X

Çikolatanın mutlulukla bir ilgisi olmalı

Stres dolu bir günün ardından markete uğrayıp bir çikolata almak ve bunu afiyetle yemek, eminiz birçoğunuz için mutluluk verici ve rahatlatıcı bir olay. Çikolatanın mutluluk verici hormon olan endorfin salınımını arttırdığı ve geçici de olsa bireyler üstünde mutlu edici bir etkiye sahip olduğu artık herkes tarafından bilinen, bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir gerçek.

Peki, çikolatanın verdiği mutluluğun süresi nedir?

Macht ve Muller’in 2007 yılında “iştah” konusunda yapmış oldukları çalışmada, bu süre yalnızca 3 dakika olarak belirtiliyor. 3 dakikadan sonra çikolatanın mutluluk verici etkisi ne yazık ki kayboluyor.

Fakat çikolatanın mutluluk verici etkisinin uzunluğu, çikolatanın kalitesine ve vücuda giriş şekline göre farklılıklar gösterebiliyor. Yani yediğimiz her çikolata ne yazık ki mutlu son getirmiyor.

Macht & Muller’in çalışmasında yer alan katılımcılar, depresif bir moda sokulduktan sonra farklı tür ve kalitedeki çikolatalarla besleniyorlar. Sonuç oldukça şaşırtıcı: yalnızca kaliteli olan ve sıcak çikolata şeklinde sıvı olarak alınan çikolata, katılımcıların mutluluk seviyesinde bir yükselmeye sebep oluyor.

Araştırmacılara göre, çikolatanın bireylerin modunda ani değişimlere yol açmasının sebebi yendiği anda alınan duyusal zevk (dilde bıraktığı tat) ve çikolatayla önceden bağdaştırılmış duygusal deneyimler.

Macht ve Muller yaptıkları çalışmada çikolatanın hormon seviyesinde herhangi bir değişiklik yaratmasının söz konusu olamayacağını, çünkü çikolatanın beyindeki kimyasallara karışmasının aşağı yukarı 1 saati bulabileceğini söylüyorlar. Yedikleri şeylerle deneyimleri arasında bağlantı kuran kişilerin, çikolatanın mutluluk verici etkisinden daha fazla yararlandıkları da çalışmada gözlenen sonuçlar arasında.

Çikolatanın mutluluk verici etkisi tartışılamaz, ancak bu etki kısa sürdüğü için mümkün olabildiğince dikkatli ve kaliteli çikolata tüketmeye özen gösterilmeli. Çikolatayı sıvı olarak tüketmek ve iyi kalitedeki çikolataları tercih etmek, çikolatadan aldığınız mutluluğun süresini arttırmanız için iyi bir seçenek.

Havaların iyiden iyiye soğumaya başladığı, güneşli günlerin yerini yağmurlu ve kasvetli havalara bıraktığı şu günlerde; işten çıktıktan sonra kendinizi sıcak çikolatayla şımartmak günün yorgunluğunu üstünüzden atmanıza yardımcı olabilir. Yeni yılı evinde geçirecek olanlara da bu özel geceyi çikolatayla tatlandırmalarını öneriyoruz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale