X

Çocukken yaşadıklarınız sizi hasta edebilir mi?

Çocuk yaşta yaşanan stresler, travmalar ve olumsuzluklar, erişkinlikte sizi hasta edebilir.

1980’li yılların sonunda Dr Vincente Fellitti ve arkadaşlarının gözlemleriyle başlayan çalışmalar, çocukluk çağında yaşanan olumsuzlukların etkisinin yıllar sonra ortaya çıkabildiğini ve kronik hastalıklara yatkınlık oluşturabildiğini gösterdiler.

  • Duygusal şiddet ve ihmal
    • Eleştirmek, hor görmek, aşağılamak, beğenmemek, küfretmek, hakaret etmek, alay etmek, küçük düşürmek, tehdit etmek, sosyal olarak izole etmek, yaşından büyük sorumluluk vermek…
  • Fiziksel şiddet ve ihmal
    • Dövmek, itmek, yaralamak, tokat atmak, üzerine bir şey dökmek/atmak, dışarıda bırakmak, aç bırakmak, susuz bırakmak…
  • Cinsel istismar
    • Uygunsuz dokunma, uygunsuz cinsel içeriğe maruz bırakma, uygunsuz cinsel ilişkiye girme…
  • Ev içi dinamikleri
    • Madde kullanımı/alkol bağımlılığı olan ebeveyn, ruhsal problemleri olan ebeveyn, hapiste ebeveyn, anne-baba ayrılığı, ailede intihar, aile içi şiddet (özellikle kadına yönelik)…

Tüm bunlar çocukluk çağı travmaları olarak adlandırılıyor. Birden çok travma öyküsü olmak pek çok kronik hastalığa zemin hazırlıyor:

  • Obezite
  • Tip II diyabet ve metabolik sendrom
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Migren
  • Fibromiyalji
  • Gerilim tipi baş ağrısı
  • İrritabl bağırsak sendromu
  • Alkolizm
  • Madde bağımlılığı
  • Depresyon
  • Anksiyete
  • Post travmatik stres bozukluğu
  • İntihara yatkınlık
  • Sık partner değişikliğine eğilim
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • İskemik kalp hastalıkları
  • Bazı kanserler
  • Kronik akciğer hastalıkları
  • Kronik karaciğer hastalıkları
  • Otoimmün hastalıklar

Çocuklukta özellikle erken çocukluk çağında yaşanan olumsuzluklar vücutta kronik kavga et/ kaç yanıtının ortaya çıkmasına neden olur. Kronik stres yanıtı beyindeki stresle ilişkili merkezlerde en küçük olaylar karşısında artmış alarm yanıtına; küçük stresler büyük reaksiyonlara neden olur. Oluşan stres yanıtı zaman içerisinde beyin-hipofiz-böbrek üstü bezi ekseni üzerinden çalışan HPA ekseninin dengelerini bozar. Bozulan dengeler nedeniyle aynı beyindeki gibi her türlü küçük stres büyük hormon dalgalanmasına neden olur. Kronik stres yanıtı, yıllar içerisinde, keskin sirkenin küpüne zarar vermesi gibi bağışıklık sisteminin dengelerini bozar; hem nezle ve gribe yakalanmak kolaylaşır, hem de bağışıklık sistemi şaşırarak kendisi ile uğraşmaya başlar; otoimmün hastalıklar ortaya çıkar. Kronik stres yanıtı vücutta sempatik baskınlığa neden olarak, kalp hızı değişkenliğini azaltır; bu da stresler karşısında soğukkanlılığınızı koruyamamanıza neden olur.

  • Çocukluk travması öykünüz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşın.
  • Bu durumla bir başınıza baş etmeye çalışmayın, mutlaka profesyonel psikiyatrik destek alın.
  • Sevdiğiniz ve güvendiğiniz insanlar ile acıları ve yaşanmışlıkları paylaşın.
  • Günlük tutun, duygularınızı kağıtlara dökün.
  • Sanatla ilgilenin, ders alın. Resim yapın, tiyatro dersleri alın, müzik aleti çalmayı öğrenin. Sanat, sizin dile getiremediklerinizin ortaya çıkmasını sağlar, size iyi gelir.
  • Her sabah ve her akşam meditasyon yapın.
  • Yogaya başlayın. Yoga; hem azalan kalp değişkenliğini artırır, hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kronik stres yanıtını azaltır.
  • Doğal yollarla serotonin ve dopamin düzeylerinizi artırın.

Atalarımız güçlükleri aşa aşa bugünlere gelmişler. Güçlükler büyümemiz ve gelişmemiz için bize lazım. Bu yüzden bizi biz yapan aslında tüm yaşadıklarımız, onlarsız bir hayat aslında anlamsız. Yaşadıklarımızı bir atlama tahtası olarak kullanıp, onları aşarak, aydınlık ve mutlu günlere ulaşabiliriz.

Dr Fellitti’nin çok etkileyici çalışması için:

http://www.ajpmonline.org/article/S0749-3797(98)00017-8/abstract

Travmalar ve hastalıklar üzerine daha fazla bilgi almak için “Beynini Doğru Besle” isimli kitabımı okuyabilir, web sitem www.banutascifresko.com‘dan bana ulaşabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Siz de tükenmekte olanlardan mısınız?

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale