X

Bu yıl bir değişiklik yapın: En güzel yeni yıl hediyesini kendinize verin

Yılbaşı ruhu herkese iyi gelir. Sokaklardaki, kafelerdeki, mağazalardaki, evlerdeki süsler içimizi açar, enerjimizi yükseltir. Yeni bir yılın geldiğini bilmek sıfırdan bir sayfaya sahip olmak gibidir, umut verir. Geçmiş senelerde planlayıp gerçekleştiremediğimiz planlarımız, yeni hedeflerimiz, daha iyi bir birey olma adına niyetlendiğimiz her ne varsa, bunları hayata geçirmek için güzel bir eşiktir.

Yılbaşı ruhu kırmızı, yeşil toplu süs cümbüşünün yanında aynı zamanda tüketimi de ifade eder, hediye telaşları başlar. Eşe, dosta, sevgiliye, hatta mecbur kaldığımız için iş yerinde yapılan çekiliş sonucu pek de hazzetmediğimiz iş arkadaşına dahi hediye alınır. Tüketim sadece satın alınan hediyelerle sınırlı kalmaz. Yılbaşında nereye gidilecek, ne yenilecek, ne giyilecek, saç, baş derken enerjimizi ve zamanımızı da tüketiriz kimi zaman.

Güzel anılar biriktirmek mutlu bir hayatın en anlamlı taraflarından biridir ve fakat gerçek ve sürdürülebilir mutluluk, aldığımız hediyeden, giydiğimiz kıyafetten daha çok, kendimizle kurduğumuz gerçek iletişimde gizlidir. O zaman gelin bu sene farklı bir yılbaşı arifesi geçirin ve önceliğinizi değiştirin.

Yine sevdiklerinize hediye alın, gönlünüzce yılbaşı hazırlıklarınızı sürdürün, fakat tüketim rüzgarında savrulmadan önce kendinize güzel ve kalıcı bir hediye verin. Bu senenin kendiniz için ömürlük hediyesi farkındalığınızı artırmak olsun. Farkındalığınız arttıkça kendinizle ve yaşamla daha güçlü, sağlıklı bir iletişime geçin. Farkındalığınız arttıkça seçim özgürlüğünüzü kazanın ve hayatınızı ezberlenmiş alışkanlıklardan bağımsız, özgürce ve özgün olarak yaşayın. Gelin bu sene en güzel hediyeyi kendinize verin.

Dinleyin

Madem birine zaman ayırıp, iletişim kuruyorsunuz o zaman bunun gerçekten hakkını verin ve dinleyin sizinle paylaşılanı. Karşılığında ne söyleyeceğinizi düşünmeden, kendi hikayenizde kaybolmadan, telefonunuzla oynamadan sadece ve sadece anlatılanı can kulağı ile dinleyin. Size verilen kıymetin hakkını vererek, sizinle paylaşılan her ne varsa duyun.

Güzel bir müzik çalmaya başladığında tüm duygularınızla dinleyin, öyle ki bırakın parmaklarınız, ayağınız tempo tutsun. Bedeniniz ve duygularınız gerçekten duysun o müziği. Yolda yürürken mevsimin sesini dinleyin, bazen de çıkarın o kulaklıkları. Yağmurun şemsiyeye vuruşunu, yaprakların hışırtısını dinleyin. Yaşamı ve anı gerçekten dinleyin.

Görün 

Sanki kolunuzun altında bir tuval varmış ve birazdan gördüklerinizi o tuvale aktaracakmış gibi görün bulunduğunuz odayı, sokağı, ofisi, evi. Renklerine bakın, hangi tonları kullanırdınız fark edin. Her an gözünüzün önünde olan hiç fark etmediğiniz o objeyi görün. Her gün yanından geçtiğiniz o ağaca her gün dikkatle bakın, unutmayın her seferinde başka bir formla karşınızda duruyor. Tıpkı her gün gördüğünüz insanlar gibi günbegün değişiyor.

Tadın 

Bir sonraki lokmaya geçmeden ağzınızda kalan son aromanın tadına varın. Sanki bir daha aynı yemeği yeme imkanınız olmayacakmış gibi. Durun ve keyfini çıkarın, hatta belki de ömrünüz boyunca ilk defa, yediğiniz yemeğin lezzetine gerçekten varın. Onsuz asla ayılamadığınız kahvenin, çayın keyfini çıkarın, sadece tüketmeyin.

Hissedin 

Sadece mutluluğu doya doya yaşamak zorunda değiliz bu hayatta. Duygularınızı hissedin; olumsuz duyguları halının altına süpürmeden hissedin. Bu da sizin gerçeğiniz, bunu kabul edin. Hissedin ve böylece geldiği gibi gitmesine izin verin, biriktirmeyin.

Bedeninizi, en sadık enstrümanınızı hissedin. Ağrımasını beklemeden, ara ara iletişime geçin bedeninizle. Yüz kaslarınızı, omuzlarınızı, duruşunuzu fark edin.

Koklayın 

Banyo yaparken kullandığınız şampuanın kokusunu fark edin. Bir odaya girdiğinizde oranın kokusunu hissedin. İçtiğiniz kahvenin kokusundan keyif alın. Bulunduğunuz ortamı koklayın zaman zaman, nasıl bir ortamda olduğunuzu idrak edin. Güven mi, neşe mi, endişe mi? İnsanların hangi duygularla ortamı doldurduğunu koklayın.

İlginizi çekebilir: Dünyanızı değiştirmek istiyorsanız işe zihninizden başlayın

Gamze Nokay: 2009 yılında işletme bölümünü bitirdikten sonra farklı kültürlerden beslenmek için 2 yıllığına Londra’ya gitti. Londra’da Kurumsal İletişim eğitimini tamamlandıktan sonra Türkiye’ye dönerek profesyonel iş hayatına kurumsal bir şirkette başladı. Çalışma hayatı ve gündelik yaşamın da etkileri ile hepimiz gibi; esneklik, öz şefkat, farkındalık gibi alanlarda gelişime ihtiyaç duydu (ya da ihtiyaç duyduğunu fark etti). Bu doğrultuda yoga, meditasyon, midnfulness gibi araçlardan beslenmenin yanı sıra MBSR ve Self-Compassion gibi eğitimler ile bu konularda derinleşmeye başladı. LÖSEV ve TEGV’de gönüllü olarak başlattığı STK çalışmalarına; Good4Trust.Org’da 2019 yılından itibaren gönüllü iletişim koordinatörü olarak devam ediyor. Kurumsal hayattaki yolculuğunun yanı sıra; farkındalık ve gönüllülük çalışmaları ile ruhunu beslemeye devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale