X

Cep telefonunuzu daha bilinçli kullanmanızı sağlayacak tüyolar

Bundan yaklaşık 20 sene önce bir teknolojik ürünün piyasayı alt üst edeceğini, dünyadaki herkesin saatlerce o ürünün ekranına bakacağını ve hatta onu evde unutup dışarı çıkmaktan korkacağını söyleselerdi kimse inanmazdı. Ancak bugün gelinen nokta bu. Akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla birlikte artık her şeyi onlarla yapar hale geldik. Akıllı telefonlar hayatımızın o kadar büyük bir alanını kaplıyor ve her yerde karşımıza çıkıyor ki, günümüzde birçok kültürü etkiliyor ve alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Uzmanlar, ortalama bir Amerikalının günde 80 defa telefonunu kontrol ettiğini söylüyor. Hatta bazı ülkelerde “akıllı telefon alışkanlığı” diye bir kavram üzerinden iyileştirme programları bile düzenleniyor.

Siz belki henüz dijital detoksa ihtiyaç duyacak kadar akıllı telefon alışkanlığınızın ileri seviyede olduğunu düşünmüyor olabilirsiniz. Ancak zaman zaman akıllı telefonunuzu bilinçsizce kullandığınızı düşündüğünüz oluyor mu? Telefonunuzun sizi kontrol altına aldığını, hayatınızı şekillendirdiğini düşünüyor musunuz? Eğer akıllı telefonunuzu daha bilinçli kullanmak istiyorsanız, işte birkaç öneri:

1. Uygulamalardan faydalanın

Akıllı telefon kullanımınızı azaltmak için uygulama kullanmak biraz tuhaf duyulabilir ancak bu konuda çok işe yarayan çalışmalar var. Bu uygulamalarla telefonunuzun arayüzünü yeniden düzenleyebilir, dikkat dağıtıcı uygulamaların sizi yönlendirmesine izin vermeyebilir, bildirimleri düzenleyebilirsiniz.

2. Eski usullere başvurun

Akıllı telefonların en güzel yanı, sadece bir telefondan ibaret olmaması. Yani akıllı telefonla müzik dinleyebiliyor, zaman yönetiminizi sağlıyor, garajınızın kapısını açıyor, toplantılarınızı takip etmenizi sağlıyor, sevdiklerinizle iletişiminizi kolaylaştırıyor, sabahları uyanmanızı sağlıyor. Ancak tüm bunları tek bir aletle yapabilmek, bilinçsiz bir kullanımı da beraberinde getiriyor. Örneğin saate bakmak için elimize telefonu alıyoruz, o sırada bir başka uygulama dikkatimizi dağıtıyor ve 5 dakika sonra kendimizi sosyal medyada aşağıya doğru kaydırırken buluyoruz. Oysa eski usule başvurup akıllı telefonlarla yapabildiğimiz şeyleri başka aletlerle yaparak daha bilinçli bir akıllı telefon kullanıcısı olmak mümkün.

3. Bilinçli sorular sorun

Akıllı telefonunuzu elinize almadan önce veya elinize aldığınızda kendinize sorular sorun, gerçekten telefonla ilgilenmenize gerek olup olmadığını sorgulayın. Eğer ofise gider gitmez yaptığınız ilk şey bilgisayarınızı açıp maillerinizi kontrol etmekse, yolda giderken cep telefonunuzu bunun için elinize almanıza gerek yok. Kendinize “Buna her koşulda bakmalı mıyım?” “Bu mesajlara veya bildirimlere yanıt vermek için zamanım var mı?” “Tam şu anda telefonuma bakmazsam ne olur?” gibi sorularla cep telefonunuzu daha bilinçli kullanabilirsiniz.

4. Özel sınırlar belirleyin

Kendi zihinsel sağlığınız için hayatınızdaki bazı toksik insanlara karşı sınırlar koymuş olabilirsiniz. Belki bunu cep telefonunuz için de yapmanın vakti gelmiştir. Bu sınırların neler olacağına siz karar verebilirsiniz. Telefonu asla yatağa götürmemek, işe gidene kadar telefona bakmamak, günde 1 saat telefondan tamamen uzak kalmak olabilir.

5. Griye dönün

Çok sevdiğiniz bir arkadaşınız siyah-beyaz bir film izlemeye sizi davet etse ne kadar heyecanlanırdınız? Büyük ihtimalle sıkıcı bir akşam olacağını düşünürsünüz. Bu bilgiyi cep telefonu kullanımınızı sınırlandırmak için kullanabilirsiniz. Cep telefonunuzun ekranını renkli değil siyah-beyaz yaparak cep telefonu kullanımınızı kısıtlayabilirsiniz. Renklerin duyuları ve duyguları harekete geçiren, çok önemli bir unsur olduğunu unutmayın.

6. Telefonunuzu bırakın

Telefonunuzu evde bırakıp işe gitmek veya bir yolculuğa çıkarken telefonunuzu almamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Ancak koşuya giderken, ekmek almaya giderken, plaja giderken telefonunuzu evde bırakabilirsiniz.

Kaynaklar:
Brit.co
Mind Body Green

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale