X

Çakralarımız neden tıkanır ve bu tıkanıklıkların etkilerini nasıl minimuma indiririz?

Hayatta yaşamış olduğumuz türlü zorluklar çakraların tıkanmasına sebep olabilir. Bunlardan birkaçı ise; inanç sistemlerine olan bağlılıklar, kültürel kurallar, çocukluk döneminde yaşanmış travmalar, hem fiziksel hem ruhsal yaralanmalar ki bunlara ameliyatlar, kazalar, aniden yaşanan şoklar da dahildir. Aslında tıkanıklığın oluşmasına sebep olan tüm bu yaşanmışlıklar, hayata karşı geliştirdiğimiz savunma mekanizmalarıdır. Çoğu zaman bizi zorladıklarını dahi fark etmeyiz. Ne zaman ki çözemediğimiz, anlamlandıramadığımız durumlarla karşılaşırız, işte o zaman bazı şeylerin değişmesi gerektiğini fark ederiz.

Bu durumlara örneklerin çoğu bedensel tepki olarak bize ulaşır. Beden, yaşadığı her ne varsa tekrar olmaması için kendini korumak adına tetikte bekler. Kaslar serttir, beden gevşeyemez, bir türlü rahatlayamaz. Kronik rahatsızlıklar olmaya başlar, nefes alışverişler değişir, en yaygın haliyle tutulmalar ve ağrılar artar. Yani beden-zihin sistemi yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu duyurmaya çalışır. Bu da dengesiz çalışan çakralar ile ilgili ipucu verebilir.

Dengesiz çakra, hem aşırı çalışan hem de az çalışan çakralar için kullanılan bir deyimdir. Aşırı çalışan bir çakranın enerjiyi boşaltması gerekir, yetersiz çalışan bir çakra ise enerji almalıdır. Çakraların çalışma prensiplerini anlamak ilk aşamada fayda sağlayabilir. Bedensel olarak ise bedenin hangi bölümünde yoğunluk veya azlık varsa dikkati oraya çekmek, nasıl hissettiğine bakmak fayda sağlayacaktır.

Bedensel olarak, bedendeki yoğunluğu, stresi ya da başta da söylediğim gibi tıkanıklığa neden olan etmenleri göz önüne aldığımızda yoga pratikleri tüm bu durumlar için fayda sağlayacaktır. Çakrada biriken enerjiyi rahatlatmak için de, az olan enerjiyi yükseltmek için hareket iyi gelecektir. Yoga pratikleri içinde bedensel destek için hareketler, zihinsel destek için meditasyon ve ruhsal destek için ise mantralar kullanıyoruz. Nefes tekniklerinin birçoğu ise, günlük hayatta doğru alamadığımız nefesi almamıza fayda sağlarken, hem oksijenin tüm bedene yayılmasını destekliyor hem de stres kaynaklı çoğu etkiyi rahatlatıyor. Nefes tekniklerinin çok iyi geldiği noktalardan biri de uykuya rahat geçiş sağlamaları.

Çünkü günlük hayat içinde, beden sisteminin beslenmesi için en gerekli ihtiyaçlardan birisi olan uykuyu kısa tutarak sistemin kendini yenilemesinin önüne geçiyoruz. Yarattığımız uyku düzensizliği de çakralarımız üzerinde çok etkili. Çünkü rahatlayamayan ve yenilenemeyen beden sistemi, hem enerjisini kaybediyor hem de yine ağrı ve huzursuzluk ile karşımıza çıkıyor. Stres, kaygı, endişe ve öfke bizi gün içinde etkilediği gibi geceleri de etkilemeye devam ediyor, uykuya geçmemizi zorlaştırıyor. Uyuyamayan beden şarj olamıyor, güne tekrar yorgun, mutsuz ve umutsuz başlıyor.

Uykusuzluk için paylaşacağım nefes çalışması bu konuda yardımcı olacaktır: Sağ burun deliğini kapatıp, sol burun deliğinden alıp, sol burun deliğinden nefes vereceğiz, bunu 20 kere yapabiliriz. Eğer uykusuzluk çok ise bu sayıyı 30’a çıkarabiliriz. İyi uykular!

Sevgiler…

İlginizi çekebilir: “Çakra”lara yakından bir bakış: Çakra nedir, tıkanık çakralarımızı nasıl açarız?

Burcu Ceren Tan: Kurumsal hayatın stres yüküyle uğraşmaya çalışırken, nefes teknikleriyle karşılaştım. Yolculuğum bir nefes kampıyla başladı ve sonrasında yoga ile tanıştım. Kısa sürede bende başlayan dönüşümü, birçok kişiyle paylaşmak iç güdüsüyle eğitmen olmaya karar verdim. Kurumsal hayatı tamamen bıraktım. Hayatımın her alanına yogayı yerleştirdim, çünkü pratik sadece matın üzerinde değil her an devam ediyor. Öğrenmek ve anlatmak, paylaşmak en keyif aldığım şeylerden birkaçı. Sen de deneyimlerimi ve derslerimi paylaştığım Ceren'i görmek istersen Instagram hesabım @burcucerentan. Bana yazabilirsin.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale