X

Çocuklarda sağlıklı bir gelişimin olmazsa olmazları: Merak ve sorgulama

Sizce yaşadığımız  dünyada merak, soru sorma, sorgulama kavramları olmasaydı nasıl olurdu? Sanırım düşüncesi bile korkunç… Soru sormaya çok küçük yaşlarda başlarız. Konuşamasak bile sadece gözlerimizle bile soru sorarız. Ebeveynlerin, çocuklarının yönelttiği soruları anlayışla karşılaması, sıkılmadan cevap vermesi, çocukları yeni sorulara, daha üretici sorgulamalara yönlendirmektedir. Ne yazık ki her ebeveynde durum bu şekilde olmayabilir. Bir pinpon topu gibi anne, baba, televizyon, tablet arasında giden çocuklar sorma, sorgulama yeteneklerini kaybeden kişilere dönüşebilmektedir.

Soru sormaya çok küçük yaşlarda başlarız. Konuşamasak bile sadece gözlerimizle bile soru sorarız.

Kişinin soru sorması ve sorgulamasının temeli, merak ve şüpheden gelmektedir. Çocuklar bazı kavramları anlamlandıramayabilir ve merak ederek sorgular. Aslında merak ederek beyinlerde yer alan boşlukları doldururuz.

Albert Einstein, “Bir insanın zekası verdiği cevaplardan değil, sorduğu sorulardan anlaşılır” demiştir. Çocukların soru sorması için öncelikle kendisini ifade etmesi, rahatça konuşabilmesi önemlidir. Geç ya da az konuşan çocukların yaşamlarına baktığımızda, ihtiyaçlarını daha söylemeden yerine getiren ebeveynler görürüz. Çocuk daha susamadan su verilir, acıkmadan yemek verilir. Çocuk bakar ki konuşmama gerek yok çünkü bütün ihtiyaçlarıma cevap veriliyor. Hatta çocuğun su ihtiyacı karşılanacağı zaman az miktar verilip, çocuğun tekrardan “biraz daha istiyorum” demesi sağlanabilir. Bu şekilde kendini ifade eden, dile getiren bir çocuk yetişebilir.

Ebeveynlerin çocukları merak duygusunu geliştirmeye, sorgulatmaya yönlendirilmesi gerekir.

Merak eden çocuklar soru sorar, sorgular ve gelişim süreci sağlıklı bir şekilde devam eder. Ebeveynlerin çocukları merak duygusunu geliştirmeye, sorgulatmaya yönlendirilmesi gerekmektedir. Genelde çocuklarımıza okuldan gelirken şu soruları yöneltiriz… “Bugün derste ayağa kalktın mı?“, “Öğretmenin sorduğu soruya cevap verdin mi?” Eğer çocuğunda merak duygusu geliştiren bir ebeveynseniz şu şekilde sorabilirsiniz; “Bugün öğretmenine ne sordun?” Böylece çocuk öğretmenine soru sorması gerektiği düşünüp eyleme geçebilecektir. Bu sayede bilgi, öğrenme düzeyini yükseltip, konsantrasyon gücünü artırabilecektir.

Sorulara karşı çocukların verebileceği cevaplara olumsuz bir yorum yapılmamalıdır. Çocuk kısıtlanacağını ve yanlış cevap verebileceğini düşünerek yaratıcı cevaplar veremeyecektir. Önemli olan çocuklara sorabileceğimiz soruların hem düşündürmesi hem de yeni sorular ve cevaplara yol açabilmesidir.

Çocuklarda merakı ve sorgulamayı artıran birkaç örnek paylaşmak istiyorum:

  • Ellerimiz ne işe yarar? Peki 5 tane elimiz olsaydı sence nasıl olurdu?
  • Başımızdan bahsedebilir misin? 2 tane olsaydı sence ne yapabilirdik?
  • Sence neden geceleri uyuyoruz? Gündüzleri uyuyup geceleri uyanık olsak ne olurdu?
  • Sence ay, güneş, yıldız ne işe yarar? Eğer bunlardan birisi olmak isteseydin ne olurdun?
  • Bana hayvanlardan bahsedebilir misin, hangisinin yerine geçmek isterdin?
  • Sence şu duvarın arkasında ne olabilir? Elimdeki kutunu içerisinde ne olabilir?
  • Bir gün boyunca görünmez olsan neler yapmak isterdin?
  • Sence uzun boylu olmak nasıl bir şey? Zürafa olsaydın nasıl olurdu?
  • Ahtapotların kaç kolu var? Senin bu kadar kolun olsaydı neler yapardın?

 

İlginizi çekebilir: Küçük yaşta başlayan ve ömür boyu süren bir alışkanlık: “Akıllı” emzikler

Psikolog Burak Arkan: Lisans eğitimini Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlayan Burak ARKAN,  Aile Danışmanlığı üzerine yaptığı Yüksek Lisans Programını ise Ankara Üniversite'sinde bitirdi. Halen Gelişimsel Sosyal Psikoloji konusunda Yüksek Lisans Programında akademik hayatını sürdürmektedir. Birçok terapi ekollerinde çalışmalara katılan ARKAN, eğitim hayatı boyunca, Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri klinik ve polikliniklerde, anaokulları, rehabilitasyon merkezlerinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İş yaşantısı boyunca resmi ve özel kurumlarda görev alan ARKAN, çalışmalarını İstanbul’da çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale