X

Bremen seyahat rehberi: Mızıkçı mızıkacılar şehri Bremen

Benim için “mızıkçı mızıkacılar şehri” Bremen. Her gittiğimde bir mızıkçılık yaptı zira. Ya kilisenin saat başı gösterisi bozuktu, ya dükkanları kapalıydı, ya da treninde eylem vardı.

Her şeye rağmen, yine de sevmeye değerdi şehir, itiraf ediyorum.  Sakinliği, huzuruyla her defasında kendini sevdirdi.

Hamburg’a yakın olduğu için gitmeye üşenmediğimiz yerlerden biriydi Bremen.

Gittiğinizde yapmanız gerekenlere geçiyorum:

  • Meydanında Bremen ürünü Becks’in ne aromalısı varsa en buz gibisini sipariş ederek içmek.

    • Alman çikolatası tadımlarınıza bir yenisini eklemek.

      • Meydanda bulunan ve Almanya’da en sevdiğim yapılardan yeşil çatılı belediye binası (Rathaus) ve önünde bulunan bekaret kemerli Roland Heykeli’nin önünden ilerlemek.

        • Bremen’in turistik, dar sokaklı çarşısı Schnoor’da kaybolana kadar gezmek ve her bir eğlenceli tabelaya daha fazla eğlenmek.

        • Meydana saplanan ve altın varaklı heykelli girişi olan bir diğer sokaktan girerek, hareketli saati bulunan küçük meydanında günün belirli saatleri çalıştığı iddia edilen gösteriyi izlemek. (Bizim, müziği dinleyerek bozuk olduğunu bilmeden yarım saat gösteriyi beklediğimiz doğrudur!)

        • Kentin iki farklı mızıkacılar heykeliyle olmazsa olmaz fotoğraflarınızı çektirmek.

        • Trenle gelmişseniz zaten görecek olduğunuz istasyonunu (Hauptbahnhof) ziyaret ederek “küçücük yerler için bile ne istasyonlar yapmışlar yahu” demek.

        • İstasyondan şehre devam ederken yel değirmeni ve önünde bulunan çiçek bahçesindeki çimlere yayılmak.

        • Şehrin dokusunu daha iyi hissetmek isterseniz, tramvay hattı boyunca kentin içlerine dalmak, bulduğunuz küçük kafelerde karnınızı doyurmak ve biraz halktan biri olarak takılmak.

      • Primark’a kesinlikle giderek alıveriş sepetinizi çılgın indirimli fiyatlarla ağzına kadar doldurmak! (Pişman olmayacağınız garantim altındadır!)

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale