X

Çocuğunuzun terör tehditleriyle baş etmesi için neler yapabilirsiniz?

Avrupa’nın en önemli kentlerinden Paris’teki saldırıların ardından terör konusu bir kez daha dünyanın gündemine oturdu. Haber kuruluşları gelişmeleri dakika dakika aktarıyor, düzenlenen operasyonlar izleyiciye sıcağı sıcağına veriliyor. Ancak birçok yayıncı kuruluş şunu göz ardı ediyor; terör olayları bittikten sonra insanlar normal hayata nasıl dönecek?

11 Eylül saldırılarıyla belki de tarihinin en büyük acısını yaşayan ABD, bu konuda epey yol kat etmiş durumda. Amerikalı ailelerin birçoğu çocuklarını her zaman tetikte olmaları ve her an bir saldırı yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Ancak bu konuşmaları yapmak her zaman kolay olmayabiliyor. Özellikle çocuklarda artan endişe ve anksiyete duygusu, günlük aktivitelerini gerçekleştirmesine engel olabiliyor.

Çocuğunuzun yaşanan olaylarla ilgili görüntüleri veya haberleri izlemesini gözlemleyin veya kısıtlayın.

Uplifers olarak çocuklarınızı, günlük hayatlarına engel olmayacak şekilde potansiyel tehditlere karşı uyarmak için bazı önerileri sıraladık:

1. Pozitif bir görüntü sergileyin

Amerikan Psikoloji Derneği (APA) stresli zamanlarda, yaşanan krizi umutsuzca görmekten kaçınmak gerektiğini söylüyor. Birçok çocuk, olaylar karşısında nasıl tepki vermeleri gerektiğini anne-babalarından veya sevdikleri büyüklerden görerek öğrenir. Stres yaratan bir durumu veya bir krizi değiştiremeyebilirsiniz ancak verdiğiniz tepkiyi değiştirebilirsiniz. Gelecekte şartların daha farklı olacağını düşünerek yaşadığınız durumla mücadele edebilirsiniz. Eğer çocuğunuz karşısında böyle bir model oluşturursanız, onun da potansiyel bir tehdit karşısında daha az endişe yaşamasını sağlayabilirsiniz.

2. Olayın bütününü ele alın

Çocuğunuz olayın bütününü göremiyor olabilir, bu yüzden anne-baba olarak onun bakış açısını değiştirmeniz oldukça önemli. Acı verici olaylar karşısında bile bu durumu bütünüyle ele almaya ve uzun süreli bir bakış açısı geliştirmeye çalışın. İçinde bulunduğunuz durumu ölçüsüzce yaşamaktan kaçının.

3. Çocuğunuzla ne hissettiği hakkında konuşun

Duygularınızı içinize atmak ve bunlardan bahsetmemek, anksiyeteyi azaltmaya yardımcı olmaz. Amerikan Okul psikologları Ulusal Derneği’ne (NASP) göre birçok insan savaş veya belirsiz bir terör saldırısı konusunda anksiyete yaşıyor. Bu durum bazılarında öfke, karışık duygular veya endişeye neden olabilir. Bunun sonucunda okula devam, uyku gibi konularda konsantrasyon eksikliği yaşanabilir. Bu duyguları yok saymak yerine, onlarla baş etmeyi öğrenin.

Çocuğunuzla ne hissettiği hakkında konuşun.

4. Gerçeklere bağlı kalın

Çocuğunuzun krizler veya terör tehditleri konusunda bir şeyler duymasını engellemek neredeyse imkansız olabilir. Kriz anlarında, yaşanan durumu abartmaktan veya bir başka saldırı daha olabileceğine dair spekülasyon yaratmaktan kaçının. Çocuklar zaten kendi kafalarında, kendilerine göre bir hikaye uydurur bu yüzden sizin gerçeklere bağlı kalmanız çok derece önemli.

5. Medyayı kısıtlayın

Çocuğunuzun yaşanan olaylarla ilgili görüntüleri veya haberleri izlemesini gözlemleyin veya kısıtlayın. Bu konuda özellikle sosyal medyaya da dikkat edin.

Herkesin krizlere verdiği tepkiler farklı olabiliyor. Ancak beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olmak, hem alenizin hem de sizin daha metanetli olmanızı sağlayacaktır.

Kaynak:
Psychology Today

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Terörün yarattığı psikolojik ve toplumsal sorunlarla baş etme yöntemleri

Çocukluk travmaları yetişkin beyinleri nasıl etkiliyor?

Soma faciasının bireylerin psikolojisi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ve travmatik olaylarla başa çıkma yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale