X

Bırakma deneyimi: Teslimiyet ve içsel dönüşüm

Bırakma deneyimi, tam olarak bırakarak gerçekleşmiyor, bir gecede, eforla kendinizi zorlayarak  karar verdiğiniz bir şey hiç değil! Hocanız, gurunuz dedi diye ya da bir yerde okudunuz diye verdiğiniz bir karar hiç değil! Daha ziyade içerden gelen, büyüyen ve meydana gelen bir hal. Ve içinde teslimiyet barındırıyor.

Konu kalbinizi yoran iş, ilişki deneyiminiz olabilir ya da sigara, alkol, şeker, kahve tüketiminiz olabilir. Hepsi aynı gerçeğin aslında bir ifadesi…

Son iki seneden bu yana çok sevdiğim filtre tüketimimi  sıfıra indirdim. “Sağlıklı yaşam” adı altına birine ya da birilerine benzemek için verdiğim bir karar değildi. İşin aslı insanın karar verdiğini sanması  büyük resimde bana fazla ironik geliyor. Çünkü karar vermiyoruz, sadece olana uyumlanmayı öğreniyoruz ya da olanla savaşmayı bırakıyoruz ve kararın netliği beliriyor.

Ya da son birkaç sene içinde çok önemsediğim, güvendiğim arkadaşlarımın gözlerimin önümde güvenimin nasıl yerle bir ettiğini gördüm. İnsan inatla ilişkiyi kurtarmak, tamir etmek istiyor ama anlıyorum ki bazı ilişkilerin kurtarılmaması ve geçirilen, paylaşılan güzel günleri bir film karesi gibi hatırlanması ama yeni sahne çekilmemesi gerekiyor.                                                                                                                         

İnsan “onsuz” olmaz dediği her şeyi çok güzel bırakabiliyor. Ama “bırakmam lazım” hali insanın önündeki camın buğulanmasına neden oluyor. Ve önünü göremedikçe bir yerlere çarpmaya başlıyor. Denizin içinde çırpınmanın daha çok su yutmaya neden olması gibi… Çırpınan biziz ve çırpındıkça da canımızın acıması tam bundan…

Dün bir arkadaşımla konuşurken hepimizin en derinde güvenlik ve kesinlik aradığını yeniden hatırladım. Ama maalesef dışarıda bunları aramak boş çaba. Çünkü hayat pek öyle bir şey değil. Yarın bir deprem evini alıp götürebilir ya da çok sevdiğin işinden atılabilir ya da bu yaşamdaki hayatının sonuna gelebilirsin. Yani tüm bu dünya hep geçici ve aslında güvenlik aramak boşa çaba çünkü yarın ne getirecek hiç bilmiyoruz.

O yüzden güvenlik ve kesinlik arayışını insan, içinde bulamadığında bu kadar çok koşturuyor,  sonra bir şeyler buluyor. Tamam “bu” diyor, ben mutluyum bununla  ama sonra canım hayat “bu” dediği ne varsa dağıtıyor.  Bence bunlar, insanın yolculuğunu  dışarıya değil de, içeriye doğru  yapması için hatırlatma…

Dolayısıyla hayatından bir şeyleri çıkartmaya çalışarak bir şeyleri çıkaramazsın.  Çıkarsan da aynı eğilim sana başka şeyi koyduracaktır. O yüzden gidecek, kaçacak hiçbir yer yok!

Güvenli yer insanın kalbinin, yaşamın kalbiyle birleştiği yer. Ondan öte de başka güvenli yer aramak nafile.

O yüzden bol bol zaman ver kendine, o yolculuğu içeri atacak adımı atabilmek için.. O adım senin için her nereden başlıyorsa…

Eminim şu an kalbini titreten bir cevap var orada.

İşte o

Ve aradığın cesaret sen adım atmadan gelmeyecek. Merak etme, koca yaşam senin o adımın için arkanda… Tek başına, başı boş, bir şey değilsin, yaşamdan hiç kopmadın; en çok koptuduğunu sandığın o anlarda bile.

Ve her nerede olursan ol, ne yaparsan yap kopman mümkün değil. Kocaman yaşamın en eşsiz ifadesisin. Cesaret… 

İlginizi çekebilir: Kendini sevmek ve derin ilişkiler: Modern insanın sevgi arayışı

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale