X

Birden fazla partnere sahip olmak bireylerin psikolojisini nasıl etkiliyor?

Birden fazla partnere sahip olmanın getirdiği psikolojik etkiler tartışılırken, özellikle gerginlik ve depresyonun ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz. Bununla birlikte alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılık yaratan maddelerin kullanımının da, genç yetişkinler arasında birden fazla partnerle beraber olan kişilerde daha fazla gözlemlendiği öne sürülüyor. Ancak Yeni Zelanda’da 1000 kişi üzerinde yapılan ve yeni tamamlanan uzun soluklu bir çalışma, düşünülen tüm bu etkilerin aslında var olmadığını ortaya çıkardı.

Birden fazla partnere sahip olmanın alkol kullanımı, depresyon, gerginlik  gibi konularla olan ilişkisi araştırılırken, genelde ilişkinin var olup olmadığına dair araştırmaların yoğunlukta olduğunu, neden-sonuç ilişkisine dayalı bilimsel araştırmaların çok sık yapılmadığını gözlemliyoruz. Genelde birden fazla partnere sahip olmanın insan psikolojisine olan olumsuz etkileri tartışılırken, psikolojisi bozuk olan bireylerin kendilerini daha iyi hissetmek için birden fazla partnerle birlikte olmayı seçmiş olabilecekleri seçeneği genelde araştırmalarda göz ardı edilen bir gerçek.

Bu konunun birazdan bahsedeceğimiz araştırmada dikkate alınmış olması ve araştırılması, riskli cinsel davranışları azaltmak için bireylerin psikolojik olarak sağlıklı olması gerektiğinin ve davranışın altında yatan psikolojik nedenlerin irdelenmesi gerektiğinin altını çizdiği için önem taşıyor.

Zihinsel sağlık araştırmaları yapan, uluslararası bir araştırma ekibi, birden fazla seks partnerine sahip olmak ve zihinsel sağlık  arasındaki neden-sonuç ilişkisini araştırmak üzere yürüttükleri uzun soluklu çalışmayı 2013 yılında tamamladılar. Çalışma 1970’lerin ortasında doğmuş olan (katılımcıların %90’ının doğum tarihleri 1972 ve 1973), 1000’den fazla çocukla başladı. Bu çocuklar 15 yaşına gelene kadar 2 yılda bir çeşitli değerlendirmelerden geçirildiler. 15 yaşından sonra ise 18, 21, 26 ve 32 yaşlarında tekrar çeşitli ölçümlere girdiler. Çalışma başlangıcından uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen, 30 yıllık periyotta katılımcıların %96’sına ulaşılabiliyor olması, araştırmanın sonuçlarının tutarlı olması açısından önem taşıyor. Katılımcılara 21, 26 ve 32 yaşlarındayken, ruh sağlığının önemli belirleyicilerinden olan gerginlik, depresyon ve madde bağımlılığını ölçen değerlendirmeler yapıldı. Yapılan ölçümlerin yanında, bu kişilerden ayrıca, ölçüm yapılan her sene için kaç farklı partnerle cinsel deneyimleri olduğunu belirtmeleri istendi. Katılımcılardan alınan bilgiler doğrultusunda, bireylerin yıllık partner sayısı belirlendi.

Sahip oldukları psikolojik rahatsızlıklar dikkate alındığında, hem kadınlarda hem erkeklerde, madde bağımlılığı ve partner sayısı arasında pozitif bir ilişki olduğu ortaya çıkan sonuçlar arasında. Yani katılımcıların partner sayısı arttıkça, madde bağımlısı olma ihtimalleri de artıyor. Ancak bu bireylerde gerginlik ve depresyon seviyesinde herhangi bir artış olmadığı gözlemleniyor. Yani birden fazla partnere sahip olmanın madde bağımlılığından başka psikolojik bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiş.

Birden fazla partner derken sayısal olarak ne kadar olduğunu merak etmiş olabilirsiniz. Katılımcılar, bir yıl içinde beraber oldukları kişi sayısına göre gruplandırıldıklarında, 0-1, 1.1-2.5, 2.6 ve üstü olarak 3 gruba ayrılıyorlar. Ancak 2.6 ve üstü olarak adlandırılan grupta 10’dan fazla partnerle cinsel ilişki deneyimi olmuş bireyler de var.

Araştırmanın sonucuna göre madde bağımlılığı dışında herhangi bir psikolojik etki görülmemesine rağmen, birden fazla cinsel partneri olan kişilerde ileriki yıllarda madde bağımlılığına bağlı olarak psikolojik rahatsızlıkların görülme olasılığının artış gösterebileceği söyleniyor.

Birden fazla partnere sahip olmanın altında yatan sebeplerden biri olan ‘duygusal tatmin’ olgusu, bireyler için basil başına bir tehdit olabiliyor. Bir süre sonra ilişkilerden zevk alamamaya ya da ilişkilerinde başarısız olmaya başlayan bireyler, yalnızlık duygusuyla başa çıkabilmek için madde kullanımına yönelebiliyorlar.

Sonuç olarak, birden fazla ilişkiniz varsa ya da çevrenizde böyle ilişkilere sahip bireyler varsa, madde kullanımı tehlikesiyle karşı karşıya olabilirsiniz. Konu, özellikle kadınlar için çok daha büyük risk oluşturacak boyutlarda olabilir.

Yapılan araştırmanın bireyleri çoklu ilişkiden vazgeçirmek ya da bu tarz ilişkileri engellemek gibi bir amacı yok. Araştırma yalnızca bu tarz ilişkilerin bireylerde yaratabileceği riskli durumlara bilimsel bir temel oluşturma amacı taşıyor.

Kaynak: Ramrakha, S., Paul, C., Bell, M. L., Dickson, N., Moffitt, T. E., & Caspi, A. (2013). The relationship between multiple sex partners and anxiety, depression, and substance dependence disorders: A cohort study.Archives Of Sexual Behavior, doi:10.1007/s10508-012-0053-1

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale