X

Cinsel çekiciliğin şaşırtıcı bilimsel sırları

Kadınlardan mı, erkeklerden mi, yoksa her iki cinsten de mi etkileniyorsunuz? Yapılan etkileyici bir araştırma gösteriyor ki, bilinçli bir şekilde kimin bizi etkilediğini anlayamayabiliyoruz. Her ne kadar heteroseksüel ve gay erkeklerin cinsel açıdan çekici bulduğu insanları belirlemek kolay olsa da, bu durum kadınlar da o kadar da kesin değil.

Araştırmacı Meredith Chivers ve ekibi, eşcinsel olmayan kadın ve erkeklerin yanı sıra gay ve lezbiyenlere 3 farklı cinsel içerikli film izlettiriyorlar. İlkinde 1 erkek ve iki kadın, diğerinde 1 erkek ve bir kadın ve sonuncusunda ise 2 erkeğin yer aldığı cinsel içerikli filmleri izleyen katılımcıların genital uyarılmalarının yanı sıra cinsel uyarılmaları da ölçümleniyor. Erkekler için sonuç oldukça net: Gay erkekler, iki erkeğin bulunduğu cinsel içerikli filmde daha fazla subjektif ve psikolojik uyarılma sergiliyorlar. Kadınlar hakkında ortaya çıkan sonuçlar ise şaşırtıcı: Lezbiyen kadınlar, iki kadının bulunduğu filmden ve heteroseksüel kadınların da bir kadın ve bir erkeğin bulunduğu filmden etkilenmesi gerekirken, hem lezbiyen hem de heteroseksüel kadınlar, aktörlerin cinsiyetlerinden bağımsız olarak 3 filmden de uyarılıyorlar.

Araştırmacılar, kadınların cinselliğinin erkeklere göre daha akışkan ve esnek olduğuna inanıyorlar ve sonucun böyle çıkmasının nedenini bu yargıya bağlıyorlar. Araştırmacılar, kadınların doğası gereği biseksüel olmadıklarına inansalar da; kadınlarda cinsel çekiciliğin, erkeklere göre daha kolay yön değiştirebildiğini düşünüyorlar

Bilinçsizce kendimizi ve ailemizi çekici buluyoruz

Kendinizi çekici buluyor musunuz? Bunu duymak sizi şaşırtabilir, ama aslında kendimizi çekici buluyoruz, bu yüzden bize benzeyen insanları potansiyel partnerlerimiz olarak belirliyoruz.

Genellikle bize kendimize benzeyen insanlarla duygusal ilişki yaşamamızın sebebi, kendimizi sevmemiz ve çekici bulmamız.

Yapılan bir araştırma gösteriyor ki, birçok fotoğrafın yer aldığı bir kolajda, eğer kendi fotoğrafınız bulunuyorsa, o çalışmada fotoğrafları bulunan diğer kişileri de cinsel açıdan daha çekici bulabiliyoruz. Araştırmada dikkat çekici nokta ise; araştırmaya katılan kişilerin, kendi fotoğraflarının kolajda olup olmadığını bilmemeleri. Bu noktada kolaja sadece göz atıp kendilerine benzeyen insanlar gördüklerinde, onları daha çekici buluyorlar.

Sonuçlar gösteriyor ki, bilinçsizce bize benzeyen insanları çekici buluyoruz. Gerçekte, saç renkleri ve göz renkleri bizimkiyle aynı olan insanlarla ilişki yaşama ihtimalimiz oldukça yüksek. (Little, 2003)

Çekicilik zaman içerisinde değişebiliyor
Menstrual döngülerine göre, kadınların çekici bulduğu erkekler değişkenlik gösterir.

Kadınların, karşısındaki kişiyi çekici bulma durumu menstrual döngülerine göre çeşitlilik gösteriyor. Örneğin; heteroseksüel kadınlar en doğurgan dönemlerinde, daha maskülen görünümlü ve simetrik erkekleri çekici buluyorlar (Roney and Simmons, 2008; Thornhill and Gangestad, 1999).

Kadınların kendi partnerlerine karşı tutumları da bu döngü içerisinde değişiklik gösterebiliyor. Kadınlar doğurgan olduğu dönemlerde, partnerlerini cinsel açıdan daha çekici buluyorlar, fakat ne yazık ki, bu durum doğurgan olmadıkları dönemde tam tersi. Dahası, menstrual döngünün doğurgan dönemlerinde olan kadınlar, kendi partnerlerindense başka erkeklerle seks yapmayı daha çok istiyorlar. Yine de daha az doğurgan oldukları dönemde (progesteron seviyeleri yüksekken) ise, başka erkeklere kıyasla kendi partneriyle daha çok seks yapma eğiliminde oluyorlar. (Grebe et al., 2016).

İlgili yazı: Kadınlar neden “kötü adam”ları daha çekici bulur?

Neden kadınların erkekleri çekici bulma durumu zaman içinde değişebilir?

Kadınlar genellikle iyi genlere sahip erkeklerden etkilenme eğiliminde olsalar da, yapılan araştırmalar çok çekici olan erkeklerin, gelecekteki yavruya yatırım yapma ve bakımını sağlama konusunda daha az istekli tavır sergilediğini gösteriyor. (Gangestad and Simpson, 2000) Araştırmacılar, bu sebepten dolayı kadınların karışık eşleşme stratejisinin peşinden gidebileceğini, kısa süreli cinsel ilişki için erkekleri takip etmektense, kadın veya erkek fark etmeksizin yardımsever ve destekleyici olabilecek uzun dönemli bir eşi, yavruya daha iyi bakmak ve önlem almak adına tercih edebileceklerini düşünüyor. (Cousins, 2015)

Kaynak:

Psychologytoday.com

Chivers, M. L., Rieger, G., Latty, E., and Bailey, J. M. (2004). A sex difference in the specificity of sexual arousal. Psychological Science, 15(11), 736-744.

Cousins, A. J. (2015).  Evolutionary theory. In Fugère, Leszczynski, and Cousins, The Social Psychology of Attraction and Romantic Relationships. Palgrave Macmillan, London, U.K.

Gangestad, S. W., and Simpson, J. A. (2000). The evolution of human mating: Trade-offs and strategic pluralism. Behavioral and Brain Sciences, 23(04), 573-587.

Grebe, N. M., Thompson, M. E., and Gangestad, S. W. (2016). Hormonal predictors of women’s extra-pair vs. in-pair sexual attraction in natural cycles: Implications for extended sexuality. Hormones and Behavior, 78, 211-219.

Little, A. C., Penton-Voak, I. S., Burt, D. M., and Perrett, D. I. (2003). Investigating an imprinting-like phenomenon in humans: Partners and opposite-sex parents have similar hair and eye colour. Evolution and Human Behavior, 24(1), 43–51. doi:10.1016/S1090-5138(02)00119-8

Kuhle, B. X., & Radtke, S. (2013). Born both ways: The alloparenting hypothesis for sexual fluidity in women. Evolutionary Psychology, 11(2), 147470491301100202.

Larson, C. M., Haselton, M. G., Gildersleeve, K. A., and Pillsworth, E. G. (2013). Changes in women’s feelings about their romantic relationships across the ovulatory cycle. Hormones and Behavior, 63(1), 128-135.

Roney, J. R., and Simmons, Z. L. (2008). Women’s estradiol predicts preference for facial cues of men’s testosterone. Hormones and Behavior, 53(1), 14-19.

Thornhill, R., & Gangestad, S. W. (1999). The scent of symmetry: A human sex pheromone that signals fitness? Evolution and Human Behavior, 20(3), 175-201.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale