X

Çekiciliğimizi sakal bıraksak da mı saklasak, sakal bırakmasak da mı saklasak?

Birkaç yıl önce sakalımı uzatmaya karar verdiğimde, Türkiye’de (dini gruplar dışında) birçok genç erkek arasında kirli sakal ve kısa sakal bırakmak zaten popülerdi. Ancak son 2 yılda, özellikle üniversite öğrencilerinde gözlemlediğim bir uzun sakal modası aldı başını gidiyor. Bu gençler, kişiliklerini ve tarzlarını sakallarıyla yansıtmayı tercih ediyor. Bir anda virüs gibi hızlı yayılan bu trendi tartışmak için, bu yıl ilk kez üniversitede vermekte olduğum insan cinselliği dersinde sakal konusunu gündeme getirdim ve öğrencilerimden gelen sorular ve en çok tartışılan konu başlıklarını sizler için derledim.

Uzun sakalın birden bu kadar popülerleşmesinin altında yatan sebep ne?

Uzun sakalın tüm dünyayla birlikte Türkiye’de de popüler olmasının ve bu trendin hızla yayılmasının ardında yatan birçok farklı sebep var. Televizyon dizileri (ki Muhteşem Yüzyıl’ın bu akıma olan etkisi tartışılamaz), Facebook grupları, Instagram hesapları ve ‘Hipster’lığın yükselişe geçmesi gibi birçok kültürel ve sosyal faktör, sakal modasının hızlı şekilde popülerleşmesine zemin hazırladı. Sosyal ve kültürel faktörlerin yanı sıra araştırmacılar ekonomik nedenlerin de bu durum üzerinde etkili olabileceğini söylüyor. Kadınların iş hayatında daha çok rol alması ve sosyal güçlerinin artması, erkeklerin maskülen yanlarını ön plana çıkararak güç gösterisi yapma ihtiyacını beraberinde getirmiş olabilir. Ekonomik nedenlere ek olarak, modada geçmiş yılların moda trendlerine geri dönüş şeklinde yaşanan değişim de, erkeklerin sakal uzatmasının başka bir sebebi.

Ancak araştırmacılara göre, sakal trendindeki bu hızlı artışın en önemli sebebi, farklı ve nadir olanın daha çok ilgi görmesinden kaynaklanan bir ilgi görme isteği. Kirli sakal ya da sakalsız yüz modayken, her geçen gün daha fazla erkeğin bu stili benimsemiş olması ve buna bağlı olarak uzun sakallı erkeklerin farklılıklarıyla ön plana çıkması, günümüzde uzun sakallı erkeklerin sayısında bir patlamaya yol açtı. Ancak her moda akımında olduğu gibi, uzun sakal modası da bir süre sonra doyuma ulaşacak ve hem kadınlar hem de erkekler daha nadir ve az sayıda bulunan sakalsız ya da kirli sakallı yüzleri tekrar daha çekici bulmaya başlayacak.

Erkekler neden sakal bırakır?

Bu soruya mantıklı ve bilimsel bir cevap vermek bir hayli zor. Kendi adıma, sakal uzatmanın yemek yerken daha fazla kirlenmekten başka bir amacının olduğunu düşünmüyorum. Evrimsel açıdan bakıldığında, sakal bırakmanın erkeklerin birbirleri üzerindeki baskınlığını ve maskülenliğini öne çıkarmak amacı taşıdığını söyleyebiliriz.

Sakal bırakan erkeklerin yansıttığı imajla ilgili yapılan bir araştırmada, hem erkek hem de kadın katılımcılar uzun ve gür sakalın yüksek sosyal statü, baskınlık, maskülenlik ve şiddeti çağrıştırdığını belirttiler. Evrimsel araştırmacılar ise, uzun sakal bırakmanın İstanbul’da Ferrari’yle gezmek gibi olduğunu söylüyorlar. İkisi de pratikte işlevsiz ancak tıpkı Ferrari’siyle bozulmuş yollarda gezen birinin ‘Bakın ben zenginim.’ diye bağırıyor olması gibi, sakalı olan bir adam da ‘Kavga ederken sakalımı çektiğin an işimi bitirebilirsin ama sakallıyım ve güçlüyüm.’ imajı çizmeye çalışıyor.

Sakal erkeği gerçekten çekici yapar mı?

Hem evet, hem hayır. Her şeyde olduğu gibi, sakalda da farklı modeller farklı algılar yaratabiliyor. Bir araştırmada, kirli sakalı olan erkeklerin (10 gün boyunca kesilmemiş) kadınlar tarafından en çekici bulunan grup olduğu belirlenmiş. Sakalsız erkekler, katılımcılar tarafından daha az maskülen bulunurken, uzun sakallı gruptaki erkeklerin daha yaşlı ve şiddete eğilimli göründükleri belirtiliyor. Araştırmacıların da belirttiği gibi ‘Sakal, cinsel çekicilik konusunda önemli bir belirleyici ve cinsel olgunluğun göstergesi.’

Gelecekte sakal

Her dönemde olduğu gibi, gelecekte de erkekler sakal uzatacaklar. Peki artık neredeyse girdiğimiz her ortamda karşımıza çıkan uzun sakallar daha ne kadar popüler olmaya devam edecek? Bana sorarsanız, bu moda birkaç yıl daha popülerliğini koruyacak ancak önümüzdeki dönemlerde kadınların uzun sakallı erkeklere karşı ilgisinin azalacağını ve buna bağlı olarak uzun sakal trendinin yavaş yavaş yerini tekrar kirli sakala bırakacağını düşünüyorum. Ancak kendi sakalımı, uzun bir süre daha kesmeyi düşünmüyorum.

Ryan Wise: New York Syracuse Üniversitesi’nde İnsan Gelişimi üzerine doktoramı tamamladıktan hemen sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamak üzere İstanbul’a taşındım. Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Cinselliği ve Çocuk Gelişimi alanlarında çeşitli dersler vermekle birlikte araştırma ve ilgi alanlarım kişilerin cinsel ilişki ve bekaret algısı üzerine. İki çocuk babasıyım ve boş zamanlarımı okuyarak, dövme yaptırarak ve sahilde yaptığım uzun yürüyüşlerle değerlendirmeyi seviyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale