X

CES (Consumer Electronics Show) 2026’da öne çıkan wellness inovasyonları

6-9 Ocak’ta Las Vegas’ta gerçekleşen CES 2026 isimli etkinlik, dünyanın en büyük ve etkili teknoloji fuarı olarak öne çıkıyor. Bu yılki etkinlik, çığır açan teknolojilere, tüketici ürünlerine ve sektör trendlerine ev sahipliği yaptı. Bu global inovasyon platformunda kadın sağlığından duygusal sağlığa kadar uzanan birbirinden farklı ve ilgi çekici wellness teknolojileri de tanıtıldı. Bu yazımızda, CES 2026’da dikkatleri üzerine toplayan wellness inovasyonlarını inceliyoruz.

Peri

CES 2026’da ‘’En İyi Wellness Teknolojisi’’ seçilen Peri, vücuda yapıştırılan giyilebilir bir cihaz olarak karşımıza çıkıyor. Bu küçük cihaz, sıcak basması, anksiyete, regl değişiklikleri, gece terlemesi ve uyku bozuklukları gibi perimenopoz semptomlarını takip ediyor.

Peri’ye eşlik eden mobil aplikasyon, menopoz öncesi geçiş dönemi belirtilerini anlamaya ve bunları yönetmeye yardımcı oluyor. Kullanıcılar, aplikasyon aracılığıyla semptomlarına uygun kişiselleştirilmiş bilgilere ulaşarak bilinçli kararlar alabiliyorlar. Bu teknoloji, diyet, egzersiz, vitamin alımı ve hormon tedavisi gibi pek çok önlem ve tedaviye yoğunlaşıyor.

Tombot Jennie

Kaynak: tombot.com

Tombot, CES 2026’da ‘’En İyi Yaşlı Bakım Teknolojisi’’ ödülünü kazanan Jennie isimli robot köpeği geliştiriyor. Demans hastası yaşlılar için tasarlanmış olan Jennie, fazlasıyla gerçekçi bir duygusal destek robotu. Bu teknoloji, içindeki sensörler ve ses aktivasyon yazılımıyla bir köpek yavrusu gibi davranabiliyor. Örneğin, Jennie kullanıcıdan konuşmasına dair bir komut aldığında havlayabiliyor ve okşandığında kuyruğunu sallayabiliyor.

Jennie’nin bir de mobil uygulaması bulunuyor. Kullanıcılar, uygulama aracılığıyla robot köpeklerine isim verebiliyorlar ve onun işlevlerini özelleştirebiliyorlar. Ayrıca, uygulama Jennie’yle olan etkileşimleri günlük olarak takip etmeyi de sağlıyor. Jennie’nin yalnızlık, depresyon, yüksek stres ve anksiyete belirtileriyle başa çıkmaya yardımcı olduğu vurgulanıyor.

Allergen Alert

Etkinlikte ‘’En İyi Girişim’’ ödülünü kazanan Allergen Alert, gıda alerjenlerinin varlığını tespit eden taşınabilir bir cihaz geliştiriyor. Bu cihaz, yumurta, balık, glüten, süt, yer fıstığı, soya, kabuklu deniz ürünleri, susam ve buğday gibi alerjenleri tespit edebiliyor. İlk olarak, plastik bir test poşetine konulan yiyecek örneği cihaza yerleştiriliyor. Cihaz, iki dakika içinde dahili bir ekran ve yardımcı uygulama aracılığıyla sonuçları sunuyor.

Cep boyutunda ve kullanımı fazlasıyla kolay olan Allergen Alert, gıda alerjisi olan bireyler için oldukça pratik bir araç. Aynı zamanda, bu cihaz restoranlar, kafeler, oteller ve catering firmaları için de öne çıkıyor. Bunlara ek olarak, cihazın okullarda, hastanelerde ve şirket yemekhanelerinde de kullanılabileceği belirtiliyor.

Dephy Sidekick

Kaynak: dephy.com

Dış iskeletler CES 2026’da sıkça konuşuldu ve Dephy Sidekick de bunu destekleyen teknolojiler arasında bulunuyor. Dephy Sidekick, dünyanın ilk ayak bileğinden güç alan giyilebilir cihazı olup daha hızlı ve daha az çabayla hareket etmeye yardımcı oluyor. Bu hafif cihaz, her adımda topukları kaldırarak yürümeyi kolaylaştırıyor. Sidekick, ilk birkaç adımda yürüyüşü analiz ediyor ve analizden sonra yürümeye yardımcı olmaya başlıyor. Başta hareket kısıtlılığı olan kişiler olmak üzere pek çok insan bu teknolojiden yararlanabiliyor. Örneğin, bu cihaz bir günde yaklaşık 20.000 adım atması gerekenlerden her gün köpeğini gezdirenlere kadar birçok kişiye fayda sağlayabiliyor.

Geliştiriciler, Sidekick’in tıbbi bir cihaz olmadığını vurguluyor. Bu teknoloji, kullanıcının gücünü ve hareket kabiliyetini daha kolay, güvenli ve keyifli bir şekilde kullanmasını sağlayan wellness ürünü olarak tanıtılıyor.

Petal

Petal, sütyenin içine yerleştirilen bir sağlık takip cihazı olarak karşımıza çıkıyor. Bu cihaz, biyoelektrik empedans analizi aracılığıyla vücut kitle indeksi, solunum düzeni, kalp atış hızı ve kalp atım değişkenliği (HRV) gibi verileri ölçüyor. Hatta, cihaz meme dokusunu da değerlendirebiliyor. Etkinlikte Petal’i deneyen birçok insan, cihazın akıllı saat ve akıllı yüzükten bile daha rahat olduğunu belirtiyor. Cihazın çıkarılabilir sütyen pedi gibi hissettirdiği söyleniyor.

Petal’in yapay zekası, meme MR’larına dayanıyor. Cihaz, kalp rahatsızlıkları ve meme kanserini erkenden tespit etmeyi amaçlıyor. Petal, şu anda vücuduna tıbbi cihaz yerleştirilmiş kişilere ve hamilelere önerilmiyor.

SunBooster

Kaynak: sunbooster.health

SunBooster, gününün büyük bir kısmını ekran başında geçiren kişilere hitap ediyor. Bu cihaz, ruh halini kontrol altında tutmayı amaçlıyor. Bir bilgisayar kamerası boyutundaki SunBooster, bilgisayar ekranının veya monitörün üstüne takılıyor. Cihaz, yakın kızılötesi ışık yayarak doğal güneş ışığına benzer sağlık faydaları sunuyor. Yakın kızılötesi ışık, hücreleri enerji üretimi için uyarıyor ve hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha odaklanılmış bir evreye geçiliyor. Kısacası, SunBooster ile iç mekanlarda güneş etkisi yaratılabiliyor.

SunBooster, masabaşı çalışanların özellikle kış aylarında ve kapalı alandan çıkamadıkları zamanlarda enerjik bir şekilde işlerine devam etmelerini sağlıyor. Cihaz, günlük doz alındığında otomatik olarak kapanıyor.

Vivoo FlowPad

Yerli startup Vivoo, CES 2026’da FlowPad isimli akıllı pedini duyurdu. FlowPad, kadın sağlığı takibi için tasarlanıyor. Bu ped, mikroakışkan kanallar aracılığıyla toplanan örnekleri analiz ederek FSH ve vajinal pH gibi temel biyokimyasal belirteçlerin konsantrasyonunu belirliyor.

Vivoo FlowPad, hem hijyenik ped hem de evde hormon testi olarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar, sonuçları doğrudan pedden görüntüleyebiliyorlar ve daha fazla bilgi edinmek için Vivoo uygulamasından pedin fotoğrafını çekebiliyorlar. FlowPad’in sunduğu sonuçlar, doğurganlık, düzensiz regl döngüsü ve hormonal düzenlerin önemli göstergeleri olabiliyor. PKOS’lu kadınlar ve hamile kadınlar için bu teknoloji fazlasıyla faydalı gözüküyor. Pedin ideal kullanıcı kitlesinin 30-45 yaş arası insanlar olduğu belirtiliyor.

OhmBody

OhmBody, regl kramplarını hafifletmeyi amaçlayan bir nörostimülasyon cihazı. Bu cihaz, bilim temelli regl sağlığını ön planda tutarak adet dönemlerinin tüm vücut deneyimi olduğunu gösteriyor. Cihaz, transkutanöz auriküler nörostimülasyon kullanarak belirli sinirleri uyarıyor ve bu sayede adet sancılarını hafifletiyor. Ayrıca, cihazın aşırı kanamayı azaltabildiği ve hem ruh halini hem sindirimi hem de enerji seviyesini iyileştirebildiği de vurgulanıyor.

OhmBody’nin kulaklığı kulağın etrafına yerleştiriliyor. Daha sonra, kulaklıkla dikdörtgen şeklindeki cihaz kablo aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Son olarak da cihaz açılıyor ve istenilen yoğunluk seçiliyor. OhmBody, daha düzenli ve yönetilebilir regl döneminin hayalini kuran kadınların fazlasıyla ilgisini çekiyor.

CES 2026’da sergilenen wellness inovasyonları, başta kadın sağlığı olmak üzere sağlığın farklı alanlarında kaydedilen teknolojik ilerlemeleri somutlaştırıyor.

Kaynak: ces.tech, PCMag

İlginizi çekebilir: Biyometrik küpe geliştiricisi Lumia Health 7 milyon dolar yatırım aldı

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale