X

Çocuklara ölüm nasıl anlatılır: Zor konuları konuşmanıza yardımcı olacak öneriler

Ölüm birçok insan için son derece rahatsız edici bir konudur ve çok az ebeveyn bu konuyu konuşmaya gönüllü olur. Bunun en büyük sebebi çoğumuzun ölüm korkusunu çözümleyememiş olmasıdır. Yaşam olayları arasında ölüm kavramı, çocuklar için de yetişkinler için de kabul etmesi zor bir gerçektir.

Çocukların ölüme ilişkin somut ve doğru bilgilere ihtiyacı vardır. “Ben ölecek miyim?”, “Sen de ölecek misin?“, “Neden ölüm var?” gibi doğrudan sorular, çocukların öğrenme isteklerini yansıtır. Ölümün günlük yaşantımızda bir sohbet konusu olmasını istemesek de, çocukların sorularını yaşına uygun olarak ve doğru bir biçimde yanıtlamalıyız.

Çocuğunuz neyi öğrenmek istiyorsa, ona yönelik az ve öz cevaplar verilmelidir. Çocuğun merak ettiğinden daha fazlasını aktarmak, korku ve kaygı yaratabileceği gibi, çocuğunuzun var olan kaygısının nedenini de anlamanıza engel olabilir. Çocukların ölümü öğrenmelerinin iyi bir yolu, somut olarak ölü hayvan ve bitkileri görmeleridir. Arada sırada ölü sinekleri, salyangozları, çiçekleri gösterebilir ya da çocuğunuzun bunları fark etmelerini sağlayabilirsiniz. Örneğin, “Bir kaplumbağa 152 yıl, tavşan 9 yıl, tilki 14 yıl yaşar” gibi canlıların yaşam sürelerinin olduğunu konuşabilirsiniz. Özellikle okul öncesi çocuklar için yaşamanın ne anlama geldiğini konuşmak ve somutlaştırmak gereklidir. “İnsanlar yaşarken nefes alır, konuşur, yürür, işitir…“, “Köpek yaşarken havlar, yürür, görür…” gibi.

Ölüm, kayıp ve yas konulu hikaye kitaplarından da destek alabilirsiniz. Çocuğunuza ölüm hakkında konuşmak için fırsat vermek, duygularına alan açmak, olası kriz durumlarını daha eşlik ederek yönetmenize yarayacaktır.

Çocuklara ölüm hakkında yanlış bilgi aktarılmamalıdır, eğer çocuk doğru olmayan bir bilgiye sahipse düzeltilmelidir. Örneğin, ölen kişinin (bir evcil hayvan da olabilir bu), uyuyor diye anlatılması doğru değildir. Ölüm ile uyku arasındaki farkın anlatılması çok önemlidir. Çocuğa açık açık neden ve nasıl öldüğünü söylemek, uyuduğunu söylemekten daha iyidir. Aksi takdirde çocuk, kişinin bir daha uyanamayacağını düşünüp uyumaktan korkabilir.

Bir yakının ölümünde yapılacak en doğru şey, çocuğa net ve doğru bilgi vermektir. Bir çocuğa ölen kişinin, “cennete gittiğini” söylemek, çocuğun olanları anlamasına yardımcı olmaz. Çocuklar net bilgilere ihtiyaç duyar. Çocuğun, kişinin öldüğünü ve bundan sonra olmayacağını bilmesi gerekir. Ölüm kelimesini kullanmaktan çekinmeyin. Çocuğa ölüm haberi verilirken “Üzüldüğümüz bir durum oldu, anneannen öldü” şeklinde söylenebilir. Ölüm kavramının ne olduğunu çocuğa “Artık yaşamıyor” gibi açıklayabilirsiniz. Okul öncesi dönem için yaşamanın açıklanması gerekir.

Dikkat edilmesi gerekenler

Çocukların ölüm konusuyla ilgili konuşmaya istekli ve hazır oldukları zamanı gözlemleyin. Konuşmaları ve soruları esnasında, yaşamakta olduğu duyguları fark edin. Bazen aynı soruları tekrar tekrar sorduğunda sabırlı ve anlayışlı davranın. Çocuğun zihnindeki karmaşa ve belirsizlikler ancak tekrarlanan sorularına cevap bulabildiğinde, çözülecektir. Kendi duygularınızla ilgili dürüst olun. En kısa zamanda günlük rutinlerinize dönün. Anne, baba olarak bazen çocuğunuzun sorularına cevap veremeyeceğinizi düşündüğünüzde, “Bu sorunun cevabını daha sonra senin için araştırıp, öğreneceğim” demekten çekinmeyin.

Çocuklar duygularını ifade edebilmek için desteğe ihtiyaç duyabilirler. Ölen kişi için resim yapmak, mektup yazmak, albümlere bakmak, hakkında konuşmak, hatıra defteri oluşturmak gibi etkinliklere yönlendirebilirsiniz. Çocuklar da yetişkinler gibi yas tutarlar, sevilen bir kişinin/hayvanın kaybından sonra yas süreci yaşamak oldukça doğaldır; bu süreç hakkında bilgi edinin. Cenaze törenleri ölümü kabullenmemizi sağlar, bu törenler çocuklar için de oldukça önemlidir. Çocuğa törende olacaklar hakkında bilgi verdikten sonra katılmak isteyip istemediğini sorun. Eğer katılmak istemiyorsa, zorlamayın.

Unutmayın ki anne, baba olarak sizin hazır olmanız da çok önemlidir. Çocuğa hangi duygu ile nasıl anlattığınız, kendi duygularınızı onunla nasıl paylaştığınız çok değerlidir. Çocuğunuza “Ben buradayım“, “Yanındayım ve güvendesin” mesajını vermeyi önemseyin.

Yas sürecini yaşamak sağlıklıdır. Fakat ebeveynlerin ve çocukların, günlük olağan düzeni engelleyecek seviyede yaşadığı korku ve endişeler gözlemlenirse, uzman desteği almaktan kaçınılmamalıdır.

İlginizi çekebilir: “Eyvah! Çocuğum tırnaklarını yiyor!”: Çocuğunuzu bu davranıştan vazgeçirmek için 10 öneri

Sibel Şen: İstanbul Bilim Üniversitesi'nde Psikoloji lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Akademik eğitimlerinin yanı sıra psikoloji alanının hayat boyu bir öğrenme ve gelişim süreci olduğu düşüncesiyle hareket ederek eğitim, konferans ve seminerleri takip etmekte, katılım sağlamaktadır. Şu anda anlaşmalı olduğu ofislerde çocuk ve yetişkinler üzerine bireysel psikoterapi hizmeti ve danışmanlık vermekte, çocuklarda oyun terapisi, yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi ekollerini kullanmaktadır. Mail: psksibelsen@gmail.com ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale