X

‘Susadım, o halde ne içsem?’ Çay-kahve suyun yerini tutar mı?

Türk halkı gün içerisinde bol sıvı tüketir: Kahvaltıda çay, meyve suyu, kahvaltıdan sonra kahve (hatta bazen kahvaltıdan önce), arada yine birkaç çay veya kahve, Öğlen yemeğinde çorba, sulu yemek, ayran, meşrubat, akşam yemeğine kadar yine birkaç maden suyu, süt, ayran, meşrubat, çay, kahve, akşam yemeğinde çorba, sulu yemek, meşrubat, ayran, akşam yemeğinden sonra da yine bol sıvı olarak çay, kahve, meşrubat ve maden suyu.

Evet, gün içerisinde bol sıvı tüketen bir milletiz. Genellikle bu nedenle su ihtiyacının karşılandığını düşünürüz. Susadıkça içilen sulu içecekler, çoğu zaman suyun yerine geçer diye düşünürüz. Peki, gerçekten de tüketilen sıvılar günlük yaklaşık 8 bardak su ihtiyacını karşılar mı yoksa daha fazla su kaybına mı neden olurlar?

İlgili yazı: Standardın dışında kalanlar: Hangi yaşta ne kadar su içilmeli?

Çay

Gün içerisinde fazla miktarda içilen çay su ihtiyacını gidermenin aksine, vücudun susuz kalmasına neden olur.

Sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi siyah çay, gün içerisinde de bolca tüketilir. Bazıları demlik demlik içer. Siyah çayı günde 1-2 bardak açık, şekersiz ve limonla tüketenler ile 10-15 bardak demli ve şekerli içenleri ayrı tutmak gerek. İkinci guruba girenlerin sadece çaydan aldıkları su miktarı günlük su ihtiyacını karşılamaya yetecek iken, siyah çayın kafein içeriği ona idrar sökücü özelliği kattığı için, çay içeriğindeki suyun daha fazlası böbrek yoluyla atılır. Yani aslında içilen bardak bardak çaylar günlük su ihtiyacını gidermeye yardımcı olmamakta, tam aksine daha fazla susuz kalınmasına neden olmaktadır.  

Şekerli gıdalar tüketmek, susama hissine neden olur. Çay zaten susamaya neden olur, bir de beraberinde şeker ile tüketilirse, susama hissi artar; ancak alışkanlık gereği su yerine çay içilmeye devam edilirse, içilen çayın miktarı artar; ancak susama hissi azalmaz!

Bitki çaylarını gün içerisinde, siyah çay gibi birkaç bardak tüketmekte sakınca yoktur. Kafein içerikleri siyah çaya oranla daha düşük olmasına karşın, fazla tüketilmesi durumunda idrar söktürücü etki yine artacaktır. Ayrıca bitki çaylarının etken maddelerine dikkat etmeli ve genel sağlık göz önünde bulundurularak tüketilmesi gerekmektedir.   

Kahve

Kahvenin faydaları ile ilgili her geçen gün yenisi ortaya çıkmakta ve tüketilmeleri önerilmektedir. Çay gibi kahve de kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Çay ve kahvesiz hayat birçok kişi için düşünülemez.

Kahve güne başlarken ayılmaya, yemekten sonra sohbete, öğlende fala, ara öğünde tok tutmaya, akşam ders çalışırken uyumamaya yardımcı bir içecek olarak günlük hayatımızda yerini almıştır. Kahvaltı kelimesi bile “kahve altı” tanımından türemiştir. Bu kadar hayatımızın içinde olan bir içecek, normalde günde 1-2 fincan sade Türk kahvesi yanında su ile olarak tüketilirdi. Günümüzde ise şuruplu, şekerli, büyük boy, sütlü, aromalı seçenekleri tüketimi arttırmakla kalmayarak, kahve geleneğini de değiştirmiştir. Kahvedeki kafein dahi idrar söktürücü olması nedeni ile yeterli bir susuzluk sebebi iken, yanında işlenmiş gıda ve şeker içeriği yüksek içecekleri ile birleşince vücuttan ekstra atılan suyun miktarı da artmaktadır.

Kahvenin idrar söktürücü özelliği olduğu için kahveyle birlikte su içmeniz önerilmektedir.

Maden suyu

Su yerine içilebilecek en güzel sıvı maden suyudur. Mineral içeriği yüksek, bikarbonat yönünden zengin maden suları her yaşa uygundur. Bununla birlikte hafif asidik yapısı ve karbondioksit miktarı nedeni ile günde 1 litreden fazla içilmesi önerilmez. Hatta tansiyon ve böbrek rahatsızlıkları olanların doktor kontrolünde tüketmeleri önerilmektedir.

Maden sularının son zamanlarda tüketimini arttırmak için aroma katmaktadırlar. Bu katkılar maalesef maden suyunun su yerine tüketilmesini önlemektedir. Maden suyunu içerken tadını beğenmeyenler, içerisine limon sıkmak suretiyle de tüketebilirler. Böylece doğal bir aroma kazanmış ve bir miktar karbondioksit gazı uçmuş olur.

Soda

Maden suyu ile aynı olduğu düşünülse de aslında soda filtrelenmiş suya karbondioksit gazı eklenmesi ile oluşmaktadır. Oysaki maden suyunda doğal mineraller ve yine doğal oluşmuş karbonik gazlar mevcuttur.

Özellikle Amerika’da su yerine soda tüketimi fazlasıyla görülmektedir. Amerika, soda ile büyük bir mücadele içerisindedir.

Meyve suyu

Taze sıkılmış meyve sularının su içeriği yüksektir. Su yerine içilebilir bir alternatif olabilirler, bununla birlikte suyun kalori değeri olmadığı için kilo kontrolüne yardımcıdır, ancak taze sıkılmış meyve sularının şeker içeriği yüksektir ve lif oranı azdır, özellikle de portakalın. Bu nedenle su gibi günde 8 bardak içmek söz konusu değildir. Ayrıca şeker hastalığı ve kilo problemi olanların meyve sularını dikkatli tüketmeleri gerekmektedir.

Taze sıkılmış meyve suları su yerine iyi bir alternatif olsalar da, meyve sularının şeker içeriği yüksek olduğundan dikkatli tüketilmelidir.

Meşrubat – Gazlı içecekler

Karbonik asit, fosforik asit ve şeker içeriği ile gazlı içecekler tam anlamıyla birer asit bombasıdır. Kafein içerikleri son derece yüksektir. Vücuttan fazlasıyla su atılmasına neden olurlar. Yaklaşık 3 pH’taki değerleri ile de vücudun asit yükünü arttırırlar. Böbreklerin 5 pH’tan daha aşağısındaki pH değerlerini süzememeleri nedeni ile böbreklerin görevlerini yerine getirmelerinde zorlanmalarına neden olabilmektedirler.    

Ayran

Ayran kalsiyum yönünden zengin ve bilindiği gibi yoğurt ile suyun karışından oluşur ve tuz eklenir. Hatta, daha tadına bakılmadan ekstra tuz eklenir. Sofra tuzu fazlasıyla sodyum içerir. Sodyum su çekme özelliğine sahip olduğu için vücutta ekstra su tutar. Ödeme neden olur.

Susadığınızda ya da yemek ile birlikte ayran içmek istediğinizde, ayranınıza fazla tuz atmamanız önerilmektedir. Yine ayran, yağlı içeriği nedeni ile kilo kontrolü açısından dikkat edilmesi gereken bir sıvıdır.

Eğlenceli bir test

Artık günümüzde birçok konuda olduğu gibi su içmek için de uygulamalar mevcut. Günlük su içme miktarınızı girebiliyor, eksik kalan miktarı görebiliyorsunuz. Yine böyle bir uygulamaya ek olarak diğer içilen sıvıların da hesaba katıldığı, günlük içilen sıvıların da hesaplandığı ve o günkü hidrasyon-dehidrasyon durumunuzu öğrenebileceğiniz keyifli bir site önerisinde bulunmak isterim:

http://www.h4hinitiative.com/tools/hydration-calculator

Buradan tüm gün içtiğiniz sıvıları miktarları ile girip, kişisel bilgilerinize göre hidrasyon durumunuzu görebilirsiniz.

Gün içerisinde içilen su miktarı, diğer sıvıların vücuttaki etkileri ve tüketim miktarlarını göz önünde bulundurarak susuz kalmamak mümkündür. İlk başlarda alışkanlıkları değiştirmek zor olsa da, zamanla vücut suya doydukça enerjinizin artacağını, bağışıklığınızın güçleneceğini ve cildinizin ışıldayacağını unutmayınız.

Oya Milli Sülün: Sulak bir ülke olan Hollanda'da doğup, büyümeme rağmen, kendimi bildim bileli bir bardak su içmez, üniversite yıllarında okurken de içme suyu ile ilgili hiçbir çalışma yapmak istemezken, yaşam beni "canlı su" uzmanı yaparak hayatın ne kadar ironik olduğunu kanıtladı. Ben de hayatın bana verdiği cevaba karşılık, suyun bilinmeyenlerinde önce bir güzel kayboldum sonra da kendimi de bulup çıktım… Siz de su deyip geçmeyin, çünkü SU: aşktır, sanattır, sevgidir, barıştır, bununla birlikte aynı zamanda şifadır, enerjidir, yakıttır, güçtür, bazen de afettir, seldir, çığdır...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale