X

Borç ödeme stratejileri: İki farklı yöntem ve uygulama adımları

Kaç kişinin borcu var? Bu soruyu haftanın başında sosyal medya hesabımdan sordum ve %75 oranında VAR, %25 oranında da YOK cevabını aldım. Kendi çapımda yaptığım kısa ankete göre her dört kişiden biri borç içinde. Üstelik para nasıl para doğuruyorsa borç da borç doğurur. Yani bu %75, doğru bir planlama ile borç yönetimine başlamazsa, bir sonraki ay çok daha büyük bir borcun altında kalacak.

Borç demek, paranızın bir kısmı size ait değil, demektir. Size ait olmayan bir şeyi kontrol edemezsiniz. Finansal özgürlüğe ulaşmak ve kendi paranızı doğru yönetmek istiyorsanız, var olan borçlarınızdan kurtulmalı ve gelecekte ödeyemeyeceğiniz bir borcun altına girmemelisiniz.

İlginizi çekebilir: Finansal özgürlük yolculuğunda uğrayacağınız 4 durak

Peki ya çoktan o borcun altına girdiysek? İşte, kurtuluş haritanız.

1. Organize et

En zorlanılan adım olabilir. Bu tıpkı cildinizde şüpheli görünen bir et benine benzer. Aklınızı kurcalar, doktora gidip bir baktırmanız gerektiğini bilirsiniz fakat çıkabilecek sonuçtan korktuğunuz için ayaklarınız geri geri gider, sürekli ertelersiniz. Belki de zamanında önlem alınsa kolaylıkla çözülebilecek bir sorun, bu şekilde, çok daha ciddi bir meseleye dönüşebilir. Finansal durumunuzu analiz edip, kötüyse bile ne kadar kötü olduğunu görmek, sizi içinden çıkılamayacak büyük bir borç batağından kurtarabilir. Bu nedenle psikolojik olarak yapması en zorlayıcı fakat sonuç almak için en önemli adım, mevcut borç durumunuzu analiz etmektir.

Var olan tüm borçlarınızı şu özelliklerine göre özetleyin:

  • Borç çeşitleri (Mortgage, banka kredisi, kredi kartı, tefeci, veresiye, kankadan aldığınız borç…)
  • Borç miktarı (Ayrı ayrı ve toplam miktarlarla birlikte),
  • Faiz oranları (en yüksekten en düşüğe doğru sıralayarak)
  • Minimum ödeme tutarları
  • Son ödeme tarihleri

2. Planla

Varımızı yoğumuzu önümüze koyduk. Şimdi, borçları sıfırlamak için bir plan yapma zamanı. Borç ödemede sıklıkla kullanılan iki yöntem vardır:

  • Çığ Yöntemi: Bu yöntem borçları ödemeye faizi en yüksek olandan başlamayı içerir. Böylece borçlarınızı ödemeye devam ettiğiniz süre boyunca ödeyeceğiniz faiz tutarı minimuma indirgenir.
  • Kartopu Yöntemi: Bu yöntem, ödemeye en küçük borçtan başlamaya ve giderek daha büyük hamleler yaparak ilerlemeye dayanır. Küçük hedefleri gerçekleştirmek daha kolaydır ve başarı hissi yaratır. Başardıkça daha fazlasını başarmak istersiniz. Bu yöntemin dayanağı, size o başarı hissini vererek borç ödemede devamlılığı sağlamaktır.

Borçlarınızı, seçtiğiniz yönteme göre faiz sırasıyla listeleyin. Birden fazla kart ve kredi borcunuz varsa ve hepsini aynı anda kapatacak maddi gücünüz bulunmuyorsa, borç kapatmaya ilk olarak faizi en yüksek olandan başlamanızı tavsiye ederim (Çığ Yöntemi). Böylece, siz borçların tamamını kapatana kadar geçen sürede, aksi takdirde ödeyeceğinizden daha az faiz ödeyerek bu işten sıyrılabilirsiniz. Başka bir ifadeyle, borçlarınızın tamamını ödemek daha ucuza gelir.

3. Harekete geç

Planınızı uygulamaya koyma zamanı! Doğru bir uygulama için paranıza bir amaç vermeli ve bütçe oluşturmalısınız. Her ay borcunuzu kapatmak için ne kadar para ayırabileceğiniz, size her ay ne kadar para geldiği ve ne kadar para harcadığınıza bağlıdır. Gelir-Gider=Birikim sonucunuz pozitif bir sayı olmalı. Sonuç sıfırsa veya eksi bir sayı ise, ilerlemek yerine geriye doğru gidersiniz. İdeal olanı, birikimin gelirin %20’sine karşılık gelmesidir. Daha fazla ise muhteşem fakat %20’nin altında kalıyorsa, harcamalarınızı azaltacak ve/veya gelirinizi arttıracak stratejiler ile birikim tutarını %20 bandına yaklaştırmaya çalışmalısınız. Borcunuz bitene kadar, gerekiyorsa, hayati olmayan hiçbir alanda harcama yapmamalısınız. Neyin zorunlu neyin keyfi harcama olduğunu iyi analiz etmeli ve maalesef kemer sıkmalısınız.

İlginizi çekebilir: Dürtüsel harcama: nedir ve nasıl engel olabiliriz?

Ek olarak belirtmek isterim; en yüksek veya en düşük faizli bir borcunuza odaklanıp onu ödemeye başladığınızda, gücünüz yetiyorsa, diğer borçlarınızın da en azından asgarisini ödemeye gayret gösterin. Böylece kredi notunuzun düşmesine engel olursunuz.

Şunu sakın unutmayın: borcunuz bir günde bitmeyecek fakat bir gün bitecek; planlı ve disiplinli aksiyon alırsanız tabi. Gelirinize, giderlerinize ve borcunuzun büyüklüğüne göre bu süre belki birkaç ay, belki de birkaç yıl sürebilir. Fakat sonsuza kadar sürmeyecek. Finale bir gün ulaşacaksınız ve o gün geldiğinde, iyi ki pes etmeden devam etmişim, diyeceksiniz.

Motivasyonunuzu artıracak öneriler

Görsel hatırlatıcılardan yararlanın. Telefon arka planınız, ajandanız, buzdolabı kapağınız, evinizin giriş kapısı gibi her gün gördüğünüz yerlere sizi motive edecek ve ne kadar yol kat ettiğinizi hatırlatacak yazı ve görseller iliştirin. İşte size birkaç örnek:

  • Bugün, dünden daha az borçlusun.
  • Doğru yöne gidiyorsan, gittiğin hızın önemi yoktur.
  • Bitene kadar her iş imkânsız görünür.
  • Şimdiye dek xx kadar tamamladın, tebrikler!

Kendinize yandaş bulun. Sizin gibi borçlarından kurtulmaya istekli bir yakınınız ile birlikte harekete geçin. Birbirinize destek olun, gereksiz harcamalarda birbirinize engel olun ve birlikte başarın!

Borçsuzluğu gözünüzde canlandırın. Her ay x tutarı borcunuz için değil yatırım için harcasaydınız, şimdi ne kadar paranız olurdu? Yatırım getirisi ile neler neler yapardınız? O hayale daha çabuk kavuşmak için hayal gücünüzü kullanın.

İlginizi çekebilir: Hayata yatırım: Kendiniz için yapabileceğiniz en iyi 6 yatırım

Kendinizi ödüllendirin. Borç tutarınızın belli noktalarını dönüm noktaları olarak belirleyin; örneğin, borcunuzun %50’si. O dönüm noktasına ulaştığınızda kendinizi kutlayın! Elbette bu kutlama sizi, ilerlemenizi aksatacak bir masrafa sokmamalı. Fakat başarınızı kutlamak, devam etmenizi sağlayacak iyi bir motivasyon kaynağı olabilir.

Ben kimim?

Ben bir birikim ve güvence danışmanıyım. İşim, insanların tasarruf ederek birikim yapmalarını ve bu birikimleri sayesinde gelecekte yaşayacakları maddi sıkıntılara karşı kendilerini güvence altına almalarını sağlamak. Birikim, yatırım, emeklilik planlaması, finansal güvence, vergi indirimi ve başka pek çok sorunuz için bana ulaşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlamaktan ve elimden geliyorsa yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.

Kaynaklar:

İlginizi çekebilir: Maaş günü rutini: Paranızı bölüştürmeniz gereken 7 kategori

Çağla Lotinac Akman: AgeSA'da birikim ve güvence danışmanı ve çevre aktivisti. Hafta içi 9-5 danışanlarına finansal danışmanlık vererek insanları daha varlıklı hale getirmek, hafta sonu da deniz kenarında sabah koşusu yapıp koşarken kumlardaki çöpleri toplayıp ayrıştırmak en büyük hobileri arasında. Uplifers'ta 2018'den beri çevre kirliliği, sıfır atık, gezegen dostu yaşam, koşu, kişisel finans ve bütçeleme konularında yazılar hazırlamakta, gezegenimiz için farkındalık yaratmayı ve finansal okur yazarlığı arttırmayı hedeflemektedir. Kendisine ulaşmak ve ücretsiz finansal danışmanlık almak için: (0530)-767-24-64.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale