X

Cinsel arzunun bittiği yer: Aseksüellik hakkında bilinmeyen gerçekler

Genel olarak bakıldığında toplumun yalnızca küçük bir kısmının aseksüel olduğunu görürüz. Bu terim hem seksüel cazibenin hiç bulunmaması veya kişinin partnerine karşı cinsel olarak arzulamaması olarak tanımlanabilir. Aseksüellik, günümüzde çok yaygın olmayan bir kavram olduğu için bunun sonucunda hakkında birçok efsane ve yanlış kanı mevcuttur.

Aseksüellik, toplumun küçük bir kesimini oluşturduğu için hakkında birçok efsane bulunuyor.

En doğru bilgiye ulaşmak için, bilimin bugüne kadar aseksüellikle ilgili değerlendirmelerine ve önemli temel unsurlarına bakmamız gerekiyor. İşte aseksüellikle ilgili bilimsel dayanağı olan gerçekler:

Aseksüellik, bilinçli olarak bekarlık ile aynı anlamda değildir. Her ne kadar her iki gruptaki insanlar da cinsel ilişkiden kaçınmaya meyilli olsalar da bu şekilde olmalarının motivasyonu iki grup için de farklıdır. Aseksüeller hiçbir şekilde cazibe deneyimlemezken, bekar kişiler bilinçli bir tercih sebebiyle cinsel ilişkiden uzak dururlar. Bugün bireylerin bekarlığı seçmelerinin birçok farklı nedeni bulunmaktadır. (Din, sağlık sebepleri, madde bağımlılığı tedavisi…vb.)

İlgili yazı: Aseksüellik: İçgüdüsel bir dürtü olarak tanımlanan cinselliğin kırılma noktası

Aseksüellik cinsel işlev bozukluğu veya seks yapma korkusu demek değildir

Yapılan bir araştırmada, aseksüel olan ve olmayan kadınlar seçilerek onlara erotik filmler izlettiriliyor. Bu filmleri izlerken katılımcıların cinsel uyarılmaları kaydediliyor. Dahası katılımcıların cinsel uyarılmaya karşı öznel duyguları ve duygusal durumları da anket yoluyla kaydediliyor. Sonuçta gruplar arasında psikolojik veya genital uyarılma bakımından hiçbir farklılık ortaya çıkmıyor. Bu da bize aseksüel kişilerin erotik uyarılmaya karşı kayıtsız oldukları ve cinsel işlev bozukluğu yaşadıkları efsanelerinin doğru olmadığını kanıtlıyor. Dahası, araştırma sırasında aseksüel kadınlar erotik filmleri izlediklerinde herhangi bir tepki vermezken, diğer aseksüel olmayan grubun duygusal durumlarında pozitif yönde artış oldu. Bu da, aseksüelliğin cinsel isteksizlik olmadığını kanıtlar nitelikte bir veri olarak karşımıza çıkıyor.

Aseksüel olmak kişinin bekar olduğu veya cinsel deneyiminin bulunmadığı anlamına gelmez.

Araştırmalar gösteriyor ki, cinselliği cazip bulmayan kişiler genellikle ilişki içerisinde bulunuyorlar, hatta bazıları cinsel ilişkiye de giriyorlar. Bu noktada cinsel çekiciliğin romantik çekicilikle aynı olmadığını belirtmemiz gerekiyor; çünkü aseksüel bireyler cinsel çekicilik hissetmeseler de romatik bir ilişki arzulayabiliyorlar. Aseksüeller cinsel ilişkiye girdikleri bir partnerleri varsa, partnerini mutlu etmek için veya zorunda oldukları için aseksüel değilmiş gibi davranabiliyorlar.

Yapılan araştırmalara göre, kendilerini aseksüel olarak nitelendiren birçok kişi mastürbasyon yapıyor, hatta cinsel fantezi bile kuruyor. Yine de, aseksüel olmayan kişilerle kıyaslandığı zaman, aseksüel bireylerin bunları yapma sıklığı oldukça düşük. Mastürbasyon aseksüeller için oldukça farklı bir deneyim olarak görülüyor. Onlar için bu eylem mastürbasyon sırasında erotik bir görüntü zihinlerinde canlanmadan gerçekleşiyor.

Birçok bilim insanına göre aseksüellik farklı cinsel oryantasyon olarak kabul ediliyor. Bu fikri desteklemek için yapılan araştırmada bazı biyolojik faktörlerin aseksüellik ve  homoseksüellikte benzer olduğu iddia ediliyor.  (Örn: Solak olma olasılığının yüksek olması, özellikle erkeklerde) Bu da bize aseksüel oryantasyonun oluşmasında karmaşık biyolojik faktörlerin bulunduğunu söylüyor.

Kaynak:

lehmiller.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale