X

Bisikletten düşünce: Olası bisiklet kazalarında yapılması gerekenler

Arkadaş gruplarımızda konuşurken konu öyle bir yere geldi ki, bisikletten düştükten sonra yapılacakları bilmeyen birçok kişi olduğunu ve bu sebeple gerek antrenmanda gerekse yarışta hem bisiklete zarar veren hareketler yaptığımızın hem de fazlasıyla zaman kaybı yaşadığımızın farkına vardım. Bu yazıyı bu sebeple yazma ihtiyacı duydum. Kısaca bisiklet ile düşünce veya kaza yapınca yapılacakların check list‘ini kendimce sizlerle paylaşacağım.

Ciddi bisiklet kazalarında yerinizden kıpırdamadan yardım bekleyin.

Öncelikle kimse düşmez veya kaza yapmaz inşallah. Ama maalesef binlerce kilometre yapınca bir şekilde risk oranımızı arttırıyoruz. Bazen o kadar enteresan şekilde düşüyoruz ki; düz yolda giderken sebepsiz yere ıslak bir alandan geçerken pat diye kendimizi yerde bulabiliyoruz. Bir gün böyle bir düşme yaşadıktan sonra paylaşımım şu şekilde olmuştu ve nasıl aklıma bunlar geldi diye gülmüştük:

“Bisikletten düşünce ilk yaptığım şey hemen düşüş pozisyonumu analiz edip minimum hasarı almak ve üzerine daha yerde kayarken kafayı bisiklete uzatıp acaba o ne yapıyor diye, yola fırladı mı? diye bakmak. Üzerine yerden atik bir şekilde fırlayıp hemen bisikleti yerden kaldırmak. Sonra ön ve arka jantları-frenleri kontrol etmek, zinciri takıp pedalı elle 2-3 tur çevirip sağlam mı diye bakmak. En son acıyan yerlerime hızlıca göz atıp hasar kontrolü yapıp sanki hiçbir şey olmamış gibi bisiklete binip devam etmek. Giderken de Tour de France bisikletçisi gibi yarışı bırakmamanın azmi ve gururu ile gülümsemek. Deli miyim neyim?” 

İşte aynen bu cümleler çıkmış olayın sıcaklığı ile ağzımdan. Ama yazdığımda da farkına vardım ki bu bende bir refleks olmuş. Düşünce yapacaklarımı önceden planlamadan yapmışım. Ama sıralama olarak önceliği kendime vermem gerektiğini çok iyi biliyorum. Şimdi o zaman kısa bir check list yapalım bu sıra ile alakalı. Bu liste daha çok ufak tefek düşmeler için yazdığım bir liste olacak. Diğer türlü ciddi kazalarda hiç yerimizden kımıldamadan yardım bekleyip mutlaka hastaneye gidelim lütfen! 

Olası bisiklet kazalarında yapmanız gerekenler
  • Bisikletten düştün ve yerdesin, ilk yapacağın iş kımıldamadan vücudunu dinlemek. Tabii eğer çok sert düşmediğini düşünüyorsan, mutlaka arabanın geçmeyeceği sakin bir yere geçmeyi unutma.
  • Ardından eklemlerini tek tek kontrol et ve vücudundaki sıyrıklara göz at.
  • Kanaman varsa; derin mi değil mi bak, su ile temizlemeye ve yaranın ağırlığına karar vermeye çalış. Eğer müdahale lazımsa hemen hastahaneye git. 
  • Baktın vücudunda seni gitmeye engelleyecek bir şey yok, o zaman bisikletini yerden kaldırma vakti. Bisikleti yerden kaldırıp önce zinciri kontrol et. Çıkmışsa sakince tak. 
  • Büyük ihtimalle vitesler karışmış olacaktır. O yüzden onu kontrol et ve vitesi doğru yere oturt.
  • Elinle ön ve arka jantı çevir, yerinden kaymış mı bak, fren papuçları sürtüyor mu kontrol et. Eğer sıkıntı varsa hemen düzelt.
  • Genelde düşme sağ tarafa olursa arka aktarıcıda yamulma olabilir, vitesi en büyük rubleye alarak, arka aktarıcının janta değip değmediğini kontrol et. Zaten vites geçişlerinde sorun yoksa kulakçıkta yamulmamış demektir.
  • Elinle pedalı 2-3 tur çevirerek yürüyen aksamda bir sıkıntı var mı bak. 
  • Elciklere bak; genelde düşme anlarında yere ilk temas eden o olur ve yamulur. Çok absürt bir yamulma var ise elinle düzeltebilirsin. 
Bir ufak kaza size Triatlon veya Ironman yarışlarında 2-3 dakika kaybettirir.

Genel olarak bu check list yeterli olacaktır. Bunlardan 1-2’sini atlarsanız belki de 90 km’lik bir yarışın 75 km’sini lastik fren papucuna sürterek gider ve farkına varmayabilirsiniz. Ufak bir kaza size Triatlon veya Ironman yarışlarında 2-3 dakika kaybettirir ama siz frenleri kontrol etmeden 20 sn kazanma adına hemen bisiklete atlarsanız 15-20 dakikanıza mal olabilir. Bisiklete binip antrenmanda veya yarışta devam edebilirsiniz ama en yakınınızdaki bisikletçiye uğrayarak mutlaka bir göz attırın bisikletinize.

Dediğim gibi bu ufak tefek düşme kalkmalarda başınıza gelebilecekleri kontrol etmeniz için bir sıralama. Eğer ki düşüşünüz şiddetli ise lütfen en yakın hastaneye ulaştırılmayı bekleyin.

Kimsenin başına böyle bir kaza gelmemesini umut ederek hepinize sağlıklı sürüşler diliyorum.

İlgili yazı: Triatlona başlarken size en uygun bisikleti almanın incelikleri Triatlona başlarken size en uygun bisikleti almanın incelikleri 

Göksen Çınar: 19 ironman 70.3 ve 4 ironman bitirmiş olan Göksen Çınar aynı zamanda deneyimli bir triatlon antrenörü. Ortağı ile birlikte kurdukları Yüz Bin Koş grubunun sporcularının antrenman programlarını oluşturmaktalar ve yurt içi ve yurt dışındaki yarışlara hazırlamaktalar. Yüz Bin Koş olarak düzenli bir şekilde katıldıkları triatlon ve Ironman yarışlarının haricinde Göksen’i Ultramaraton'larda görmek mümkün. Kürek ve kano milli takım sporcusu olmanın yanı sıra eğitmen olarak diğer aktif branşları ise futbol, voleybol, yüzme, dans, koşu ve bisiklet. Ayrıca kano branşında ilk Türkiye şampiyonu olarak, toplam 300 kadar kürsü madalyasını evine götürmüş.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale