X

Bir var bir yoklar, geleneksel ebeveyn kavramının karşısındalar: Bumerang babalar

Yapılan yeni bir araştırma, ‘bumerang baba’ denilen kimi zaman ortaya çıkan kimi zaman da hiç olmayan babaların, babanın hiç olmamasından daha iyi olduğunu belirtiyor.

Hudson Üniversitesi’nden Aile Araştırmacısı Daphne Hernandez bu konuda şunları söylüyor: ‘Bumerang babaların varlığının ergenlik çağında depresyon riskini ortaya çıkarma ihtimali olsa da, babanın hiç olmaması depresyon riskini 2 katına çıkarıyor.’

Uzun süre dışarıda seyahat etmeyen, evde de bir iki günden fazla kalmayan kişilere ‘bumerang baba’ deniyor.

Her ne kadar Daphne ve araştırmacı arkadaşları etkinin nasıl meydana geldiğini incelememiş olsalar da, her zaman evde olmayıp bazen ortaya çıkan babaların bile genç kızlarının stres seviyesini düşürdüğünü dile getiriyorlar.

Araştırma yazarlarından olan Hernandez the Journal of Marriage and Family adlı dergide şunları dile getiriyor: ‘Babaları; hep yanımızda olan, hiç olmayan ve bir var olup bir yok olan babalar olarak kategorize etme eğilimindeyiz; fakat bazen olan bazen de olmayan babalar kızlarının psikolojilerine ilginç bir şekilde katkı sağlıyor’.

Araştırmacılar 3366 anneden ve 1992 yılından önce doğan 3731 erkek ve kız çocuktan aldıkları bilgileri analiz ediyorlar. Bilgiler çocuğun ergenlik dönemi boyunca annenin ilişki geçmişini ve ilişki durumunu da kapsıyor.

Her bir çocuk için annesi ve biyolojik babası arasındaki ilişki 4 kategori altında sınıflandırılıyor: 18 yaşına gelene kadar çocukla yaşayan stabil baba, stabil olmayan ve namevcut baba, çocukla beraber yaşarken evi terk eden ya da hiç aile ile yaşamamış olan baba ve bumerang denilen bir süre başka bir yerde yaşadıktan sonra eve geri dönen babalar.

Bumerang baba nedir?

Bumerang babalar; uzun süre dışarıda seyahat etmeyen, evde de bir iki günden fazla kalmayan kişilere deniyor. Bu babalar bazen her günlerini çocuklarıyla geçirseler de, bunun sıklığı henüz araştırmacılar tarafından izlenebilmiş değil.

18-19 yaşlarında yaklaşık 4000 kız ve erkek çocuk üzerinde yapılan araştırmada, çocuklara depresyonun semptomlarını ve şiddetini deneyimleyip deneyimlemedikleri soruluyor. Çocuklardan depresyonun hiçbir semptomları yaşamamış olmalarıyla günlük olarak yaşamaları arasındaki bir skalada oylama yapmaları isteniyor.

Babalarının varlığı ve yokluğuyla depresyon arasında ilişki olduğunu yalnızca kızlar düşünüyorlar. Bumerang babaların kızları, sabit olmayan veya namevcut babaların kızlarına göre daha az depresyon semptomları gösteriyorlar. Bumerang babaya sahip kızların yalnızca %4.5’i depresyon semptomlarını deneyimlerken, buna karşılık babası bulunmayan kızlarda bu oran %4.69’a çıkıyor.

Her ne kadar bumerang babaların kızları depresyon konusunda başarılı olsalar da, tam zamanlı olarak evde bulunan babaların kızı olmak bu noktada kızlara bambaşka bir deneyim sunuyor.

Birçok araştırma gösteriyor ki, babanın evde düzenli olarak bulunmasının birçok psikoloji faydası bulunuyor. Bu faydalar arasında, kızlarının seksüel olarak gelişigüzel insanlarla birlikte olmasını engelleme, madde bağımlılığı ve suç işleme gibi davranışsal problemlerden kızlarını korumak geliyor.

İlgili yazı: Ev işlerine yardım eden babaların kızları daha hırslı oluyor

Babalarının evde düzenli olarak bulunması kızlarına psikolojik açıdan birçok fayda sağlıyor.

Her ne kadar bumerang babalar, geleneksel olmayan bir ebeveyn yöntemi olsa da, bu tarz kişilerin eve geri dönüp çocuklarıyla yeniden bir arada yaşama gibi bir seçenekleri bulunuyor. Hernandez bu konuda umutlu olduğunu dile getiriyor: ‘Sonunda, bumerang babalar da kendilerini çocuklarına adayacaklar.’

Araştırmacılar bumerang babaların bazen evde bulunmalarının, kızlarını depresyondan nasıl koruduğunu kesin olarak bilmiyorlar. Bu noktada baba ve kız arasında bir bağ oluşup, bu bağın mental hastalıklara karşı tampon oluşturabileceği düşünülüyor.

Kaynak:

Psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale