X

Cilt lekelerine veda etme mevsimi sonbahar, hoş geldin!

Yaz sezonunu geride bıraktığımız bu günlerde, siz de cilt lekelerinden şikayet ediyorsanız bakım yapmanın tam zamanı olduğunu hatırlatmak isterim! Uzmanlar en çok sonbahar ve kış aylarında leke tedavisi yapmayı tercih ediyor. Neden mi? Çünkü güneşin yol açacağı yeni lekelerin önüne geçmek mümkün; hem de tedavi süresince kullanılan güçlü aktif içeriklerin ciltte hassasiyet yaratma olasılığı en aza inmiş oluyor.

Unutulmaması gereken konu ise, cilt lekelerinin farklı biyolojik süreçlerle açığa çıkması. Hormonal sebeplerle özellikle gebelik zamanında ortaya çıkan lekelerin tedavi şekli ile yaşlanmaya bağlı gelişen solar lentigo tedavisi arasında çeşitli farklar vardır. Ancak tüm lekelerin kökeni doğrudan güneş olmasa bile var olan lekelerin daha koyu bir şekilde ciltte belirginleşmesine neden olduğunu kabul etmek gerekir. Bu sebeple yapılacak tüm tedavilerin temelindeki mantık ciltte bulunan melanin üretimini azaltarak pigmentasyonu baskılamak ve UV hasarından korunmak olmalıdır.

Uzmanlar en çok sonbahar ve kış aylarında leke tedavisi yapmayı tercih ediyor.
Leke tedavisi için hangi yöntemler kullanılır?

Leke tedavisi ve bakımı için birçok yöntem mevcut. Bunların başında ise peeling işlemleri, lazer uygulamaları ve evde bakım ürünleriyle bile yapılabilen klasik cilt bakım protokolleri yer alıyor. Özellikle meyve asitlerinden elde edilen glikolik asit peeling’leri hala çok trend. Bu peeling’ler asit içerdiklerinden ciltte tutma süresi, nötralizasyon aşaması ve peeling sonrası bakım süreçlerinin dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmesi için uzman kişilerce uygulanmasını tavsiye ediliyor.

Glikolik asit peeling’lerinin temel amacı cildin canlanmasını sağlamaktır. Temel mantık cildin üst tabakasında yer alan hasarlı dokuyu uzaklaştırmak ve alttan sağlıklı dokunun gelmesine olanak sunmaktır.  Bu işlemde cilt kontrollü bir şekilde soyuluyor. Alttan daha genç ve dolgun bir cilt tabakası geliyor. Sadece lekeler için değil anti-aging yani yaşlanma karşıtı amaçlı veya akne tedavisi için de başarılı sonuçlar almak mümkün. Derin peeling’ler ciltteki yara izleri ve ameliyat sonrası izlerin giderilmesi amacı ile tercih edilebilirken, leke tedavisinde yüzeysel peeling’ler bile yüz güldüren sonuçlar verebilmektedir. Cildi gereksiz yıpratmaya ve yormaya hiç gerek yok.

Peeling öncesi ve peeling sonrası 

Peeling öncesi cildi tahriş edici işlemlerden kaçınılmalı, makyaj yapılmamalı ve temiz bir yüz ile işleme geçilmelidir. Peeling işlemi sonrasında ise en az bir hafta boyunca cilt güneş koruyucu  ve hassas ciltlere özel nemlendirici ürünlerle desteklenmelidir. Sonrasında düzenli olarak kullanılan ürünlere devam edilebilir.

Eğer güneşe bağlı lekeleriniz yüzeysel ve çok koyu renkli değilse ev bakım ürünleriyle güzel sonuçlar elde etmek hayal değil.
“İlle de peeling mi yapmalıyız?” diyenlere

Peeling dışında glikolik asit içerikli kozmetik ve dermokozmetik ürünler de piyasada bulunmaktadır. Burada dikkat edilecek nokta lekenin şiddeti ve cilt yapısıdır. Eğer güneşe bağlı lekeleriniz yüzeysel ve çok koyu renkli değilse ev bakım ürünleriyle güzel sonuçlar elde etmek hayal değil.

Bu ürünleri evde kullanırken yapmanız gereken en önemli şey (özellikle ilk kullanıcılar için) ürünün cilt tarafından tolere edilebilirliğini ölçümlemektir. Bunu yaparken cildinizde küçük bir bölgede ürünü deneyip gözlemleyebilirsiniz. Ürün ilk etapta ciltte kızarıklık, yanma, batma, kaşıntı gibi sonuçlar yaratabilir. Bu çok normaldir ve çok kısa bir içinde bu şikayetler geçer. Cildiniz ürüne aşırı reaksiyon göstermediyse ilk hafta gün aşırı kullanıp cildi alıştırmanız çok daha sağlıklı olacaktır. Sonrasında günlük kullanıma geçilebilir. Atlanmaması gereken nokta gündüzleri mutlaka güneş koruyucu ürün kullanılmasıdır.

Eğer ilk uygulamada yanma, batma, kaşıntı gibi son derece rahatsız eden ama başlangıçta bir o kadar normal olan şikayetler şiddetlenerek devam ediyorsa cildiniz glikolik asit kullanamayacak düzeyde hassas demektir. Bu gibi durumlarda ürünü kullanmayı kesmeli ve bebeksi cildinizi tahriş etmekten kaçınmalısınız. Sizin cilt kusurlarınıza daha doğal yöntemlerle çözüm bulacağız demektir.

E vitamini lekeler üzerinde iyileştirici etkilere sahiptir.
Her şeyin doğalı makbul diyenlere

Vitaminlerin cilt üzerinde sayısız faydası bulunmaktadır. Özellikle E vitamini lekeler üzerinde iyileştirici etkilere sahiptir. E vitamini bakımından zengin meyve ve sebzeleri daha sık tüketmeye çalışın veya gıda takviyesi kullanmayı deneyin. Aynı zamanda dışarıdan hassas cildinize uygun bir leke bakımı protokolü de uygularsanız (bitkisel içerikli, E vitaminli ve lekelere yönelik dermokozmetik ürünler) sonuçları çok daha hızlı elde edeceksiniz.

Sonbaharda ağaçlar yapraklarını döker, doğa yeniden canlanabilmek için kendini arındırma ihtiyacı hisseder. Doğa ile ahenk içinde, cildimizin de bu mevsimde kusurlarından arınması ve yenilenmesi dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Güneş lekelerinden nasıl kurtulunur?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Bahar Özen: Almanya doğumluyum. 2011 yılında Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olduktan sonra Almanya Saarland Üniversitesi’nde İnsan Biyolojisi alanında bilimsel araştırmalarıma devam ettim. İş yaşantıma ilaç sektörüyle başladım; ama ilgi alanım beni dermokozmetik sektörüne yöneltti. Şuan Lotis Pharma’da Ürün Müdürü olarak çalışıyorum. Cilt bakımını moleküler düzeyde öğrenmekten keyif alıyorum. İyi hissedip iyi yaşamaya çalışan bir 'Uplifer' olma yolundayım ☺

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale