X

Birçok tarifin lezzet kaynağı: Yumurtanızın taze olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Sağlıklı beslenme yöntemlerinde yumurta denince akan sular duruyor. Yumurtanın anne sütünden sonraki en kaliteli protein kaynağı olduğunu hepimiz biliyoruz. Saymakla bitiremeyeceğimiz kadar faydası olan yumurtanın hem bu faydalarının kaybolmaması, hem de zehirlenmelere karşı korunmak için taze olması çok önemli.

Peki buzdolabımızda yer alan yumurtaların tazeliğinden nasıl emin oluruz? Bir yumurtanın bayat olup olmadığını nasıl anlarız? Aslında yumurtanın uygun saklama koşulları sağlandığında uzun süre tazeliğini koruyan bir besin. Ancak bu yoğun hayat temposunda, buzdolabına ne zaman ne yerleştirdiğimizi hatırlayamamak birçoğumuzun başına geliyor. İşte yumurtanızın tazeliğiyle ilgili şüpheye düştüğünüzde uygulayabileceğiniz 5 yöntem…

1. Işığa tutun

İlk bakışta anlamsız gelse de yumurtayı ışığa tutarak tazeliğini test etmek en pratik yöntemlerden biri. Tavuk yumurtladığında, yumurtanın içerisindeki hava boşluğu azdır, yumurta bayatladıkça üst kısımdaki hava boşluğu artar. Taze yumurta dikey olarak ölçüldüğünde içerisinde hava boşluğu 4-5 mm iken, bayatlamış bir yumurtada bu hava boşluğu 10-12 mm kadar ölçülebilir. Bu nedenle yumurtayı ışığa tutarak içerisindeki hava boşluğunun uzunluğunu kontrol etmek, ne kadar bayatlamış olduğunu anlamak için iyi bir yöntem. Yumurta ışığa tutulduğunda hava boşluğu ışığı geçireceğinden, bu bölüm 4 milimetreden ne kadar daha uzunsa yumurtanın o kadar bayatlamış olduğunu anlamanızı sağlar.

Sarısı dağılmayan yumurta tazedir.
2. Kırın ve bakın

Eğer buzdolabınızda uzun süredir bekleyen yumurtaların bozulup bozulmadığını merak ediyorsanız, bir tanesini derince bir kasenin içerisine kırarak yumurtanın bayatlığını anlayabilirsiniz. Yumurtayı kırdığınız kaseyi elinize alıp hafifçe salladığınızda, eğer yumurtanın sarısı akından bağımsız bir şekilde hareket ediyor veya çabucak sağılıyorsa yumurta bayatlamış demektir. Yani sarısı dağılmayan yumurta tazedir.

3. Tartın

Yumurtalar bayatladıkça içerisindeki su azalmakta ve doğal olarak ağırlıkları da azalmaktadır. Çünkü bayatlayan yumurtalar ciddi miktarda su kaybeder ve bunun sonucunda da içerisindeki sarı ve beyaz büzüşür. Elinize alıp salladığınızda fark edilir derecede hafifse yumurtanız bayat demektir.

4. Suyun içine bırakın

Bayat yumurtayı ayırmanın en eğlenceli yollarından biri de bu su deneyidir. Yumurta bayatladıkça içerisindeki hava boşluğu genişlemesi, içerisindeki gazların artması, su yüzeyine çıkmasına neden olur. Yumurta bayatlığını ölçmek için yapacağınız su testi için 1 bardak suyun içerisine yumurtayı attığınızda eğer yumurta batmak yerine, suyun üstüne çıkıyorsa bayatlamış demektir.

Yumurta anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı.
5. Sadece koklayın

Bazen bir yumurtanın taze mi yoksa bayat mı olduğunu anlamanız için sadece koku duyunuzu kullanmanız yetebilir. Bayatlayan yumurtalarda ortaya çıkan bazı bileşikler ortaya kötü kokular çıkarabilmektedir. Bu sebeple kokusundan şüphelendiğiniz yumurtaların bayat olma ihtimali yüksektir.

Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklardan gençlere, gençlerden yaşlılara, hamile kadınlardan emzikli annelere, kilo problemi olanlardan diyabet hastalarına, hatta ölçülü olmak şartıyla kolesterol problemleri olanlara kadar herkesin günlük diyetlerinde bulunması tavsiye edilen, besleyici değeri çok yüksek eşsiz bir hayvansal besin olan yumurtayı beslenme programınızdan eksik etmeyin, ancak dikkat! Salmonella gibi gıda kaynaklı hastalıklara neden olan bakterilerin en sevdiği konaklardan biri de yumurtalardır. Bu nedenle yumurtanız tüm tazelik testlerini geçmiş olsa bile, yemeden önce güvenli bir sıcaklığa erişene kadar pişirmeyi unutmayın.

İlginizi çekebilir: 3 diyet efsanesiyle ilgili bilmeniz gerekenler

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale