X

Çevren hayallerini yaşamana izin vermiyor mu?

Herkesin yaşamında çevre ne derse desin kendi içindeki bilgeyi dinlemek durumunda kalacağı bir test olacaktır. Aile bu sınavlardan en zorudur, hatta korkutucusu. Aynı zamanda kişisel gelişiminde belki de, en heyecanlı anılardan biri.

Öyle ya da böyle aile ve çevre onayından kendimizi özgürleştirdiğimiz bir deneyim belki de, ruhsal yolculuğumuzun en derin dönüşümüdür. Bir uyanış yaşıyorsun, kendi içinde bir farkındalık, kalbinin sesini duymaya başlıyorsun ve biliyorsun ki artık yaşamın bir daha aynı olmayacak, yeni bir yön alacak. Problem şu, sen değiştiğinde ve bilinmeze doğru adım attığında ailen, arkadaşların, yakın çevren “korku” duymaya başlar. Bir anda aldığın karar doğrultusunda birçok eleştiri almaya başlarsın. Bilmem bu yazdığım sana da tanıdık geliyor mu?

Hayallerini gerçekleştirebiliyor musun?

İzmir’deki yaşamımı bırakıp, Amerika’ya pozitif psikoloji alanında çalışmalarımı tamamlamaya gitmeye karar verdiğimde ben de çok benzer bir durum yaşadım. Doğup büyüdüğüm şehirdeki arkadaşlarım, hah tamam kurumsal bir işe de girdi, artık evlenir, çoluk çocuğa karışır diye düşünen annem ve babam, pazar satış payını bu sene de %35 artıracağımı bekleyen yöneticilerim bu kararı pek de keyifle karşılamadılar. Karşı çıkışlar hissedilenin ötesine geçti ve şu cümleleri duymaya başladım:

  • Zaten 11 Eylül olaylarından sonra, oralarda Orta Doğu ülke vatandaşlarına çok kötü davranıyorlarmış.
  • Oraya gittiğinde sürünecek, en alttan başlayacak ve 5. Sınıf vatandaş olacaksın biliyorsun değil mi?
  • Kim başarmış ki sen başaracaksın, hala pembe bulutların üzerinde yaşıyorsun!
  • Zaten o eğitimden sonra sen çok değiştin, hiç gitmeseydin keşke! Sanki beynini yıkadılar.

Peki ama hayalleriniz karşısına korku dolu inançlar sıralanmaya başladığında ne yapmak gerek?

Aslında cevap oldukça basit. Öncelikle bunun çok normal olduğunu bilip, durumu kabullenmekle işe başlayabilirsin. Çünkü yaşamımızda içimizdeki güce uyanmaya başladığımızda ve ruhumuzun misyonu doğrultusunda adım attığımızda ilk bakmamız gereken şey; bugüne kadar birlikte vakit geçirdiğin çevrenin sana empoze ettiği inançlar. Annenin, babanın, anneanne, babaanne, dedelerinin, kız kardeş, abinin, yaşamın boyunca sana yakın olmuş olan kişilerin…

“Sen kiminle berabersen, bir süre sonra o olursun.” – Anthony Robbins

Sana sormak istiyorum: Kim olmak istiyorsun? Nasıl bir yaşam sürmek? Belki de içinde bulunduğun çevre bu yaşamı onaylamıyor? Belki artık eski inançların daha önceden olduğu kadar kuvvetli değil ve yaşamı sorgulamaya başladın; belki de artık gerçek değerini hissetmeye başladın ve hali hazırdaki finansal kazançlarının senin için az olduğunu düşünüyorsun; belki de içinde bulunduğun evlilik artık seni beslemiyor ama zehirliyor. Ama ya insanlar ne der korkusu ile harekete geçemiyorsan, senden bir isteğim var: Yaz. “Gerçekleştirmek istediğim hayalim konusunda adım atarsam insanlar ne der? Korkularım neler?” Sonra listeye bir bak. Neden buna izin veriyorsun?

Şayet bu yazıyı okuyorsan; bil ki tesadüf değil hayallerini gerçekleştirmek, çevrendekilerle sağlıklı sınırlar çizmek, onların onayı olmadan da özünü yaşayabilmek senin hakkın. Amacım seni çevrene karşı döndürmek değil, onların ki de seni hayallerinden koparmak değil. Sadece korkuyorlar, değişim ile seni ve sevgini kaybetmekten. Hiçbir şeyin olmadığı gibi duydukların da tesadüf değil. Bütünsel yaşamında bir sonraki seviyene yükselmen için yenmen gereken kısıtlayıcı inançlar sadece. Bunu sana ulaştıran aracılara teşekkür et ve onlara yaşam şeklin değişse dahi herşeyin en güzel hali ile yolunu bulacağına dair güven ver. Çünkü sen içindeki gücü ortaya çıkardığında, gerçek potansiyelini kalpten yaşamaya başladığında çevrendekilere vereceğin sevgi de artacak.

Hayallerini yaşamak için ruhuna bir fırsat ver!

İstediğim bir hayalim var ama nasıl yapabileceğimi bilmiyorum ve bu da adım atmama engel oluyor diyorsan yaz bana, mutluluk yolunda içindeki güce bağlanıp, beraberce hayallerine doğru yürüyelim.

yeliz@yelizruzgar.com / yeliz@powercoaching.us

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale