyade, davranışın altında yatan sebebi araştırmak önemlidir. Zira sebebi keşfedilmeden söndürülen davranış, başka bir davranışa dönüşebilir. Örneğin; tırnak yiyen bir çocuk, uygulanan teknikler sonucu tırnak yemeyi bırakabilir, ama altında yatan sebep hala devam ettiği için tırnak yeme davranışı yerini parmak emme, altına kaçırma, saç koparma gibi davranışlara bırakabilir. Dolayısıyla davranışa yol açan etmenler araştırılmalıdır.

Ailede, okulda veya çevrede tırnak yiyen birisi varsa, çocukların bu davranışı model alması ve kopyalaması olasıdır. Yani çocuğun davranışı taklit yoluyla öğrenmesi muhtemeldir. Öte yandan, çocuğun hareketlerinin kısıtlanması, baskıcı, otoriter, kısıtlayan bir ebeveyn tutumu, kardeş kıskançlığı, çocuğun davranışlarının çoğunlukla tasvip edilmemesi, çocuklar arasında ayrım yapılması, anne ve babanın yeterince ilgi ve sevgi göstermemesi, cinsel istismar, korkular ve kaygılar, çocuğun yanında yaşanan geçimsizlikler gibi pek çok hayat olayı ve rutindeki değişiklikler tırnak yemeye sebebiyet verebilir.

İlgili yazı: Çocuğunuzun korkularını yenmesine yardımcı olmak için 30 yol

Çocuklar çoğu zaman bu davranışı kendilerini rahatlatmak, güvende hissetmek, duygu durumlarını regule etmek, stresi azaltmak, sıkıntı gidermek için bilinçsizce yaparlar. Öte yandan bu davranış kimi zaman kendini veya etrafındakileri cezalandırma olarak da değerlendirilir. Tüm bu etkenlerin yanı sıra çocuğun hayatındaki ve rutinindeki değişimler de davranışa sebebiyet verebilir. Örneğin; kardeşi yeni doğmuş bir çocuk, kardeşine olan ilgiyi kıskanıp, regresif davranışlar sergilemeye başlayabilir ve bebeksi tavırlar içine girebilir.

Tırnak yiyen çocuğa nasıl destek olunur?

Ebeveynlerin aklına ilk gelen yöntem ‘acı oje sürmek’, defalarca ‘yapma’ diye uyarmak, ulu orta çocuklarının tırnak yemesinden bahsetmektir. Oysa bu eylem planlarının, davranışı söndürmekten ziyade pekiştirdiği görülmektedir.
Eğer davranış pekişmemişse ve çocuk etiketlenip, farkındalık kazanmamışsa, söndürmek çok da zor değildir.

Ne yapılabilir?

  • En büyük enerji, davranışın altında yatan sebepleri araştırmak olacaktır. Bu sebeplerin düzenlenmesi için özen gösterilmelidir.
  • Aile katı ve baskıcı bir tutum sergiliyorsa bunu yumuşatabilir.
  • Çocuk tırnak yediği esnada, el ve ağız oyalayacak etkinliklere yönlendirilebilir. (oyun hamuru oynamak, parmak boyama, kuruyemiş gibi yiyecekler vermek, yumuşak toplarla oynamak gibi)
  • ‘Yapma, yeme’ gibi uyarılar minimuma indirilebilir.
  • Çocuğun ne zaman, ne sıklıkla tırnak yediği araştırılıp, davranış günlükleriyle takip sağlanabilir. Böylelikle davranışın altında yatan dinamik hakkında ipuçları elde edilecektir.
  • Mevcutsa çocuğun yanında yaşanan tartışmalar sonlandırılabilir.
  • Çocuğa tırnak bakımı yaptırılabilir.
  • Cezalandırma, azarlama, şiddet uygulama, acı biber & acı solüsyon sürme, çocuğun yanında başkalarına durumdan bahsetmekten kaçınılabilir.
  • Çocukla bire bir, nitelikli zaman geçirmek önemlidir.

    Ebeveyn ve çocuk nitelikli zaman geçirmelidir.

  • Çocuğun duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebileceği ortamlar yaratılabilir. (Sohbet, oyun, resim çizme vb.)
  • Çocuğun davranışlarını takip ettiğiniz algısı yaratılmamalıdır. Zira bu ikincil kazanımları da getirir. Çocuk ilgi çektiği için tırnak yemeye devam edebilir.
  • Yasaklamalardan ve katı kurallardan uzak durulmalıdır. Yasak olan cezbedici olacağı için süreci pekiştirebilir.
  • Denediğiniz işe yarayan ve işe yaramayan yöntemler gözden geçirilebilir.
  • Yaşı 7 ve üstündeyse alışkanlıklardan vazgeçmek üzerine motivasyon konuşması yapılabilir.
  • Çocuğun yeterince dinlendiğinden emin olmak önemlidir.

Süreç uzuyor, herhangi bir değişim yaşanmıyor ve çocuğun işlevselliği etkileniyorsa uzman desteği almakta fayda vardır.

Uzman Klinik Psikolog İrem Alişanoğlu Polat: Uzman Klinik Psikolog İrem Alişanoğlu Polat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji & Uluslararası İlişkiler bölümlerinden çift ana dal dereceleriyle mezun olmuştur. İngiltere’de University of Westminser’da Örgütsel Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamlamıştır ve akabinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji (çift ve aile terapisi alt dalı) programında ikinci yüksek lisans programından mezun olmuştur. Çocuklarla, gençlerle, yetişkinlerle, ailelerle ve çiftlerle psikoterapi yapmaktadır. Çalışmalarında; sistemik, EMDR, şema, bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi, çözüm odaklı terapi yöntemlerini kullanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale