X

Çevrenizdeki kişilerin sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirebilmeleri için uygulayabileceğiniz 6 pratik beslenme önerisi

Yeni aya sağlıklı beslenme ve sporla başlayacağınıza dair kendinize söz verdiniz. Mutfağınızdan sağlıksız gıdaları uzaklaştırıp, sağlıklı yiyeceklerle dolu yepyeni bir mutfak yarattınız. Bundan sonra dengeli ve düzenli besleneceksiniz. Peki aileniz? Brokoli sevmeyen bir eşiniz, her gün makarna ve köfte yemek isteyen çocuklarınız varken tek başınıza bu radikal değişime ne kadar ayak uydurabilirsiniz?

Sağlıklı ve dengeli beslenme düzenine ayak uydurabilmek ve beslenme programınıza sadık kalarak günü gününe uygulayabilmek, tek başınızayken bile altından kalkması oldukça zor olan bir değişim süreci. Bir de bu sürece ailenizden ve arkadaşlarınızdan kaynaklanan zorluklar eklendiğinde, engelleri iki katına çıkan bir yolda yürümeyi göze almanız gerekiyor.

  • Çevrenizdeki kişiler sağlıksız beslenmekten rahatsız olmayabilir ya da sizin sahip olduğunuz kilo, yağlanma, kas ağrıları gibi beslenme kaynaklı problemleri olmayabilir. Bu da sizdeki motivasyon kaynağının onlarda olmamasına, dolayısıyla sağlıklı beslenme düzenine geçiş yapmak istememelerine neden olabilir.
  • Yemek düzeninizde sağlıklı seçimler yapıyor olmanız, aynı değişimi gerçekleştirmek isteyen ancak gerçekleştiremeyen kişiler tarafından kıskanılabilir ve bu yoldaki çabalarınız engellenebilir.
  • Sağlıklı beslenmenin insan vücuduna sağladığı faydalardan haberdar olmayabilirler.
  • Yeni şeyler denemek konusunda açık fikirli olmayabilirler.
  • Siz değiştiğinizde onlarla olan ilişkinizin de değişeceği ve sizi kaybedecekleri korkusuna kapılmış olabilirler.

Çevrenizde sağlıklı beslenme ile ilgili almış olduğunuz kararları uygulama aşamasında size zorluk çıkarabileceğini düşündüğünüz kişiler varsa, aşağıdaki pratik yöntemlerle aldığınız kararların arkasında çok daha sağlam durabilmeniz mümkün.

1. Sağlıklı beslenme düzenine geçmek istemenizin nedenini ve bu durumun sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara açıklayabileceğiniz bir konuşma yapın.

Odak noktanızda sağlıklı beslenmeye neden ihtiyacınız olduğunu açıklamak ve bu süreçte onların yardımını beklediğiniz olsun. İçten ve samimi şekilde konuşmaya özen gösterin.

2. Kendi ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi paylaştıktan sonra, onların önem verdiği ve ihtiyaç duydukları şeyleri sizinle paylaşmalarını isteyin.

Sağlıklı beslenmenin önemini yakınınızdaki kişilere anlatabilmek için, onlar için önemli olan konularla sağlıklı beslenmeyi bağdaştırarak konuyu onlara açıklamaya çalışın. Örneğin, çocuğunuz basketbol oynamayı seviyorsa, sağlıklı beslenmenin basketbol performansına sağlayacağı faydalardan bahsederek, sağlıklı beslenmenin insan vücudu için olan önemini ona açıklamaya çalışabilirsiniz.

3. Beraber yaşadığınız kişinin ya da kişilerin sevdikleri yemekleri öğrenin ve eğer onlar için de uygunsa, sizin de yiyebileceğiniz versiyonlarını geliştirin.

Birlikte zaman geçirdiğiniz kişilerin sevdikleri yemekleri tuzsuz, şekersiz, vejetaryen, vegan stillerde pişirmeye çalışarak beslenme programınızı günlük yemek menüsüne adapte edebilirsiniz.

4. Yemek planınızı hazırlama sürecine onları da dahil edin.

Ailenizin her üyesinden, bir akşam yemeği önerisi alın ve bunu oluşturduğunuz haftalık ya da aylık yemek planına ekleyin. Daha sonra bu yemekleri en sağlıklı yollarla oluşturabileceğiniz farklı yöntemler geliştirin.

5. Yemek pişirme sürecine dahil olmalarını sağlayın.

Bahçede meyve, sebze yetiştirmek, birlikte yemek yaparak zaman geçirmek gibi aktiviteler aile bireyleri arasındaki bağların güçlenmesine yardımcı olur. Yemek pişirme deneyimiyle birlikte geçirdiğiniz güzel anların bağlantısı sağlandıktan sonra, sizin için her şey daha da kolaylaşacaktır. Birlikte zaman geçirdikçe, sağlıklı beslenmenize yardımcı olabilecek, farklı tarifler denemeye başlayabilirsiniz.

6. Evdeki tüm abur cuburları ortalıktan kaldırın.

Sağlıksız gıdalardan kurtulmanın yolu onlardan zamanla uzaklaşmak değil, bir anda hepsini ortalıktan kaldırmaktır. Hazır gıdalar yerine evde yapabileceğiniz, pratik ve sağlıklı atıştırmalıklar pişirebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale