X

Çalışmak ve başarılı olmak: İnsan emek verdiği şeyi sever

Bir dünya düşünün ki Pazar olmasın. Her gün iş günü olsun. Her gün işe gidin ve seneler öyle geçsin. Ne Pazar, ne bayram…

Doğa böyle yaşıyor. Evren böyle yaratılmış. Hayvanlar her gün yemeği için çalışmak zorundalar. Yaşlılık falan bahane; yok gözlerim görmüyor, yok aklımda kalmıyor… Yemeğin için çalışmazsan ölürsün, işte bu kadar basit. Emeklilik falan yok. Ölene kadar çalışacaksın

Ölümünü de diğer yaratıklar kolaylaştırırlar, hemen bedenini yer bitirirler… 

Boş oturmak, güç kaybetmek yok. Doğa çok mu acımasız? Hayır, doğa doğal. Acıma duygusunu bizler ürettik. Yazın gittiğimiz yazlıklardaki kedi köpeklere acıdık, onları besledik, iyilik yaptığımızı sandık. Kışın bu tembelliğe alışmış hayvanlar ne olacak? Kısacası doğanın dengelerini bozacaksan dikkatli ol.

10 Emri Musa almadan önce haftanın bir günü tatil diye bir şey yoktu. İnsanlar hayvanlar gibi haftanın her günü çalışıyorlardı. 10 Emir’de haftanın bir günü (Shabbat günü) dinlenme emrediliyor. Bu emir, fiziki dinlenme gibi gözükse de aslında ruhani açıdan çalışmayı emrediyor. O gün ruhunu öyle besle ki önündeki 6 günlük (fiziksel ihtiyaçlarını karşılama çalışması – yani iş) sana ağır gelmesin. Vücudunu dinlendirirken ruhunu hatırla ve onu besle.  Şükran duy. Gözlerini kapat ve şükret…

Bir aslan düşünün, geyiği yakalamak için ne kadar çok koşması yorulması gerek, ama koşmazsa yakalayamazsa aç kalır. Bir kartal göklerde uçarken suda gördüğü balığı yakalamak için dalmak zorunda, aslında doğasına aykırı.  Karıncalar kendinden çok büyük besi parçacıklarını taşırken “ah, uh, püf, müf” mü yapıyorlar? Biz ise şikayet, şikayet, şikayet…

Pazartesi sendromu diyorlar. Kim keşfetmişse halt etmiş. İnsanlara işlerini sevmemeyi öğretmek kime hizmet ki?  İşini seven Pazartesileri de sever. Bence herkes işini seviyor, yapmak zorundaysan sevebilirsin… 

Sevmenin aslında bir seçenek olduğunu kimse öğretmiyor. İşini sevmek bir seçenektir.  Her düşüncede olduğu gibi bu düşüncemizi de biz istediğimiz gibi, başkalarının etkisi altında kalmadan yönlendirebiliriz. İşini sevmekle alakalı  düşünmeyi denesek elbet ki bir şeyler bulacağız. Şükretmeyi unuttuğumuz için bu hale geldik. İşte Shabbat (dinlenme) günü ruhunu beslediğinde, şükrettiğinde, yeni bir haftaya negatif değil pozitif enerji ile başlamak mümkün olabiliyor.

Babam, “İnsan, emek verdiği şeyi sever” der.

Sevdiği şeye emek verir” demedi, dikkat!

Tarlasına, arabasına, köpeğine ve hatta çocuğuna bile emek veren onu sever. İşine emek ver, hakkını ver, başarılı ol, işini sev. Çok basit bir döngüdür bu.

Tersi de geçerli ve acı verici. Maalesef insanlığın bir çoğu tersine inanıyor; işini sevmiyor, emek vermiyor, sonuçta başarılı olamıyor. Yazık!

Bu yüzden Pazartesi sendromunu hatırlatanları kınıyor, bunu yeryüzünden silmeye çalışanları da tebrik ediyorum.

Pazartesileri ve işinizi sevmeyi seçin.

 

İlginizi çekebilir: Emeklilik ve çalışmak üzerine: Tüketmek için mi üretmek için mi dünyadayız?

Metin Levi: Metin Levi, University of Michigan'da Endüstri Mühendisliğini bitirdikten sonra aile şirketinde çalışmaya başladı. Yenilik ve yaratıcılık prensibini göz önünde bulundurarak birçok yeni işe girişti. Hindistan, Mevlana derken farkında yaşamın açtığı pencereden gördüklerini paylaşmaktan aldığı zevk her şeyi geçti. Outdoor sporları ve özellikle su sporlarına meraklı.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale