X

Cesaret, huzur ve sevgiye giden bir yol: Kabul etmek

“Kim seni bütünüyle koşulsuzca kabul ederse değişmeye başlarsın. O’nun kabulü sana böyle bir cesaret verir.”
OSHO

 

Birkaç yazımda bahsettiğimi hatırlıyorum: Bu cümleyi okuduktan sonra sessizliğe gömülüp, halka halka etkisini hissetin mi, yine? Bilmiyorum ama, bendeki etki böyle oldu. Denize bir taş attım sanki ve halkalar büyüdü. Usul usul…

Yani söz ruha varana kadar, bir süre aldı. Ve demlendi oracıkta. Bu kadar derin olmasının sebebini belki kendi içime dönerek bir soracağım. Eğer bir his belirdiyse, mutlaka derinlerde bir sebebi vardır, bakmak lazım. Sizde de benzer hisler çıktıysa gün yüzüne, haydi sonraki satırlarda biraz başka bir perspektiften bakalım.

Kabul etmek…

Kabul etmek denildiğinde bu senin için ne ifade ediyor? Kabul etmek demek nasıl bir hâl? Her şeyi kabul etmek derken, buna haksızlığı da kabul etmek dahil mi? Ya da herhangi bir şeyi, varolduğu hali ile, yorumlamadan, sınıflandırmadan ve değiştirme çabasına girmeden, tamamen oluğu haliyle kabullenebilmek mi? Sonucu ne olursa olsun… Sonucu görmeden, sonucu hesaplamaya girişmeden, sonuca müdahale etmeden ve sonuca duygusal bir tepki vermeden… “Evet, kabul ettim, peki ya şimdi?” diyebilmek.  

Çoğu zaman istediklerimiz ve yaşadığımız gerçekler arasında bir uçurum oluyor. Hayat işte. Peki böyle zamanlarda nasıl tepkiler veriyoruz? Bir bakalım… Durumu gerçekçi olarak ele almak yerine zihnimizde bir kılıfa sokuyoruz ve kendi istediğimiz hale getirmek için, süreç önümüze çatışmalar, huzursuzluklar mı sunuyor? Evet, eğer ki orada bir mücadele varsa bu sonu kendi ısrarlarımızla hazırladğımızı fark etmiyoruz bile ve bu sonuca kızacak enerjiyi kendimizde bulabiliyoruz! Ve çoğu zaman tamamen otomatikleşen bir eylem olarak, farkında bile olmadan…

Kabulün olduğu yerde, çatışma, huzursuzluk barınmıyor. Kabul olduğu zaman, bir sonraki adım olmuyor. Bir sonraki adım için kafanda binbir düşünce, yapmayı planlayacağın binbir eylem kurgulamıyorsun. Çünkü kabul. Gerisi sessizlik. Gerisi akış. Ve olması gereken.

Çok zor ruh hallerinin içindeyken, dışarıdan çok zorlayıcı tetiklenmeler sana doğru yönelmişken bile, bakıp, sadece izleyip, yorumlamadığında geçmesi aslında her şeyin… Mesela düşün, şu an kolunda ufak bir yerde bir kaşınma hissettin. Kaşırsan geçecek. Belki acıyacak bile. Ama kaşımazsan da geçecek. İzle onu, nasıl geçtiğini. Eğer sen ona bir anlam, sıfat, yargı eklersen, kelimelere dönüşürse aklına üşüşen harfler, işte o zaman ona tam olarak “sen”ce, senin dilince, senin yaşam tecrübence bir anlam yüklüyorsun. Dışarıda, diğer pencerelerde olan biteni görmeden, ki görmeyi bırak, fark etmeden…

Ve tüm bu koşulsuz kabullenmeler, değişim ve cesareti getirir… Ve aslında yarattığımız halkaların ne yöne evrileceğini, yani aslında, temelde neyi istediğimizi bilmekten geçiyor. Bir davranış varsa sonucunda varılmak istenen bir yer var demektir. Ve madem bir yer var varmak istediğin, neden istediğin sonuca seni yürütecek bir yol çizmeyesin kendine? Ve işte bu noktada, kabul, cesareti getirir. Ve cesaret, ve huzur, ve sevgi… Ne lazım bu hayatta başka?

İlginizi çekebilir: Mutlu son beklemek yerine sonsuza gidelim mi?

Şebnem Pınar: Merhaba! Yazılarımda benim 'anlama yolculuğumu' okuyor olacaksınız. Beni anlamak için yazan birisi olarak tanımlamak da isteyebilirsiniz. Şimdi daha önceden edindiğiniz tüm varsayımları ve okurken yapacağınız tüm kritikleri bir kenara bırakıp, sadece okuyun. İdraki de doğal sürecine bırakın... Okuduğunuz an anladığınız şey az sonra değişebilir! Bunu hatırlayın. Bu sizin size yapabileceğiniz en güzel şey!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale