X

Blue Monday’i duydunuz mu?

Her yıl Ocak ayının 3. pazartesi günü, yeni yılın ardından en hüzünlü gün olarak anılıyor. Hatta bu iddiayı ortaya atan bilim insanları bir formül bile geliştirmiş: [W+(D-d)] x TQ / M x NA. Formülde W (weather) bu dönemdeki hava durumundaki düşüklüğü, D (debt) yeni yıl döneminden gelen borçları, d aylık maaşınızı, T (time) yeni yıl döneminden bugüne kadar geçen zamanı, Q (quit) yeni yıl dönemine kadar bırakmayı isteyip bırakamadığınız şeylerden duyduğunuz pişmanlığı, M (motivation) ihtiyaç duyduğunuz motivasyonu ve NA ise aksiyon almanız gereken konuları ifade ediyor.

Bu günün, seyahat şirketlerinin insanları daha fazla seyahat etmeye teşvik etmek için yarattığını söyleyenler de var, formülün gerçekten bizi etkileyebileceğini düşünenler de.  

Bu yıl ilk kez yurt dışında yeni yıl dönemini geçirdim. Yaklaşık 1-1,5 ay süren yeni yıl hazırlık dönemi, bir anda yerini sessiz caddelere ve ışıkları sönmüş binalara bıraktı. Soğuyan havalar nedeniyle dışarıda yürümek bile zorlaştı. Güneşe maruz kalmamak, melatonin salgısını azalttı; bu da uyku sorunları ve motivasyon eksikliğini tetikledi. Yıl sonu alışverişleri veya stoklama alışkanlığı olanlar için bu süreç, beraberinde ekstra harcamalar da getirdi.

Tüm bunları düşündüğümüzde, belirli bir gün olmasa bile, yılın bu döneminde daha hüzünlü hissedildiğini destekleyen araştırmalar mevcut. Forbes’un “Is ‘Blue Monday’ Actually Each Year’s Most Depressing Day?” makalesinde belirtilen Amerika’da yapılan araştırmalara göre yetişkinlerin %5’i yılın %40’lık döneminde Dönemsel Duygudurum Bozukluğu (Seasonal Affective Disorder – SAD) yaşıyor. Ocak ayı, bu dönemler arasında en yaygın olanı.

Bu dönem, daha iyi geçirmek isterseniz birkaç öneri:

  • Sevdiklerinizle daha sık görüşün: Uzun zamandır konuşmadığınız insanları arayarak bağlarınızı güçlendirin.
  • Dışarıda vakit geçirmeye çalışın: Soğuk da olsa farklı aktiviteler yapın ve kış güneşinden faydalanın.
  • Fiziksel aktiviteleri sürdürün: Egzersiz yaparak hem bedeninizi hem ruhunuzu destekleyin.
  • İç huzurunuza yatırım yapın: Kendinize iyi gelen aktiviteyi seçerek hemen başlayın
  • Küçük keyif anları yaratın: Kışın soğuğunda içinizi ısıtacak anlar planlayın.

Kış günlerinin soğuğunda içimizi ısıtacak artırmak bizim elimizde, ufak dokunuşlarla bu dönemi de kolaylıkla geçirmeyi diliyorum herkese.

İlginizi çekebilir: Katalist olmak: Farklılıkları buluşturmak

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale