X

Bölgesel çalışma ile fitness anlayışınızı değiştirin: Bir şampiyondan altın öneriler

Bugüne kadar çoğumuz farklı spor türlerini deneyimle fırsatı bulmuşuzdur. Bazılarımız için bu deneyim en değerli çalışma olarak nitelendirdiğimiz koşmaktır ya da son derece zevkli bir diğer spor dalı olarak yüzmektir. Bazılarımız tenis, voleybol gibi takım ile oynanan dallara zaman ayırmayı tercih edebilir. Tüm bu farklı spor dalları ile uğraşırken aslında ‘’hedef’’ vücudun genel olarak spor aktivitesi ile hareket kazanması ve metabolizmanın hızlandırılmasıdır.

Fakat tüm bu çalışmalar için harcanan saatler boyunca ‘’bölgesel’’ bir alan hedef alınır mı? Örneğin; karın kaslarını çalıştırmak veya sırtı güçlendirmek dediğimizde şu anda yaptığımız spor dalı bize ne kadar katkı sağlıyor? Kendi tecrübemden yola çıktığımda, bugüne kadar yogadan küreğe zumbadan koşuya kadar birçok farklı spor dalını denemiş bir spor tutkunu olarak bölgesel çalışmanın spor severlerin hayatında bambaşka bir dönem açtığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bölgesel çalışma; özellikle vücudun hedef alanlarına, buradaki kas ve yağ kütlesine ve yağ kütlesini azaltırken yoğun şekilde kas kütlesini artırmaya yönelik çalışmalardan oluşur. Bu noktada bölgesel çalışmayı daha iyi anlamak için Türkiye’nin vücut geliştirme alanında yetiştirdiği en başarılı milli sporculardan Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu sevgili Emre Deniz Kutlu (instagram:emreedeniz) ‘dan altın niteliğinde öneriler aldık:

Emre Deniz Kutlu

1. Spor programınıza göre en doğru beslenme programını uygulayın

Fitness çalışmalarınızda, yapacağınız spor programı kadar etkileyen ve yaptığınız çalışmaların sonuçlarını almanızı sağlayan en önemli etken doğru beslenmedir. Benim tecrübem özellikle proteinlerce zengin beslenme programlarını doğru şekilde ve öğünleri atlamadan uygulamaktan geçiyor.

2. Spor programınıza, kardiyo çalışmalarına ek olarak yağ yakma hedefini de mutlaka dahil edin

Ağırlık ile yapılan antrenmanlarda da kardiyovasküler sistem ve metabolizma hızlanmaktadır

Genellikle spor antrenmanlarında kardiyo diye bilinen yürüyüş veya koşu gibi süreçlere odaklanılmaktadır. Fakat kendi çalışmalarımdan örnek almak gerekirse; ağırlık ile yapılan antrenmanlarda da kardiyovasküler sistem ve metabolizma hızlanmakta ve böylece bunu uygulayan kişi sadece kardiyo programı uygulayan başka bir sporcuya göre çok daha hızlı yağ yakabilmektedir.

3. Spor çalışmalarınız ile yağ yakmak istiyorsanız kaliteli yağ tüketin

Kendi çevremde de en yüksek oranda gözlemlediğim yanlış algılardan birtanesi özellikle spor çalışmalarında yağ yakma hedefini geciktiren/engelleyen ‘’vücuda yağ alımını sıfıra indirmek’’tir. Hızlanan metabolizmanızı desteklemek ve vücudun yağ yakma sürecine katkıda bulunmak istiyorsanız, spor antrenmanlarınıza paralel olarak beslenme programınıza kaliteli yağ tüketimini mutlaka eklemenizi tavsiye ederim. (balık yağı, hindistan cevizi yağı veya krill yağı gibi)

4. Gün içerisinde ve spor çalışmalarınız esnasında bol bol su tüketin

Bol su tüketmek böbreklerinizi daha verimli çalıştırırken, spor çalışmalarınız ve doğru beslenme programınıza ek olarak, vücuttaki ödem ve toksinlerin de atılmasına yardımcı olacaktır.

Siz de mevcut fitness çalışmalarınızı bölgesel çalışma ile desteklemek ve çok daha fit bir vücuda sahip olmak, bölgesel çalışmalar ve uygun beslenme programları ile daha yakından tanışmak istiyorsanız, tavsiyem bu alanda bir uzmandan yardım almanız. Şimdiden kolay gelsin.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale