X

Boğaziçi öğrencilerinden Londra’da çevreci proje: Elektronik atıkların geri dönüşümü

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dijital çağın en büyük problemlerinden biri olan elektronik atıklar içme sularını zehirlerken, aynı zamanda dünyanın birçok yerindeki insanlar ve doğal yaşam için de büyük tehlike oluşturuyor. Hal böyle olunca, son yıllarda mühendisler ve teknoloji devleri elektronik atıkların geri dönüştürülmesi için hızlı ve etkili çözüm yolları aramaya başladılar. Geri dönüşüm noktalarının yetersizliğinden kaynaklanan bu soruna Türkiye’den çözüm ise durumun öneminin farkında olan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından çevreci proje ile geldi.

Öğrencilerin 2015 yılında sürdürülebilir bir yeşil kampüs amacıyla elektronik atıkların geri dönüşümü için başlattıkları BountoGreen adlı proje, Londra’da düzenlenen “Conflicts of an Urban Age” sergisine Türkiye’den seçilen tek üniversite projesi oldu. 19 Ekim’e dek Arup’un Londra Galerisi’nde izlenebilecek olan proje, 15-23 Eylül tarihleri arasında da Londra Tasarım Festivali’nde sergilenecek.

E-atık sorununa çözüm bulmak için yola çıkan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir bir yeşil kampüs amacıyla hayata geçirdikleri BountoGreen Projesi, merkezi Londra’da bulunan ve tasarımdan mimariye, mühendislikten planlamaya günümüz inşaat sektörünün temel ihtiyaçlarına cevap vermek üzere kurulmuş mühendislik şirketi Arup tarafından düzenlenen “Conflicts of an Urban Age” sergisine seçildi. Arup’un Entegre Kent Planlaması ekibi tarafından sergilenmeye değer bulunan BountoGreen Projesi, yaratıcı ve özgün bir proje olarak değerlendirildi.

“LSE Cities at the London School of Economics” ve “Alfred Herrhausen Gesellschaft” tarafından düzenlenen sergi; aralarında Addis Ababa, İstanbul, Londra, Mexico City, Mumbai ve Şangay’ın bulunduğu dünyanın altı kentinin 1990-2015 yılları arasında geçirdiği hızlı kentleşme sürecini ve bu sürecin sosyal sonuçlarını konu alıyor.

Sergiye Türkiye’den katılan tek üniversite projesi olan BountoGreen, Boğaziçi Üniversitesi’nin tüm kampüslerinde 2015 yılında başlatıldı. Aynı tarihte Türkiye’de ilk defa düzenlenen “Kampüslerarası Çevre Yarışması”nda ödüle değer bulunan proje kapsamında 3 ayda 1 ton 650 kg e-atık toplanarak geri dönüşüme kazandırılmıştı. Başlangıçta kampüslere dış mekanlarda metal, iç mekanlarda karton olmak üzere toplam 30 adet elektronik atık toplama kutusu yerleştiren BountoGreen ekibi, toplanan her ton e-atık için kampüsteki bir manuel musluğu, yüzde 60 su tasarrufu sağlayan sensörlü musluklarla değiştirdi. Eskiyen elektronik aletlerin bilinçsizce atılması halinde çevreye verdiği zarara dikkat çekmek isteyen ekip, atık toplama kutuları sayesinde projenin başladığı 2015 yılından bugüne dek e-atıkların uygun şartlarda geri dönüştürülmesi ve çevreye zarar verici etkilerinin azaltılması konusunda büyük rol oynadı.

BountoGreen proje ekibi, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 2016 lisans mezunu Mehmet Ali Hakan, Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Çevre Teknolojileri 2018 yüksek lisans mezunu Tuğçe Sakallıoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Bölümü doktora öğrencisi Aslıhan Yolcu ve Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Gizem Tığlı’dan oluşuyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale