X

Cilt sorunları ve hızlı acıkmaya sebep olan insülin direnci hakkında her şey

İnsülin direnci son zamanlarda çok daha sık gündeme gelen sağlık problemlerinden… Özellikle kilo vermeye engel olması dikkat çekmesinin nedenlerinden biri. Ben de bugün 5 maddeyle size insülin direncinden bahsetmek istedim.

1. İnsülin direnci nedir?

İnsülin hücrelerde anahtar görevi gören bir hormondur. Hücre zarındaki reseptörlere bağlanarak hücrenin içine glukozun girmesini sağlar. Yemek yedikten sonra besinler sindirilip glukoza kadar parçalanır ve hücre içine insülin sayesinde girerler. Bazı durumlarda insülinin reseptöre bağlandığı bölgede sorun olabilir veya hücre içindeki iletimde sorun olabilir. İşte bu durumlarda vücut ne kadar insülin sentezlerse sentezlesin, kandaki glukoz hücre içine alınamaz ve kan şekerinin yükselmesine neden olur.

Kanda yüksek miktarda şeker bulunması toksik etkilere, birçok farklı zarara hatta gözlem altına alınılmazsa ölüme bile neden olabilir. Birçok neden yüzünden bazen hücreler insüline vermeleri gerektiği gibi cevap veremezler. Bir başka deyişle hücreler insüline karşı direnç kazanırlar. Bu durum yaşandığında pankreas kan şekeri seviyesini azaltmak için çok fazla insülin üretmeye başlar ve bu durum kanda yüksek insülin seviyesine neden olur ve bu hiperinsülinemi olarak adlandırılır.

2. Belirtileri nelerdir?

İnsülin direnci her zaman çok net belirtiler vermeyebilir. Ama genel olarak bakıldığında belirtileri arasında; cilt sorunları vardır. Özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve eklemlerin iç kısımlarında koyu renkli lekeler görülebilir. Yemeklerden sonra hızlı acıkma, kan şekerinde dengesizlikler, tatlıya olan düşkünlük, kilo vermede zorluk ve özellikle karın bölgesindeki yağlanma da insülin direncinin göstergelerindendir. 

Tip 2 diyabet dünyanın %9’luk bir kısmını etkiliyor ve insülin direnci bu yaygın hastalığın temel nedeni.
3. İnsülin direnci riskini azaltmak için neler yapılabilir?

İnsülin direnci riski için değiştirilemeyen faktör tahmin edebileceğiniz gibi genetiktir. Eğer ailede diyabet hastası varsa bu insülin direnci için risk faktörüdür. Ama bunun yanı sıra değiştirilebilir faktörler de vardır. Aşırı kilolu olmak, yeterli egzersiz yapmamak, yüksek tansiyon ve sigara kullanımı insülin direnci riskini artırabilir. Bu faktörleri ortadan kaldırmak sizin elinizde.

4. İnsülin direnci nelere sebep olur?

İnsülin direnci kontrol edilmezse bu durum zaman içinde kendini geliştirebilir ve hücreler insüline karşı gitgide daha dirençli hale gelirler ve hem insülin hem de kan şekeri seviyeleri artar. Sonunda, pankreas işlevlerini kaybedecek duruma gelebilir ve pankreas içindeki hücreler hasar görebilir. Bu durum insülin üretiminin azalmasına yol açar yani bu durumda az miktarda insülin ve kalan az miktardaki insüline cevap vermeyen hücreler vardır. Bu durum kan şekeri seviyesinde bir anda hızlıca yükselmelere neden olabilir. Kan şekeri seviyesi belirli bir sınırı aşarsa tip 2 diyabet tanısı olur. Tip 2 diyabet dünyanın %9’luk bir kısmını etkiliyor ve insülin direnci bu yaygın hastalığın temel nedenidir.

5. İnsülin direncinde nasıl beslenilmeli?

İnsülin direnci olan bireylerin beslenmesinde dikkat etmesi gereken ilk kural; basit şekerden ve basit şeker içeren besinlerden uzak durmak. Bu bireyler, karbonhidrat içeren besinleri tek başına tüketmemeye özen göstermeli,  yanına kan şekerini kontrol altına almaya yardımcı olabilecek süt/yoğurt/peynir veya badem/fındık/ceviz gibi protein içeren besinler eklemeli. Bunun yanı sıra çok uzun süre aç kalmamak da önemlidir. 

Meyvelerin suyu yerine kendisi tüketilmeye özen gösterilmeli, beyaz ekmek yerine tam buğday, tam çavdar ekmeği, pirinç yerine bulgur tercih edilebilir. Tam tahılların ve haftada 2-3 kez kuru baklagillerin tüketimi de önemlidir. Yine de insülin direnci olan bireyler için tek bir doğru ve tek bir beslenme programı yoktur,  en doğru beslenme programı için bir beslenme uzmanına danışmanızı tavsiye ederim.

 

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale