X

Çocuklarda ekran zamanı yönetimi nasıl yapılabilir?

Günümüzde çocukların ekran başında geçirdiği zaman giderek artıyor. Hızla gelişen teknoloji, pandemi zamanı dijital dünyaya taşınan eğitim, ödevlerin internet üzerinden araştırma gerektirmesi, ilgi çekici sanal oyunlar, sosyal medya kullanım yaşının giderek düşmesi, kolay erişilebilir tablet, telefon, televizyon gibi elektronik aletler ve daha nice sebep çocukların ekranlara bağımlı hale gelmesine zemin hazırlıyor. Ve ne yazık ki bu bağımlılık, pek çok olumsuzluğu da beraberinde getiriyor.

Ekran ışığının melatonin üretimini azaltması nedeniyle uyku kalitesinin düşmesi ve uykuya dalmanın zorlaşması, göz sağlığı sorunları, hareketsiz kalma sonucunda obezite riski, hep aynı pozisyonda bir şeyler izlemekten kasılan kaslar, sosyal izolasyon, dikkat eksikliği, zayıflayan sosyal beceriler, düşen akademik performans ve dengeleri bozulmaya başlayan aile dinamikleri… Hemen hemen hepsinin nedeni, çocukların ekranlara olan ilgisi.

Dozunda kullanıldığında elbette ki eğitimden kültüre yaşamın pek çok alanına katkı sağlıyor olsa da günümüzde çocukların aşırı derecede ekranlara maruz kalması, hem sağlıklarının bozulmasına hem de yaşamın farklı alanlarında (aile, okul, sosyal çevre) olumsuz durumlarla karşılaşmalarına neden olabiliyor. Dolayısıyla her şeyin olduğu gibi ekranların da fazlası zarar.

Ancak, anne-babalara da hak vermek gerek; bazen bir çocuğun elinden tabletini almak, çok güçlü bir mücadeleye dönebiliyor ve ebeveynler de sonunda pes etmek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle birtakım stratejiler geliştirmek etkili olabilir.

Aile içi kurallarınızı belirleyin

Ekran zamanı kurallarını net bir şekilde belirlemek ve bunları tutarlı bir şekilde uygulamak çok önemli. Yemek saatleri, yatmadan önceki süreç ve aile etkinlikleri sırasında ekran kullanımını sınırlamak, bu kurallara örnek olabilir. Kuralların etkili olabilmesi için her zaman tutarlı bir şekilde uygulanması gerektiğini de unutmayın. Tutarlılık, çocukların bu kuralları içselleştirmesine yardımcı olur.

İlginizi çekebilir: ‘Overstimulation’: Çocuğunuzun huzursuzluğunun altında aşırı uyarılma yatıyor olabilir

Doğru örnek olun

Çocukların görerek öğrendiğini unutmayın. Eğer çocuklarınızın ekranlardan uzaklaşmasını istiyorsanız siz de ekranlardan uzaklaşmalısınız. Aile yemeklerinde, boş kaldığınız her anda veya çocuğunuzla ilgilendiğiniz zamanlarda elinizde sürekli tablet, telefon veya bilgisayar olursa onlara ekran konusunda sınırlama getirmeniz pek kolay olmayacaktır…

İnternet bağlantısı olan cihazlarınızın ayarlarını yapın

Piyasada birçok ebeveyn kontrol uygulaması bulunuyor. İnternet paketinizi sağlayan şirketin de benzer uygulamaları olabilir. Bu uygulamalar, çocukların ekran kullanım sürelerinde hangi uygulamada ne kadar zaman geçirdiklerini takip etmenin yanı sıra uygunsuz içeriklere erişimlerini de engelliyor. Dolayısıyla çocuklarınızın ekran maruziyetini bu sayede daha verimli hale getirebilirsiniz.

Ekran dışı aktivitelere teşvik edin

Çocuklarınızı ekrandan uzaklaştırmak için, onların zamanını iyi geçirmelerini sağlayacak alternatif etkinlikler sunun. Doğada birlikte zaman geçirebilir, evde kutu oyunları oynayabilir, sanat etkinliği yapabilir, enstrüman çalabilir veya beraber kitap okuyabilirsiniz.

Çocukların ekran zamanını yönetmek, çağımızın en kritik ebeveynlik görevlerinden biri olabilir… Birkaç basit ama etkili adımı uygulayarak, bu süreci kolaylaştırabilir ve çocuklarınızın sağlıklı gelişimini destekleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Sakin çocuk yetiştirme rehberi: Ebeveynlere yol gösterecek ipuçları

Ecem Şenyurd Efecan: Selam, ben Ecem! Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli özel kurumlarda çalışıp akademi özlemiyle soluğu yine üniversitede aldım, daha öğrenilecek çok şey vardı! Mindfulness üzerine tez yazıp 'an'da kalmayı hala başaramayan biri olarak insana iyi gelen ne varsa bulmaya, uygulamaya, hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Tam bir kahve severim, günlük sınırsız doz alımıyla hayatımın olmazsa olmazı. Üretmeye bayılıyorum! :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale