X

Bütünsel olarak iyi olmanıza yardımcı olacak 7 adım

“Sezgi ile akıl ve bilgi arasındaki denge, hayatımızı nasıl yürüttüğümüzle yakından ilgilidir.”
Simon Sinek

Sizce bu dünyada neden varız? Bu soruya benim cevabım şu olurdu: Yaşadığımız hayatı bize “kader” olarak sunulan bir olgudan daha öteye taşımak için… Hayatımızı anlamlandırabilmek ve yaşamaktan neşe, haz duyabilmek için…

Peki bu nasıl mümkün? Günümüz dünyası bizleri ruhsal, fiziksel ve zihinsel anlamda her yönden sıkıştırırken, kendimizle tekrar buluşma cesaretini nasıl bulacağız? Belki de tüm mesele cesaret etmekte. Yola çıkmadan önce gözünüzde çok büyüyen ama bir kez yola çıkma cesareti gösterdiğinizde hayatınızı dönüştüren bir yolculuk bu… Attığınız her bir adımın sizi kendinize biraz daha yaklaştırdığı bir yolculuk…

“Zamanım yok” demeyin, zamanınız çokça var. Yaratabilirsiniz.
“Param yok” demeyin, artık para ödemeden ulaşabileceğiniz yüzlerce kaynak var.

Ünlü Dr. Gabor Mate’e göre bizi bütünsel iyileşmeye götürecek basit ama etkili 7 adım var…

1. Kabul, içinde bulunduğunuz süreci olduğu haliyle tanıma istekliliğidir. “Sıcağı hissetme yetiniz olmadığında yanma riskiniz artar” diyerek boyun eğip katlanmayı değil, kendine şefkatle ve yargılamadan yaklaşmayı vurguluyor.

2. Farkındalık, olana kulak vererek altta yatan ihtiyacı anlama yetisidir. Bilhassa hastalıkları sadece bir problem olarak değil, size verdikleri mesajı anlamak için bir aracı olarak görmek gerekir.

“Farkındalığımızı geliştirmek için pratik yapmamız, ruhsal durumumuzu sürekli dikkatle izlememiz ve bu içsel algılara, sözlerin -kendimizin veya başkasının- taşıdığı anlamdan daha çok güvenmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Ses tonu nasıl? Tınısı nasıl? Gözleri kısık mı, açık mı? Rahat mı, yoksa gergin bir şekilde mi gülümsüyoruz? Kendimizi nasıl hissediyoruz? Neremizde hissediyoruz?” Dr. Gabor Mate

3. Öfke, başka bir anlamda “Tabiat Ana’nın bizlere küçücük bir çocukken verdiği, hakkımızı savunup ‘Ben önemliyim’ deme enerjisidir.” Öfkesini, ani patlamalara ve karşı tarafı suçlamalara ihtiyaç duymadan, karşı tarafa aktarabilen insanların ciddi hastalıklara yakalanma riskinin çok daha az olduğunu görebiliyoruz. Yani anlayacağınız “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” felsefesini bir an önce bırakmamız gerekiyor.

4. Özerklik, benlik sınırlarımızdır. Kendi sınırlarımızı çizme ve başkalarının sınırlarına saygı duymaktır.

“Basit biyolojik perspektiften bakıldığında, tabiatın nihai hedefi fiziksel organizma olmalıymış gibi görünebilir; oysaki tabiatın daha yükseklerdeki hedefi özerk, kendi kendini yöneten bir ruhtur. Akıl ve zihin; ağır fiziksel zararları atlatabilir, fakat ruhsal bütünlük ve özgürlük tehlikeye girdiğinde fiziksel olarak bedenin de çökmeye başladığını sıkça görüyoruz.”
Dr. Gabor Mate

5. Bağlılık, dünyayla kurduğumuz bağlantıdır.

“Bağlılık, dünya ile kurduğumuz bağlantımızdır. Erken bağlılık ilişkilerinde açık, kendi kendini besleyen ve sağlıklı biri olarak kalma becerisini ya kazanır ya da bu beceriyi kaybederiz. Bu erken bağlılık ilişkilerinde, öfkeyi yaşamayı veya öfkeden korkup, onu bastırmayı öğreniriz. Özerklik hissimizi orada geliştirir veya köreltiriz. Bağlantı, iyileşme açısından da hayati nitelik taşır. Yapılan çalışmalar peşpeşe, sosyal temas içerisinde olmayan insanların -yalnızların- hastalığa en açık konumda bulunduğunu tespit etmektedir. Samimi duygusal destekle beslenen insanlar ise, hastalıkları ne olursa olsun, daha iyi bir seyir izler.”
Dr. Gabor Mate

6. Kendini ortaya koymak, “Kendimize ve dünyaya var olduğumuzu ve kimsek o olduğumuzu ilan etmektir.” Sadece yapmak istemediklerimizi reddetmeyi değil, gerektiğinde eyleme geçme ihtiyacı hissetmeden de “eylemsizlik” içinde olmayı hedefler. Olma halidir.

7. Olumlama, pozitif bir beyanda bulunarak değerli bir şeye yönelmektir. Kendi pozitif gerçekliğimizi yaratmaktır.

“Fiziksel olarak, evrenden ayrı olduğumuz hissinin yanlışlığını fark etmek kolaydır: ‘Külden, küle’ dönüşmüyoruz, hayat bulmuş külleriz hepimiz. Geçici bilinçlilikle evrenin bir parçasıyız, fakat asla evrenden ayrı değiliz. Spiritüel çalışmalarda arayış sözcüğünün bu kadar sık kullanılması tesadüf değildir.”
Dr. Gabor Mate

O halde kendiniz için harekete geçin. Konfor alanınızdan çıkın. Kim olduğunuzu hatırlamanıza izin verin. Bu yolculukta size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminerlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek sevgiyle kalın…

Kaynak
Vücudunuz Hayır Diyorsa – Dr. Gabor Mate

İlginizi çekebilir: Değişimi gerçekten istiyor musun: Konfor alanının dışına çıkma zamanı

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale