X

Birini ikna etmek istiyorsanız, zihnini nasıl değiştireceğini öğrenin

Değer verdiğimiz insanlar için süreli bir şeyler için çabalarız, deneriz. Bazen aynı şeyi kendimiz için de yapmamız gerekse de değişime karşı direniriz. Özellikle de insan kendi zihninde değişime karşı büyük bir direnç gösteriyor. Ancak beynin gözlemlenmiş davranışlara karşı nasıl çalıştığını anladıkça, zihin değişikliğinin mümkün olduğu da daha kolay anlaşılıyor. Bu değişimi sağlamak için birbirine zıt olan iki fikrin bir arada olduğu o rahatsız durumu yaşamak ve böylelikle o büyülü değişimin gerçekleşmesine şahitlik etmek mümkün olabiliyor.

Peki, bazı insanların ikna kabiliyetinin daha yüksek olduğunu hiç fark ettiniz mi? Kimilerinin de düşüncelerini değiştirmeye karşı daha dirençli olduğunu gözlemlediniz mi? Zihni her şeye açık olan birini ikna etmek zordur ancak sizinle karşı fikirde olan birinin düşüncesini değiştirmek çok daha zordur.

Düşünce değiştirmek sabır işidir

Akademisyen, yazar ve gazeteci Suzanne Cope, son yazdığı makalesinde birinin düşüncesini değiştirmek için başarının sırrının bilişsel uyumsuzlukla mücadelede yattığını söylüyor. Yani birden fazla karşı fikrin aynı anda, aynı zihinde bulunduğu sırada ortaya çıkan zihinsel rahatsızlık durumu. Bilişsel uyumsuzluk durumu, öğrenme teorisyeni Jack Mezirow’un dönüşümsel öğrenme teorisini kolaylaştırıyor. Yani ön yargılar aksiyonlar sayesinde belirleniyor ve hedef alınıyor, süreç içinde bu ön yargılara karşı daha hoşgörülü olmak mümkün hale geliyor.

Birinin düşüncesini veya kendi düşüncenizi değiştirmek istiyorsanız şunu unutmamak gerek; düşünce veya zihin değişikliği zamanla gerçekleşiyor. Ani gibi görünen düşünce değişiklikleri bir aslında uzun süren sorgulama ve değerlendirme sürecinin sonunda gerçekleşir. Bizler he ne kadar en son aşamadaki değişikliği fark etsek de bu değişimi hazırlayan birden fazla aşama bulunuyor.

Eğer birinin veya kendinizin düşüncesini değiştirmek istiyorsanız, ikna etme çalışmalarına olabildiğince erken başlamalısınız. Böylelikle geçireceğiniz süreçler için yeterince vakit ayırmış olursunuz.

Kaynaklar:
Lifehack
INC.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale