X

Bütün dünyanın anne yemeği sevenleri birleşin: Evlere servis anne yemeği MamaMe

Günümüzde artık her damak tadına uygun lezzete kolayca erişilebiliyor. Yerel lezzetlerden dünya mutfağına türlü türlü restoranların sayısı gün geçtikçe artıyor. Hatta çoğu zaman ne yiyeceğimizi şaşıracak duruma gelebiliyoruz. Her ne kadar bu imkanlara sahip olmak bir avantaj olsa da, özlediğimiz anne yemeklerinin yerini hiçbir şey alamıyor. 

Peki size anne yemeklerine istediğiniz zaman, hızlıca ulaşabileceğinizi söylesek ne düşünürdünüz?

Anne yemeği alabileceğiniz e-ticaret platformu olan MamaMe, evlere servis yemek kavramına anne dokunuşu ile farklılık getiren bir kadın projesi. MamaMe, sisteme aldığı kadınlara sanal sayfaları üzerinden satış yapma ve sağlıklı anne yemeği hasreti çeken tüketici ile buluşmalarına imkan sağlıyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin destek verdiği MamaMe, hijyen sertifikalı kadınların evlerinde yaptığı yemekleri sattıkları dijital bir restoran.

MamaMe evlere anne yemekleri servis ediyor.

MamaMe; ev yemeği seven, anne yemeği özlemi çeken, restoranlarda ev yemeği adı altında endüstriyel gıda satıldığının farkında olan tüketiciye sağlıklı yemek alternatifi sunuyor. Her yemeğin aynı lezzette olduğu standartlaştırılmış sanayi mutfağı yerine, annelerin evlerinde çocukları için sevgiyle yaptıkları yemekleri satacakları bir sanal restoran MamaMe. Yoğun iş yaşantısı nedeniyle yemek yapamayan öğlen yemeklerinde sağlıklı anne yemeği özlemi çeken beyaz yakalılar için artık MamaMe var.  

Anadolu’nun etnik çeşitliliğini korumayı ve tüketici ile buluşturmayı hedefleyen MamaMe, diğer yemek satış mecralarının aksine ön sipariş sistemi ile çalışıyor. Tüketici siparişi sonrası taze taze hazırlanan yemekler 100 % sızdırmaz, mikrodalga fırına uyumlu kaplarda ve yine bir kadın girişimi tarafından örülen pamuk iplikten yapılmış filelerde tüketicinin belirlediği saatte adrese teslim ediliyor. 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale